BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Ey habibim, ümmetini bağışladım!”

“Ey habibim, ümmetini bağışladım!”

Resulullah efendimiz, Arafat’ta akşam üzeri, ümmetinin bağışlanması ve rahmete nail olması için Allah’a pek çok yalvardı.



Resulullah efendimiz, Arafat’ta akşam üzeri, ümmetinin bağışlanması ve rahmete nail olması için Allah’a pek çok yalvardı. Cenab-ı Hak, Peygamber efendimize “Ey habibim, birbirlerine zulüm ve haksızlık edenler hâriç olmak üzere ümmetini bağışladım. Zalimden, mazlumun hakkını alacağım!” buyurdu. Efendimiz “Yâ Rab! Sen, istersen, uğradığı zulümden dolayı mazluma Cennet verip zalimi de bağışlamaya kaadirsin!” dedi. Arefe akşamı, Peygamber efendimizin bu duâsı kabul buyrulmadı. Efendimiz “Ey insanlar! Yüce Allah, bugün, size in’am ve ihsanda bulunup aranızdaki haklar hariç olmak üzere sizleri, bağışladı. İyilerinize, diledikleri şeyleri verdi. Besmele ile Müzdelife’ye gidiniz!” buyurdu. Sonra, İslâm dininin kemâle erdiğini ve ilâhî nimetin tamamlandığını bildiren âyet indi: “... Artık, bugün, kâfirler, dininizden umudlarını kestiler. Onlardan korkmayınız. Ancak, benden korkunuz! Bugün, sizin dininizi kemâle erdirdim. Üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve İslâmiyeti size din olarak seçip kabul ettim... (Mâide: 3) meâlindeki âyet, Peygamber efendimize Cuma günü, Arafat’ta akşam üzeri nazil oldu. Peygamber efendimiz, buyurdu ki, Yüce Allah, Arefe günü, akşam üzeri Meleklere “Şu kullarıma bakınız! Toz toprak içinde uzak yollardan bana geldiler. Onlar, rahmetimi umuyor, azâbımdan korkuyorlar. Halbuki, beni görmüş değillerdir. Acabâ, görmüş olsalar, ne yaparlardı?” Cübeyr bin Mut’im anlatır: “Arefe günü, devemi yitirmiş ve onu arayarak Arafat’a kadar gitmiştim. Peygamber efendimizi, Arafat’ta Vakfe yaparken, görünce, kendi kendime, “Vallahi, O, imtiyazlı sınıftandır. O’nun, burada ne işi var ?!. Ne diye Vakfe’yi, Müzdelife’de imtiyazlı kimselerle birlikte yapmıyor da burada halk ile birlikte yapıyor?” demiştim. Peygamber efendimiz, Arafat’ta bulunduğu sırada, yanına Necid halkından bazı kimseler gelerek “Yâ Resûlallah! Hac nasıldır? Nasıl tamam olur?” diye sordular. Peygamber efendimiz “Hac, Arafa’dır. Arefe günüdür. Arefe günü haccıdır. Arafat günüdür. Kim, Arafat’a gelirse o, haccı tamamlamış, hacca yetişmiş olur. Mina günleri üçtür. Acele edip orada iki gün kalan kimseye günah yoktur. Geciken kimseye de günah yoktur.” buyurdu. Peygamber efendimizin bu buyruğu, bir Münâdî tarafından da halka teblîğ edildi. Yarın “Ağırbaşlı olun, acele etmeyin!”
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT