BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İş dünyasından
gıda bankası

İş dünyasından
gıda bankası

İsrafa savaş açan iş dünyasının desteklediği Gıda Bankacılığı Derneği, bağışlanan ürünleri ihtiyaç sahiplerine ulaştıracak.



> Betül Altınbaşak, Prof. Dr. Aziz Akgül, Serah Süzer ve Uğur Uralcan ile görüştü. HER GEÇEN GÜN YENİ FİRMALAR EKLENİYOR Banvit, Beşler, G2M Dağıtım, Metro Cash & Carry, Ova Soğuk Hava Tesisleri, Sodexo ve Turkent (KFC ve Pizza Hut) gibi firmalar, Starbucks, Süzer Grubu, Turistik Otelciler Birliği-TUROB, Türkiye İsrafı Önleme Vakfı TİSVA, Yaşar Grubu ve yemeksepeti.com gibi kuruluşların yöneticilerin yer aldığı Gıda Bankasını destekleyen firmalar arasına her geçen gün yenileri ekleniyor. 220 MİLYAR TL İSRAF EDİLDİ 2009 yılı GSYİH’nın yaklaşık dörtte birinin; 220 milyar TL’nin israf edildiğini belirten Prof. Dr. Aziz Akgül, “Türkiye, bir günde İzmir nüfusu kadar yani 3.750.000 ekmeğini israf ediyor” ifadesini kullandı BAĞIŞLARLA YÜRÜYEN SİSTEM Gıda Bankacılığı’nın bağışlarla yürüdüğünü söyleyen Gıda Bankacılığı Derneği Başkanı Serhan Süzer, “Elinde bağışlayabileceği ürünler bulunan firmaları bizi desteklemeye davet ediyorum” dedi. YARDIMLARA VERGİ AVANTAJI Gıda Bankalarına yapılan yardımların vergi avantajları olduğunu söyleyen Prof. Dr. Aziz Akgül, “Bu yardımların tamamı vergi matrahından düşülebilmektedir” diye konuştu SUNUŞ Birleşmiş Milletler Gıda Örgütü’nün (FAO) sunduğu rapora göre dünyada 800 milyon insan aç yaşıyor ve her yıl 5 yaşından küçük yaklaşık 6 milyon çocuk, açlık yüzünden hayatını kaybediyor. Özellikle kara Afrika’da durum giderek kötüleşiyor. Ülkemizde de durum hiç iç açıcı değil. Yaklaşık 12 milyon insan yoksulluk, 400 bin insan da açlık sınırı altında yaşıyor. Buna rağmen gıdanın sembolü sayılan ekmeği bile israf ediyoruz, hem de günde 3 milyondan fazla. Bu bizi yılda 600 milyon lira fakirleştiriyor. Türkiye İsrafı Önleme Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. Aziz Akgül’ün verdiği bu rakamlar hızla hep beraber bir şeyler yapmamız gerektiğini açıkça ortaya koyarken Aziz Hoca’nın ciddi katkıları ve öncülüğüyle iş dünyası, açlık ve yetersiz beslenmeyle mücadele etmek hedefiyle Gıda Bankacılığı Derneği çatısı altında buluştu. Derneğin başkanlığını da Süzer Grubu ve Turkent AŞ.’nin (KFC ve Pizza Hut Türkiye) İcra Kurulu Başkan Yardımcısı ve Süzer Grubu Genel Müdürü Serhan Süzer üstlendi. Ülkemizin pek çok saygın kurum ve kuruluşunun katılım ve desteğiyle kurulan Gıda Bankacılığı Derneği (GBD), bağışlanan ürünlerin ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasını sağlayacak. Bu hafta, bu değerli çalışmanın ne noktada olduğunu sizlere aktarabilmek, gıda bankacılığını ve hep beraber yapabileceklerimizi ortaya koyabilmek, bir parça da olsa bu başarılı girişimin sesi olabilmek için Prof. Dr. Aziz Akgül’ü, GBD Başkanı Serhan Süzer’i ve Dernek Genel Sekreteri Uğur Uralcan’ı sayfamıza konuk ettik. Gıda Bankacılığı nedir? Başlangıcı nereye dayanır? A. Akgül: Gıda bankası, bağışlanan veya üretim fazlası olan her türlü gıdayı tedarik eden, uygun şartlarda depolayan, bu ürünleri doğrudan veya değişik yardım kuruluşları vasıtasıyla fakirlere ve doğal afetlerden etkilenenlere ulaştıran, kâr amacı gütmeyen bir organizasyondur. Temel amacı israfı önleyerek, açlık sınırında bulunan vatandaşlarımızın ihtiyacı olan temel gıda maddelerini onlara zamanında ulaştırmaktır. Dünyada resmi olarak 1960’larda Arizona Phoenix’de John Van Hengel tarafından gıda bağışlarının America’s Second Harvest adlı organizasyon ile tek bir çatı altına alınmasıyla başlamıştır. Avrupa’daysa Paris’te kurulan gıda bankasının ardından 1986 yılında Avrupa Gıda bankaları birliği kurulmuştur. Avrupa’da kurulan gıda bankaları Avrupa çapında ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmak üzere gıdaların büyük bir kısmını bağış yoluyla sağlamaktadırlar. Ayrıca çeşitli fonlardan sağlanan kaynaklar bu amaç için kullanılmaktadır. - Ülkemizdeki gelişimi nedir? Çok bildiğimiz bir kavram değil. A. Akgül: Milletvekili olarak görev yaptığımız dönemde, 2004 yılında, verdiğimiz kanun teklifinin hükumet tarafından desteklenmesi ve TBMM Genel kurulunda da onaylanması sonucu, ülkemizde çeşitli sivil toplum kuruluşları ve belediyeler tarafından gıda bankaları kurulmasına imkân verildi. İlk olarak da Diyarbakır’da TİSVA tarafından kurularak binlerce vatandaşa destek sağlandı. Bugün bakıldığında ülkemizde 50 civarında gıda bankası bulunmaktadır. Devlet araya girmeden zenginin fakire desteği amaçlanmıştır. Örneğin Konya’daki gıda bankası 7 iş adamının gayretiyle oluşturulmuş bir bankadır. - Bu ciddi bir sayı ancak etki gücü sanırım o kadar yüksek değil. S. Süzer : Ülkemizde gıda bankacılığı konusunda yapılmış çalışmalar tabii ki var. Ancak bunların çoğu kurucularının iyi niyetli ama sınırlı çabalarıyla faaliyet göstermek zorunda kaldılar. Bu nedenle de arzu edilen etkiyi maalesef gerçekleştirmediler. Sınırlı imkânlar sebebiyle bu kuruluşlar ulusal ve uluslararası gıda bağışçılarının sağlayabileceği imkânlardan da yeterince faydalanamadılar ne yazık ki. Tüm bunları görerek, Gıda Bankacılığı Derneği’ni kurma çalışmalarına aslında bir yılı aşkın bir süre önce başladık. Bu alandaki ihtiyacı belirledikten sonra neler yapılabileceğini, çözüm yollarının neler olacağını ve en yüksek faydayı nasıl oluşturabileceğimizi araştırdık. Bu konuda büyük tecrübe sahibi Aziz Bey’in deneyimlerinden de çokça yararlandık. A. Akgül: Bu noktada gıda bankacılığı derneği bir üst kuruluş gibi hareket edecek ve gıdaların dağıtılması, sistemin işleyişi açısından tüm bu bankaların ülke genelinde destekçisi olacak. Dünyada bununla ilgili ciddi bir birikim var. Bu sebeple Dünya Gıda Bankaları Birliği ile iş birliğimiz oldu. Birliğin Kurucu Başkanı Bob Forney bir yıl kadar önce ülkemize gelerek iki hafta geçirdi. Birlikte üç şehir dolaştık, birçok iş adamı, yönetici ve sivil toplum kuruluşuyla bir araya gelerek Türkiye’de gıda bankacılığının gelişmesi için neler yapılabileceğini tartıştık. Kendisini bu yıl kaybettik ancak birliğin projeler müdürü Maurice Weaver çalışmalarımıza dünya standartlarında bir gıda bankacılığı oluşturabilmemiz için destek veriyor. Dernek sayesinde ülkemizdeki gıda bankalarının faaliyetlerin belli standartlara sahip olmasını sağlayacağız. - Derneğin Başkanısınız, Süzer Grubunu bu çalışmaların içine iten neden neydi? S. Süzer: Ben Süzer Grubu’nda 3. nesilim. Süzer Grubu kuruluşundan itibaren sosyal sorumluluklarının bilincinde hareket etmiştir. Şimdi işlerin başında ben varım. Madem gıda işi yapıyoruz bu alanda, fakir halka karşı da sorumluluklarımız var ve bir şeyler yapmamız lazım derken Aziz Bey sayesinde bu proje ile karşılaştık. Ülkemizde yardım eli uzatabileceğimiz gerçek ihtiyaç sahiplerinin sayısının hiç de az olmadığını düşünürsek daha ilk toplantıda gıda bankacılığı derneğinin kurulması gerektiğine inandık ve çalışmalarımızı başlattık. ÜLKE ÇAPINA YAYILACAK Derneğin kendi gıda bankası da olacak mı? S. Süzer: Evet, derneğimizin kendi işlettiği bir gıda bankası da olacak ve başlangıçta merkezi bir gıda bankası gibi çalışacak. Hatta küçük çaplı bazı bağışları ihtiyaç sahiplerine ulaştırmaya şimdiden başladık. Derneğimizin işlettiği gıda bankası, topladığı bağışlarla aynı zamanda diğer gıda bankalarını ve yardım kuruluşlarını da destekleyecek. İlk etapta İstanbul ve çevresinde faaliyetlerimizi yaygınlaştıracağız. Yeterli deneyim ve birikimi kazandıktan sonra faaliyetlerimizi ülke çapında genişleteceğiz. Gıda Bankasına ne tür ürünler verilebilir? A. Akgül: Üretim fazlası her türlü gıda ürünleri, paketleme veya kodlama hataları sebebiyle piyasaya sürülemeyen ürünler, raf ömrünün bitimine az zaman kalan sağlık şartlarına uygun ürünler, sağlık şartlarına uygun ancak hasarlı paketli ürünler ve hayırseverlerin hibeleri olabilir. Şu anda derneğe üye şirketler arasında kimler var? U. Uralcan: Banvit, Beşler, G2M Dağıtım, Metro Cash & Carry, Ova Soğuk Hava Tesisleri, Sodexo ve Turkent (KFC ve Pizza Hut) gibi firmalar, Starbucks, Süzer Grubu, Turistik Otelciler Birliği-TUROB, Türkiye İsrafı Önleme Vakfı TİSVA, Yaşar Grubu ve yemeksepeti.com gibi kuruluşların yöneticileri yer alıyor. Hep birlikte yoğun çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Derneği destekleyen firmalar arasına her geçen gün yenileri ekleniyor ve bu da bize çabalarımızın yerine ulaşacağı yönünde çok büyük bir sevinç veriyor. Hocam, Siz Gıda Bankacılığı Derneği yönetim kurulu üyeliğinin yanı sıra Türkiye İsrafı Önleme Derneğinin de başkanısınız. İsraf konusunda ciddi sıkıntılarımız var sanırım. A.Akgül: İstatistiklere göre Türkiye, 2009 yılı GSYİH’nın yaklaşık dörtte birini bir başka ifadeyle, 220 milyar TL’sini israf etti. Ülkemiz yılda 2 milyon 739 bin derslikli 171 bin adet okul veya toplam 3 milyon 379 bin yataklı 11 bin 263 adet hastane yapılacak ya da 68 milyon vatandaşımıza yıllık 3 bin 147 TL sürekli “Vatandaşlık Geliri” verilebilecek kadar kaynağını israf ediyor. İsraf edilen en önemli kaynaklardan birisi de gıdadır. Gıda israfında sembol ise ekmek israfıdır. Türkiye, bir günde İzmir nüfusu kadar yani 3.750.000 ekmeğini israf ediyor. RİSKLİ?ÜRÜN?KABUL?EDİLMİYOR Gıdaların korunmasını nasıl sağlayacaksınız? U. Uralcan: Biz gıdayı ihtiyaç sahiplerini çoktan tespit etmiş kuruluşlara teslim edeceğiz. Depolarımız olacak, diğer gıda bankalarına, merkezlere teslim edeceğiz. Kalite güvence sistemi ve standartlar oluşturulacak, çalıştığımız tüm gıda bankalarında bir standart arayacağız. Ve web tabanlı paylaşıma açık bir yapımız olacak. Depomuza giren-çıkan ürünler, stok bilgisinin açık olduğu, dağıtımın takip edilebildiği şeffaf bir sistem oluşturulacak. Üründe en ufak bir risk görüyorsak bu ürün kabul edilmeyecek. Taşıma, soğuk hava vb. işlerimizde bize destek olacak çok kuvvetli üyelerimiz var. G2m Dağıtım, Ova Soğuk Hava Tesisleri bunlardan bazılarıdır. Buradan okuyucularımıza iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı? S. Süzer: Gıda bankacılığı yapılan bağışlarla yürüyen bir sistem. Faaliyetlerimizi genişletmek için buradan sizler aracılığıyla ülkemizdeki tüm kuruluşlara bir çağrı yapmak istiyorum. Ülkemizde açlık ve yetersiz beslenmeyle mücadele etmek isteyen, elinde gıda bankasına bağışlayabileceği ürünler bulunan tüm firmaları Gıda Bankacılığı Derneği’ni desteklemeye davet ediyorum. Destek vermek isteyen kuruluşların yalnızca gıda değil, gıda bankacılığı faaliyetlerinde önemli yeri olan depolama, nakliyat ya da işgücü anlamında da her türlü katkısına açığız. Gelin bu işi hep birlikte yapalım ve ülkemizin en temel sorunlarından biri olan açlık ve yetersiz beslenmeyi ortadan kaldıralım.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT