BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sebebi kibir!

Sebebi kibir!

İnanmak “hürmet”e layıktır. Çünkü samimiyetle inanmak, insanın en masum ameliyesidir ki, ancak sevgi ve dürüstlükle inandığının yanlış olduğunu kabul ettirebilirsiniz.



İnanmak “hürmet”e layıktır. Çünkü samimiyetle inanmak, insanın en masum ameliyesidir ki, ancak sevgi ve dürüstlükle inandığının yanlış olduğunu kabul ettirebilirsiniz. Masumiyete başka türlü yaklaşamazsınız. Onun için inanmak “hürmet”e layıktır. Bugüne kadar maalesef “hürmet”le yaklaşmadılar inanca... Baş örtüsüne... Namaza... Oruca... “Kamusal...” gibi saçma sapan ve hatta çelişik bir kavramla karşı durdular... Başını örtemezsin... Namazını kılamazsın... Neden? “Kamusal....” diye başlayan ve akla, mantığa, vicdana sığmayan cümlelerle cevap vermeye çalıştılar. Aslında ileri sürdükleri sebepleri kimse kabul etmedi fakat neye ve nereye dayandığı belli olmayan bir “otorite”nin zorunu arkalarına almışlardı. Mesai saatlerinde istediğin kadar tuvalete gidebilirsin ama “beş” dakikanı ibadete ayıramazsın... Mesai saatlerinde dekolteni herkesin gözüne sokabilirsin ama başını örtemezsin... Bütün problem “hürmet”teydi ve onlar, kendilerine gösterilen “hürmet”i başkalarına göstermediler. Çünkü “zor”un gücüne sahiptiler. Neye ve nereye dayandığı belli olmayan... Absürd örnekler vererek “inanmayı” hafife aldılar ve insanı “nizam ve intizam”a sokmaya çalıştılar. İnsan bir rafa istiflenecek meta değildi halbuki... “Herkes istediği gibi giyinirse... Herkes istediği gibi davranırsa... Herkes benim inancım budur derse...” Peki siz neye inanarak ve dayanarak standartları belirlediniz? Şimdi sorulan ve sorulmaları gayet makul karşılanan sorular düne kadar sorulamıyordu? Neden? Çünkü onlar inananlara hürmetle değil, aşağılayarak, çağ dışı sayarak, yobaz diyerek, anlamaya gayret etmeden, kibirle bakıyorlardı.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT