BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Peygamberimizin, Hazret-i Alî’ye bazı nasihatleri -2-

Peygamberimizin, Hazret-i Alî’ye bazı nasihatleri -2-

“Ya Alî! Benim bu vasıyyetimi hıfz et. Nasıl ki ben Cebrâîl aleyhisselâmdan, O Rabbül- âleminden hıfz etti. Ya Alî! Sana bu vasıyyette evvelîn ve âhirîn ilmini verdim.”



Dünkü makâlemizde, Peygamber Efendimizin, Hazret-i Alî’ye (radıyallahü anh) olan bazı nasîhatlerini ele almıştık. Bugünkü makâlemizde de, o nasîhatlerin kalan kısmını zikredeceğiz... İNSANLARIN İYİSİ VE KÖTÜSÜ “Ya Alî! Allahü teâlâ hazretleri indinde, halkın en iyisi o kimsedir ki, ömrü uzun olur ve ameli iyi olur. Allahü teâlânın indinde en kötü ve Onun buğz ettiği kimse o kimsedir ki, halk onu hayırlı zanneder; onda hiç hayır olmaz. Görünüşte iyi, gerçekte ise günâh ile doludur. Bundan daha kötüsü o kimsedir ki, ondan sakınmak için kendine ikrâm olunur. Bundan daha kötüsü zenginlere ikrâm eder. Fakîrleri hor ve zelîl tutar. Zenginlere çeşitli, renkli ni’metler ile cömertlik eder. Fakîrlere bir parça ekmek vermez. Bundan daha beteri o kimsedir ki, yalnız başına yiyip, bir kimseye, bir nesne vermez. Bundan da beteri o kimsedir ki, bir Müslümân kardeşine dostluk izhâr eder; sonra onu helâk eder. Ya Alî! Kerâmet, günâhlardan vazgeçmektir, dînin emrettiği gibi yaşamaktır. Allahü teâlâ hazretlerinden korkmanın aslı, Allahü teâlânın harâm ettiği her şeyden sakınmaktır. Ya Alî! Beş şey gönlü öldürür: Çok yemek. Çok uyumak. Çok konuşmak. Çok gülmek. Rızk için çok endişe etmek. Harâm yemek îmânı zayıflatır, kalbi karartır. Ya Alî! Beş şey kalbi katı eder, karartır: Kalp çok kararırsa, Allahü teâlâ korusun, kâfir olur. Bunlar günâhı bilmez, günâh işler. Tok olduğu hâlde yemek yer. Zulüm ile mal toplar. Namazı tehîr eder. (Kasıtlı olarak) Sol eli ile yer içer. Ya Alî! Beş şey gönlü, kalbi parlatır: Sûre-i ihlâsı çok okumak. Az yemek. İlim meclisinde hâzır olmak. Az pişmiş ekmek yemek. Gece namazı kılmak. Ya Alî! Beş şey gönlü aydınlatır, karanlığını giderir: İlim meclisinde oturmak. Yetîmi sevindirmek. Seher vaktinde çok istiğfâr etmek. Çok yemeyi terk etmek. Çok oruç tutmak. Ya Alî! Beş nesne gözün nûrunu artırır: Ka’be-i mu’azzamaya bakmak. Mushaf-ı şerîfe bakmak. Anne-babasının yüzüne bakmak. Âlimin yüzüne bakmak. Akar suya bakmak. “İLİM GÖNLÜ DİRİ TUTAR” Ya Alî! Bir kimsenin üzerinden, âlimler meclisinde oturmadan kırk gün geçse, onun gönlü (kalbi) kararır. Büyük günâh işler. Zîrâ ilm gönlü diri tutar. İlimsiz ibâdet olmaz. Ya Alî! Her kimin vera’ı olmasa, günâh işlemekten men olmaz. Ona yerin altı yerin üzerinden iyidir. Ya’nî îmânın yeri belli olmadığından, kabirde durması daha iyidir. Ya Alî! Bir nesneyi pişirmek istersen, iyi pişir. Yediğin vakit çok çiğne. Yağmur yağarken duâ et. Kâfirler ile ceng olduğu vakit, Kur’ân-ı azîmüş-şân kıra’at olunduğu vakit ve farz namazından sonra duâ et. Ya Alî! Allahü teâlâ, bir kimseye bir sâliha ve mutî’ hanım verip onun gönlünü hoş tutması ve imâm ile namaz kılmak ve komşuları kendinden râzı olmak, Allahü teâlânın ona ikrâmlarındandır. BAL, ZEYTİN VE ÇÖREK OTU Ya Alî! Melekler o kimseye istiğfâr ederler ki, onun evinde bal olur, zeytin olur ve çörek otu olur. İçinde sûret olan, şarâb olan, köpek olan, ana-babaya âsî olunan ve hiç misâfir gelmeyen eve melekler hiç girmezler. Sefere giderken Sûre-i Yâsîni oku. On kerre İnnâ enzelnâ (Kadr) sûresini oku, Allahü teâlâ hazretleri düşmânların şerrinden emîn eder. Hiç kimsenin yüzüne tokat vurma. Hayvânın dahî yüzüne vurma. [Her] rü’yânı meğer dostun da olsa, söyleme. Yâ Alî! Uyumak istediğin zaman istiğfâr söyle. “Sübhânallahi vel-hamdü lillahi ve lâ ilâhe illallahü vallahü ekber ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billahi’l-aliyyil-azîm” oku ve “Kul hüvallahü ehad [İhlâs]” sûresini çok oku ki, o Kur’ân-ı azîmin ışığıdır. Senin üzerine Âyete’l-kürsîyi okumak vazîfe olsun ki, bir harfinde bin bereket ve bin rahmet vardır. Yâ Alî! Sûre-i Haşrı oku; dünyâ ve âhiret şerrinden muhâfaza eder. Yâ Alî! Sana bir üzüntü erişir ise, “Sübhâneke rabbî lâ ilâhe illâ ente aleyke tevekkeltü ve ente rabbü’l-arşi’l-azîm” oku. Cebrâîl aleyhisselâmın bana öğrettiği şu duâyı da oku: “Allahümme innî es’elüke’l-afve vel-âfiyete fid-dîni ved-dünyâ ve’l-âhıreti”... Ya Alî! Benim bu vasıyyetimi hıfz et. Nasıl ki ben Cebrâîl aleyhisselâmdan, O Rabbül- âleminden [sübhânehü ve teâlâ] hıfz etti. Ya Alî! Sana bu vasıyyette evvelîn ve âhirîn ilmini verdim. Her kim ki bununla amel eylerse, dünyâda ve âhirette selâmet üzere olur.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT