BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Etekleri kanlı gelinlik!..

Etekleri kanlı gelinlik!..

... O öfke ve küskünlükle, koşarak evden çıkıyor. Annesi de peşinden: -Neslihan!.. Kızım dur bekle!.. Yavrum, biz onların hiçbirine inanmadık aslında dur!.. Ama Neslihan bıkmıştır artık. Öyle bir kararlıdır ki hayatına son vermeye, annesi ardından mümkün değil yetişemez...



İsmini vermek istemeyen bir okurumuzun yazdığı, beş yıl önce Samsun’un Bafra ilçesinin Düzköy köyünde yaşanan aşk hikayesini yayınlamaya, kaldığımız yerden devam ediyoruz. 18 yaşındaki Neslihan ile 24 yaşındaki Burhan, ilkokuldan beri birbirini sevmektedir. Büyüdüklerinde de aralarında devam eden bu aşkı öğrenen aile kızına baskı yapar, oğlanı da tehdit eder. Burhan Bursa’ya çalışmaya gider. Ancak bu sevgiyi yok edemezler. Diyaloglarını telefonla da sürdürürler. Kaçmaya karar veren Neslihan’ın nüfus kağıdı ablası tarafından saklanır. Derken Burhan on gün izin alıp köye döner ve ailesini Neslihan’a dünür göndermek ister... *** “Burhan’ın ailesi Neslihan’ı gelinleri gibi görüyor çok seviyorlar. Hatta bu olay için Burhan’ın babası, benim babama diyor ki: -Bak, köy istimlâk oldu ya. İşte düğün için bir miktar para ayırdım. Ne olur şu kızı verseler de alsak. Ben bu evliliği çok istiyorum. Oğlumun da gelenimin de mürüvvetini görmek istiyorum. Babam da “İnşaallah” diyor ama biz Neslihan’ın ailesiyle yakın akraba olmamıza rağmen konuşmuyoruz. Onun için ne babam ne de annem araya giremiyor. Bu arada kızın ailesinin hemen bütün akrabaları ile arası açık. Kimse ile konuşmuyorlar. Oysa Neslihan’ın bütün akrabaları ile arası çok iyi. Herkesle anlaşıyor. Güler yüzü ile herkes tarafından çok seviliyor. Bu izin günlerinden birinde, bizim aşıklar köyün mezarlığında buluşuyorlar. Nasıl olsa ailesi evde yok. Rahat rahat konuşuyorlar. İşte belki de bu rahatlıktan kaynaklansa gerek, ağaçların altında otururken onları gören olmuş. Eyvah dedi kodu... Şu dedi kodu yok mu ah... İnsanı ipe bile götürür derler... Tıpkı bunlarda olduğu gibi... Meğer bu buluşma son buluşmaları olacakmış, kim nerden bilecek... Ne konuştuklarını kimse bilmiyor. Kız evine gidiyor. Burhan da kendi evlerine... Ancak aralarında ne konuştular bilinmez. Fakat Neslihan son zamanlarda daha bir maneviyata yöneliyor. Dedi kodudan nefret eder, konuşanları susturur “Lütfen dedi kodu yapmayalım” derdi. Meğer hayatına son vermesine sebep de o hiç sevmediği dedi kodu değil miydi? Aradan günler geçiyor... Neslihan’ın tek dileği var. Bir gün hasret bitse de sevdiğine kavuşsa... Ona kavuşmak için bildiği tüm duaları okuyor. Adaklar adıyor. Ne biyleyim aklına ne gelirse yapıyor işte. Ve bir gece rüyasında gelin olduğunu görüyor. Burhan da damat. Fakat gelinliğin etekleri kan olmuş... Uyandığında şaşkın... Gördüğü bu rüyayı kendi yaşıtı olan amcasının kızına anlatıyor. Ama nasıl heyecanlı: -Rüyamda gördüm. Birbirimize kavuşacağız, rüyamda gördüm... Fakat gelinliğimin etekleri neden kan oldu anlayamadım... O gün komşuya gider Neslihan. Arkadaşlarıyla beraber konuşur, güler eğlenirler. Gayet neşeli eve dönerken evin kapısında köyün dedi koducularından biri ile karşılaşır. Morali çok bozulur. Eve girer ve annesine çatar: -Anne bu kadının bizim evde işi ne?!. Bu kadın benim için, “Hamile” diye lâf çıkarmış biliyor musun? Neslihan artık hem ağlar hem anlatır. Sinirleri boşanmıştır. Susamaz, duyduklarını, içine attıklarını bir bir anlatır. Ardından hıçkırarak kararını açıklar annesine. Hem de o anda aldığı kararını: -Bu köyün dedi kodusundan bıktım. Ben öleyim de herkes kurtulsun!.. Artık yaşamak istemiyorum... O öfke ve küskünlükle, koşarak evden çıkıyor. Annesi de peşinden: -Neslihan!.. Kızım dur bekle!.. Yavrum, biz onların hiçbirine inanmadık aslında dur!.. Ama Neslihan’ın şuuru örtülmüştür artık. Öyle bir kararlıdır ki hayatına son vermeye, annesi ardından mümkün değil yetişemez. Neslihan’ın istikameti, gittiği yön, annenin yüreğini ağzına getirmeye yetiyor. Çünkü evin avlusunda bir küçük oda var. Burada tarımla ilgili alet edevat bulunuyor. İçeride tütün ilacı da var, ip de var herşey var. Ya kız bir delilik ederse?.. Annesinden önce odaya giren Neslihan, odanın kapısını içerden sürgülüyor. Annesi yetiştiğinde kapıya vurarak haykırıyor ama açan kim? -Kızım yalvarırım aç kapıyı. Ne olur... -Hayır anne!.. Artık bu dedi kodulardan bıktım. Siz de onlara inandığınız için bana baskı yapıyorsunuz. Benim elim kimsenin eline değmedi. Ama dedi koducular ellerine kına yaksınlar... Bu arada, annenin feryadını duyan komşular da olay yerine geliyor. Kapıyı kırarak içeri giriyorlar ama, artık çok geç... Neslihan orada bulunan tütün ilacını yarıya kadar içmiş bile... Derhal hastaneye, oradan da Samsun Tıp Fakültesi’ne kaldırılıyor. Köylü şok olmuş, ana baba perişan. Ya Burhan?.. Onun haberi var mı olanlardan?.. Devamı yarın
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT