BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kanada’da Türk olmak

Kanada’da Türk olmak

Kanada’da, bazı eyaletlerde Pakistanlıların, Türklerin ağırlıkta olduğu apartmanlar var. Bu aileler, “biz toplandık, aramızda karar verdik, şu daireyi okul yaptık, burada çocuklarımızı kendimiz okutacağız.



Kanada’da, bazı eyaletlerde Pakistanlıların, Türklerin ağırlıkta olduğu apartmanlar var. Bu aileler, “biz toplandık, aramızda karar verdik, şu daireyi okul yaptık, burada çocuklarımızı kendimiz okutacağız. Öğretmenleri kendimiz bulacağız” dediği zaman devlet sadece olur vermekle kalmıyor, teşekkür edip teşvik de veriyor. Diyor ki, eğer bu çocukları benim işlettiğim okullara göndermiş olsaydınız ben her biri için yılda şu kadar bin dolar harcayacaktım. Beni bu masraftan kurtardınız size öğrenci başına şu kadar yardım yapıyorum. Zaten o para da o çocukların çok az bir katkı ile okutulmasına yetiyor. Detaylarından haberdar olmak lazım. Bilmiyoruz, belki öğretilmesini istedikleri temel dersler vardır. İşin zihniyet kısmına bakın. Türkiye’de böyle bir talepte bulunabilir misiniz? Hassasiyeti olan aileler varsa, bir araya gelsin, okulunu açsın, çocuklarını okutsun, kamu otoritesi de o okullardaki müfredata ilave edilmesini istediği dersleri söylesin.. Bunların öğretilmesi şarttır desin, denetlesin.. Ama İngiliz genel valisi gibi denetlemesin.. O okulları, işletenlerin koyduğu ve deklare ettiği kurallara göre denetlesin. Türkiye’de önemli bir kesim, İmam Hatip Okullarının geçmişte o kadar çok talep görmesinin sebebini anlayamadı. Efendim bu kadar imama ihtiyaç mı var, gibi saçma sapan sığ gerekçelerle itiraz etti. Oysa taşradaki ve o devrin büyük şehirlerindeki aileler çocuklarını bu okullara gönderirken istiyordu ki hem dinini öğrensin, hem istediği dalda yüksek tahsil yapsın. Bu okullar bu amaca ne kadar hizmet etti, faydası zararı ne oldu tartışılabilir. Ama ailelerin arzusu ve niyeti buydu. Bu niyetle ve şevkle taşrada binalar yapıp milli eğitime devrettiler. Siyaset kurumu bazı dönemlerde bu işi suistimal etti. O dönemde müfredat azıcık esnetilip özel okullarda arzu eden ailelerin çocuklarına istedikleri kadar dinî eğitim verilmesine kapı aralasalardı..İmam Hatipler cazibesini kaybederdi. Okul yaptıranlar yıllardır hararetli bir şekilde alkışlanıyor. Pışpışlanıyor. Yaptır binayı devret bize gerisine karışma.. Adını levhaya yazalım, sen işine bak.. Oh ne güzel.. Benim bir milyar dolarım olsa bir tek okul yaptırıp bağışlamam. Kamu otoritesi, çocuğunu özel okula gönderip milli eğitim bütçesini o kadar masraftan kurtaran aileye bir teşvik veriyor mu? Üstelik örtülü şekilde hor görüyor. Aklınca fakir fukara, şehit malul kontenjanı talep ederek iyilik yapıyorum adı altında para ödeyen velilerin sırtına ikinci bir maliyet yıkıyor. Pörsümüş müfredatını dayatıyor. Müfredat, nesilleri heba etmek için hazırlanmış bir düzenek gibi. Prosesin bir ucundan giren öbür ucundan çıktığı zaman işi bitmiş oluyor. Bu işi bağışlarla yapmak büyük cesaret.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT