BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Sinemanın duayeni

Sinemanın duayeni

Türk sinemasının önemli yönetmenlerinden Lütfi Ömer Akad, 1950’lerde sinema dili oluşturabilen ilk rejisör olarak tanınıyor. “Yönetmenler Kuşağı”nın öncüsü Akad’ın filmlerinden “Gelin-Düğün-Diyet” üçlemesi sinema tarihimizde bir klâsik.



Türk sineması dönem dönem çeşitli iniş ve çıkışlar yaşadı. 60’lı yıllarda saltanat süren sinema, 70’li yıllardan sonra ideoloji ve müstehcenlik bataklığına saplanarak büyük sıkıntılar geçirdi. Ne var ki, halkın desteğiyle sinema bugüne kadar geldi. Sinemanın zor şartlara direnmesinde sâdık seyirci kadar idealist sinemacıların gayretleri büyük tabii. Bu emeklere en çok sahip olan usta yönetmenlerden biri de bugün 84 yaşında olan ve artık Türk sinemasının duayeni kabul edilen Lütfi Ömer Akad. İNSANI ANLATTI Lütfi Ömer Akad Türk sinemasında “Yönetmenler Kuşağı” denilen akımın öncüsü sayılır. Onun yönettiği ve artık neredeyse bir çoğu klâsik sayılan filmlerde toplumumuzdaki sosyal yaralara parmak basılır, aydın-halk arasındaki uçuruma dikkat çekilir, sömürülen, acı çektirilen insanların mücadelelerine yer verilir. Köyden/kasabadan şehre gitmek ve ‘hayatını kurtarmak’ isteyenlerin öyküsünü anlatır Akad. Genel olarak filmlerine baktığımızda iyilerle kötülerin kıyasıya bir rekabetini ve kendi halinde insanların amansız mücadelesini görürüz. SOSYAL GERÇEKÇİ FİLMLER Lütfi Ömer Akad, 1950’lerdeki filmleriyle sinemamızda tiyatrocuların etkisini kırar ve özgün bir sinema dili oluşturur. Onun özellikle “Gelin-Düğün-Diyet” üçlemesi sinema tarihinde klâsikler arasında yerini almış durumda. Halkın töreleri, inançları, kabul ve redleri bu filmlerde önemli ayrıntılarıyla birlikte verilir. Aile fertleri arasındaki münasebetler, pederşahî aile sistemi bütün canlılığıyla yansır. Özellikle köyden kente göç eden taşralı insanların şehirde ayakta kalabilmek ve tutunabilmek için verdikleri yoğun mücadele, geleneklerini beraberlerinde taşımaları, bazı örf ve âdetlerini şehirleştirmeleri sosyal bir gerçek olarak dikkat çeker. 1973 ile 1975 yılları arasında gerçekleştirilen bu filmlerde işlenen konular bugün de gündemde. ‘Akad Sineması’nda sosyal gerçekçilik ön plâna çıkar. Lütfi Ömer Akad’ın dünden bugüne uzanan ve ülkemizde yaşanan ekonomik-sosyal krizleri anlattığı filmler, insanımızın da genel kültür panoramasını vermesi bakımından kayda değer. Akad için program İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür İşleri Daire Başkanlığı, Lütfi Ömer Akad için bugün bir program düzenliyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür İşleri Daire Başkanlığı tarafından Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek toplantıda Akad’ın Türk sinemasındaki yeri üzerinde durulacak. Saat 18.00’de başlayacak olan toplantının açılış konuşmasını İ.B.B. Kültür İşleri Daire Başkanı Şenol Demiröz yapacak. Ardından Prof.Dr. Sami Şekeroğlu’nun “Lütfi Ömer Akad” belgeseli seyredilebilecek. Plâket takdiminden sonra Prof. Dr. Tevfik İsmail’in yöneteceği sempozyum var. Toplantıda Halit Refiğ, Hürrem Erman, Giovanni Scognamillo, Hülya Koçyiğit ve İzzet Günay konuşacaklar. Lütfi Ömer Akad Sineması’nda önemli kilometre taşlarından olan “Gelin” filmi daha sonra gösterime girecek. Programın sonunda Akad’la ilgili olarak hazırlanan “Bir Yönetmenin Hayatından ve Filmlerinden Kareler” sergisi gezilebilecek. Film gibi bir hayat Lütfi Ömer Akad, 1916 İstanbul doğumlu. Galatasaray Lisesi ve Yüksek İktisat ve Ticaret Okulu Maliye Bölümü’nü bitirdi (1942). Tiyatroyla ilgilendi. Yönetmen Yardımcılığı yaptı. Halide Edip Adıvar’ın aynı adlı romanından uyarladığı ilk uzun filmi “Vurun Kahpeye” ile dikkat çekti (1949). Daha sonra “Lüküs Hayat” (1950) operetini, eski halk masallarından alınma “Tahir ile Zühre”yi (1951-52) ve “Arzu ile Kamber”i (1951-52) çevirdi. “Kanun Namına” (1952) , “Altı Ölü Var”, “Katil” (1953), “Öldüren Şehir” (1954) gibi filmleriyle tanındı. “Yalnızlar Rıhtımı” (1959), “Üç Tekerlekli Bisiklet” (1962), “Vesikalı Yarim” (1967), “Yaralı Kurt” (1972) filmlerine imza attı. Diğer önemli filmleri “Beyaz Mendil” (1955), “Hudutların Kanunu” (1966), “Kızılırmak- Karakoyun”, “Ana” (1967), “Irmak” (1972) ve “Gökçe Çiçek” (1973) . Önemli üçlü “Gelin”, “Düğün” (1973), “Diyet” (1974) filmlerinden “Gelin” ve “Düğün” Adana Altın Koza Ödülü’nü aldı. “Düğün”, Akad’a “en iyi yönetmen” ödülünü kazandırdı. Sinema ustası, 1984 Antalya Film Festivali’nde “Onur Ödülü” aldı.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT