BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İran, Türkiye olur mu?

İran, Türkiye olur mu?

Belçika’nın ilk baş örtülü parlamenteri olan sayın Mahinur Özdemir, Stratejik Diyalog Enstitüsü/ISD tarafından Avrupa’nın en etkili 10 Müslüman kadınından biri olmaya aday gösterildi. Buna sebep kültürler arası yakınlaşmaya destek olması ve sosyal eşitsizliğe karşı güçlü bir tavır göstermesi...



> İstanbul Belçika’nın ilk baş örtülü parlamenteri olan sayın Mahinur Özdemir, Stratejik Diyalog Enstitüsü/ISD tarafından Avrupa’nın en etkili 10 Müslüman kadınından biri olmaya aday gösterildi. Buna sebep kültürler arası yakınlaşmaya destek olması ve sosyal eşitsizliğe karşı güçlü bir tavır göstermesi... Bir Müslüman Türk hanım... Belçika’da parlamentoda milletvekili. Bu siyasetçi, bir Avrupa sivil toplum kuruluşu tarafından yaptığı çalışmalardan dolayı ödüllendirilsin diye ön plana çıkartılıyor. ISD, zikzaklar çizen sayın Ümit Boyner’i değil, mesture bir hanımı takdir ve tebcil listesine alırken, aynı günlerde Türkiye’nin muhtelif merkezlerinde çadır tiyatrolarında görülmeyecek cinsten olaylar yaşandı. Erzincan’da valiliğin 29 Ekim resepsiyonuna AK Parti il başkanıyla belediye başkanı, refakatçi olan hanımları örtülü oldukları için kabul edilmediler. Sebep? Sebep içeride kumandan bey var! Adana’da ise kumandan beyler resepsiyon kapsından döndüler. Sebep? İçeride başı kapalı hanımlar var. En fecisi ise genelkurmay tarafından işlendi. Üzüldük dersek eksik olur. Bu vahim hatayı üzüntü kelimesi ifadeye yetmez. Karargâhın kumandan beyleri ise Cumhurbaşkanının Çankaya Köşkü’ndeki resepsiyonuna gitmediler. Sebep? Aynı zamanda TSK’nın Başkumandanı olan sayın Abdullah Gül’ün davetine başı örtülü hanımların da iştirak etmiş olmaları. Bunun üzerine kumandan beyler ne yaptılar? Tavır koydular, örtülü protestoda bulundular. Kumandan beyler, alternatif resepsiyon tertiplediler. Peki şimdi birisi şu sorulara cevap versin? -Askerlikte Başkumandanın davetine icabet emir değil midir? Bu tenezzülsüzlük, emre itaatsizlik değil midir? Emre itaatsizlik edenler mahkemeye verilmez mi? -Çankaya’da meşru bir kutlama varken ona alternatif bir bayram kutlaması kimin bütçesiyle yapılır? İkincisi israf değil midir? Bu alternatif resepsiyon yüksek meblağlar demektir. Devletin kaynaklarını israf edenler için mali ve cezai kovuşturma gerekmez mi? Kumandan beyler, ikram bedellerini ceplerinden ödemediklerine göre fakir-fukaranın parasını nasıl olur da bir kapris uğruna harcarlar? Bu mantıksızlıklar silsilesi iktidara yarıyor. AK Parti, isteseydi lehine böyle bir çalışma yaptıramazdı. Vatandaşta ise öfke son haddinde. Merak eden, halkın arasında dolaşsın bakalım, neler duyacak? Dün baş örtülüyü içeri almayanlar, bugün engel olma kuvvetini yitirdiler. Bu yüzden bugün vebalı varmış gibi onların olduğu yerden kaçıyorlar. Bu ne lüzumsuzluktur? Ne münasebetsizliktir? Ne çağ dışılıktır? Bu resim, bu tiyatro bize yurt dışında soruluyor. Ülkemiz adına utanıyoruz. İzah edemiyoruz. Zira zırva tevil götürmüyor. Bunlar yaşanırken diğer taraftan da aynı bayat nakarat manşetlerde: -Türkiye, İran olur mu? Hayır, asla, kat’iyyen! İslamiyeti ve tarihimizi bir parça tanıyan, bu soruyu gülünç bulur. -Türkiye İran olmaz! Ama sorunun öbür yüzü de var: -İran, Türkiye olur mu? -Hayır, İran da Türkiye olmaz! Ne kendi kendinize gelin-güveyi oluyorsunuz? İran kendine has gelenekleri olan asla küçümsenemez bir devlettir. Kimlerle dişe diş mücadele ettiği ortada. İran, devlet katında çadır tiyatrosu oynatmaz. İran, Türkiye olsun diyenler zaten 30 sene evvel kaçıp Amerika’ya gitmişler. Bunlar, ABD’de vergiden de muaflar. Ne kadar da benziyorlar değil mi? Lütfen kiminle diye sormayın. Hani baş örtüsünden İspanyol boğaları gibi korkan bir asker vardı. Bu yakınlarda ses bandı internete düşmüştü. Oğluna, kızına ne diyordu? Londra’ya, New York’a gidin. Yaa! İşte böyle! İran’dan kaçanlar da oralara gitmişti. Şimdi çoğu sürünüyor. İyi kaçmalar dileriz.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT