BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Messenger Türkçesi ile... (Hukuk kelime sıkıntısı çekiyor)

Messenger Türkçesi ile... (Hukuk kelime sıkıntısı çekiyor)

CHP heyeti, AK Parti’den gelenlerle görüştükten sonra açıklama yaptı:



CHP heyeti, AK Parti’den gelenlerle görüştükten sonra açıklama yaptı: Türban konusunda çözüme katkıda bulunuruz ama... Bir kimse açıklamasına “ama” ile başlıyorsa o işten hayır gelmez. Anayasamız gibi olur, konut dokunulmazlığı vardır ama, insanlar hürdür ama, dini özgürlük vardır ama, dayımın selamı var ama... CHP, AK Parti’ye çalışıyor..Sanki böyle bir görevi var. CHP olmasaydı AK Parti 2007’de bu kadar oy alamazdı. Referandumda yüzde 58 evet çıkmazdı. Yine bir iyilik yapma kararı almışlar anlaşılan. Dönüşüm sürecini hızlandıracaklar. İktidar partisi, “mutabakat olmadan, siz destek vermeden bu konuda herhangi bir düzenleme yapmayacağım” derse ne yapacaklar? ..... CHP dolambaçlı yollardan hayır deyince Yargıtay Savcısı da açıklama yapmış: “Yükseköğretim kurumlarındaki öğrencilerin giyimlerini düzenlerken türban kullanımına dinsel inanç nedeniyle geçerlilik tanımak, kamu hukuku alanındaki bir düzenlemeyi dinsel esaslara dayandırma suretiyle laiklik ilkesine aykırılık oluşturur” diyor Dinsel dediği İslamiyet..Hıristiyanlıkla ilgili, Musevilikle ilgili olunca sakıncası olmuyor. Mesela pazarı hafta tatil yapınca dinsel bir temele dayanmış olmuyor. Cumartesi yapınca dayanmış olmuyor. Cuma yapınca kıyamet kopar da, madem bu kadar takıntınız var hadi perşembe olsun dinsel inançlara (!) geçerlilik tanınmamış olsun deseniz dünyaya uyumdan söz derler. Dünyaya uyum söz konusu olunca zedelenme işi olmuyor. Musevi, yiyeceği üründe koşer sertifikası ararsa dinsel temel gerekçesi hatırlanmıyor..Müslüman acaba içinde şarap var mı derse disiplin suçu işlemiş oluyor. Kolundan tutup atıyorlar. Ayakkabıyı kapı önünde çıkaran MB Başkanını da ayıplamışlardı. Dinsel temel diyememişlerdi ama havada bulut var dedin, bulut olunca yağmur olur, yağmur olunca su birikintisi olur, birikinti olunca ördekler yüzer o halde sen bana Ördek Hasan dedin, demeye getirmişlerdi. Bu arada hatırlatmam lazım. Beş on sene önce hukukçular Türkçe’yi nispeten doğru dürüst kullanırdı. Hukuk terminolojisi sebebiyle ister istemez uydurukça olmayan kelimeleri de öğrenmiş oluyorlardı. Şimdi hukukçuların kıdemlileri bile “Messenger Türkçesi” kullanıyor. Yarışmalarda görüyorum.. Gençler değil, 30’lu, 40’lı yaşlardaki insanlar 1000 yıllık kelimelerden habersiz. Maiyet, mahiyet, muhteva kelimesini bilmiyor, kullanamıyorlar. Bana kalsa türban işini rafa kaldırır, Osmanlıca öğrenenlere teşvik veririm..Kamu çalışanları bildikleri yabancı dile göre üç beş kuruş fazla alıyor. Yanına bir de Osmanlıca ilave eder, okuyabilenlere diğer yabancı diller için ödediğimin üç katını, terk edilen ve unutturulan Türkçe kelimeleri kullanabilenlere iki kat tazminat öderim. Laikliğe aykırı olur mu bilmem. Bu kelimelerin unutturulması soykırımdan daha büyük vahşet. Savcı beye bu önemli konuyu hatırlamamıza vesile olduğu için ayrıca teşekkür ederim.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT