BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hangi PKK?

Hangi PKK?

Taksim’deki kanlı eylem, terör örgütü PKK’daki uzun süredir göz ardı edilen “çok parçalı yapıyı“ ortaya çıkardı. İmralı, Kandil ve BDP’nin “Taksim’deki canlı bomba PKK işi değil“ açıklamaları, teröristin kimliğinin tespit edilmesi ile birlikte başka boyut kazandı.



Taksim’deki kanlı eylem, terör örgütü PKK’daki uzun süredir göz ardı edilen “çok parçalı yapıyı“ ortaya çıkardı. İmralı, Kandil ve BDP’nin “Taksim’deki canlı bomba PKK işi değil“ açıklamaları, teröristin kimliğinin tespit edilmesi ile birlikte başka boyut kazandı. Eylem talimatını Hakurk’ta üslenen “Cuma” kod adlı Cemil Bayık’ın verdiği belirlendi. Tıpkı 24 Mayıs 1993’te 33 sivil silahsız askerin, terör örgütünce Bingöl-Elazığ kara yolunda şehit edilmesinde olduğu gibi. O zaman da PKK’nın “biz yapmadık” açıklamalarının arkasından “Parmaksız Zeki” kod adlı Şemdin Sakık çıkmıştı. Peki bu ne anlama geliyor? Güvenlik güçlerinin tespitlerine göre terör örgütü bünyesinde, “6 çeşit PKK’lı“ var. Bunlar, “Türkiye’den katılanlar, Suriye Kürtleri, Irak Kürtleri, İran Kürtleri, Avrupa’dan gelen Kürtler ve Avrupa ülkelerinden katılanlar“ şeklinde sıralanıyor. Demokratik açılım sürecinde örgüt üzerindeki güç merkezleri olarak “İmralı, Kandil Dağı, Belçika, Almanya ve Fransa’daki yapılanmalar” öne çıkmıştı. Şimdi denkleme silahlı mücadeleyi savunan Cemil Bayık ve Suriyeli Fehman Hüseyin de girdi. Bakalım Nelson Mandela gibi “Özgürlük mücadelesi kahramanı olmayı ve kendisinden sonrakileri yönetmeyi“ hedefleyen Teröristbaşı, şimdi ne yapacak? Eylemsizlik kararını kim garanti edecek ve görüşmelerde hangi PKK muhatap alınacak? Korumasız kalan Başbakan’ı Allah korumuş 4 Nisan 1997 tarihinde MHP Genel Başkanı Alparslan Türkeş vefat etti. Dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan, Başbuğ’un eşi Seval Türkeş’e başsağlığı ziyaretine gitti. Taziyenin ardından Balgat’taki RP Genel Merkezi’ne hareket etti. Yolda, Erbakan’ın koruma ekibinde yer alan resmî ve ‘Sakallılar‘ ya da ‘Sakaryalılar‘ diye ünlenen özel korumalar birbirlerinin üzerine araba sürüp, konvoydan ayrılır. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’nın aracı bir anda korumasız kalır. Bu ayıbı işleyen korumaların ise bir ara sokakta birbirleri ile kıyasıya kavga ettikleri anlaşılır. Peki neden? Cevabını ve son 14 yılın Başbakanları döneminde yaşanan ilginç olayları öğrenmek istiyorsanız, Yeni Şafak’ın Başbakanlık Muhabiri Erhan Seven‘in “0002 Plakalı Günler; Başbakanlık Muhabirinin Kaleminden” kitabını almalısınız. Kıbrıs’ta çözüm umudu 2011’e kaldı Türk tarafı 2010 yılını Kıbrıs’ta çözüm yılı ilan etmişti. Bunun için çaba harcandı. Ancak “Hiçbir şey vermeden her şeyi alma“ politikasına sarılan Rumlar, hem Ada’daki ikili çözüm arayışlarını hem de Türkiye’nin AB tam üyelik müzakere yolunu başarıyla tıkadı. Şimdi gözler, AB’nin 9 Kasımda açıklayacağı Türkiye’nin 2010 İlerleme Raporu’na çevrildi. Kıbrıs Rum kesiminin üye olduğu AB, “KKTC’ye verdiği doğrudan ticaret ve uçuş başlatma” sözlerini yok sayarak, Türkiye’den hiç olmazsa “bir“ liman ve havaalanını Rumlara açmasını bekliyor. Oysa seçim menziline girmiş Türkiye’nin böyle bir jest yapması mümkün değil. Bu da şimdiden Kıbrıs’ta çözüm umudunun 2011 yılına kaldığını gösteriyor.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT