BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Türkiye Çocuk’la büyümek...

Türkiye Çocuk’la büyümek...

Türkiye Çocuk “1” yaşındaydı onunla tanıştığımda... Sloganı “En iyi arkadaş”tı ve anne-babadan başka bir elin, elimi tuttuğunu hissederdim... Ben onu avuçlamazdım, o beni kavrardı...



Türkiye Çocuk “1” yaşındaydı onunla tanıştığımda... Sloganı “En iyi arkadaş”tı ve anne-babadan başka bir elin, elimi tuttuğunu hissederdim... Ben onu avuçlamazdım, o beni kavrardı... ... Türkiye Çocuk, “5” yaşındaydı bir şeyler paylaşmaya başladığımızda... Ben O’na fıkralar, hikâyeler yollardım, “O” bana dünyayı getirirdi... Ortasından telle tutuşturulmuş kâğıt parçaları değildi... Sadık bir dosttu beni kapıda bekleyen... ... Türkiye Çocuk “10” yaşındaydı, beni “Define Avcıları” fotoromanında oyuncu yaptığında... Aramızdaki ilginç bağ, her geçen zaman vazgeçilmez bir yolculuğa işaret ediyordu... Garipti... İkimiz de büyüdükçe çocuk kalıyor, çocuk kaldıkça olgunlaşıyorduk... ... Türkiye Çocuk “15” yaşındayken; iyice içli dışlı, senli benli oluyordum... Resmen yazı yazıyordum... Ne yazması, yapısını oluşturan hücrelerden biri oluyordum... Şanslı bir çocukken, şanslı bir sürü çocuğun “Ömer Abi”si oluyordum... ... ...Ve Türkiye Çocuk dedi ki, “Ben 30 yaşındayım”... Dile kolay; arkadaşlıktan, dostluktan ileri 30 yıl... Canınızla, yoldaşınızla, geçen 30 yıl... İyi ki doğdun can yoldaşım... İyi ki varsın... hayata dair... Kendi yeteneklerinizi kullanın: Sevdiğiniz işi yapın. Ya da sevdiğiniz şekilde yapmaya çalışın. Bu şekilde hayattaki en büyük stres kaynaklarından birini doğrudan saf dışı bırakmış oluyorsunuz. Sevdiği işi yapmak kişiye mutluluk ve gurur verir. Her alanda güzel ilişkiler kurun: Gerek iş gerekse özel hayatınızda kuracağınız güzel ilişkiler neticesinde insanlarla aranızda yaşanacak her türlü gerginlik engellenmiş ve bu sayede stres yaşamanıza sebep olacak tartışmalara da girmemiş oluyorsunuz. Sahip olduklarınıza minnettar olun: İşlerin kötüye gittiği bir anda sadece yürüyebildiğiniz veya nefes alabildiğiniz için minnettar olmak sizi olumsuz duygular ve stresten uzaklaştırıp olaylara daha pozitif bakmanızı sağlıyor. ... Korkularınızdan korkmayın: Hayatta yapmak isteyip de çeşitli korkularınız yüzünden sürekli ertelediğiniz ya da yarım bıraktığınız şeylerin sizi üzmesine izin vermeyin. Korkularla başa çıkmak için biraz cesaret yeterli.... İçinde iyi niyet barındıran bir kafa yapısına sahip olun: İnsanlar arasındaki ilişkileri düzenleyen en önemli unsurlardan biri bu. İyi niyetle yaklaştığınızda olayların veya karşınızdaki insanların da size karşı iyi niyetli olacağını unutmayın. ... Kendinizi güvende hissedin, emniyete alın: Kişiye özel olarak kendinizi güvende nasıl hissedecekseniz o şekilde davranın. Bu durum bazı insanlar için maneviyatın önem kazanması, bazı insanlar için sıcak aile ortamı ve bazıları içinse refah içinde yaşamak şeklinde olabiliyor. ... Hayatın neresinde farklı olabileceğinizi bulun: “Benim bir önemim var mı” sorusuna vereceğiniz cevaplar bu maddenin karşılığını veriyor. Büyük ya da küçük olsun bu soruya verdiğiniz cevaplar hayatta diğer insanlar arasından hangi özellikleriniz nedeniyle farklı olduğunuzu ve neden özel olduğunuzu anlamanız açısından büyük önem taşıyor. (...Dr. Michael Fisch) tuzaktan kumanda (...TV 8 / Bay Tahmin) FİKRET ENGİN: Abi mesaj gelmiş, 1 milyar atacağım 3 maça ne diyorsunuz?... MURAT ÖZARI: Yok 1 milyar atma... 1 milyar atma, 1 milyar atacağına git deniz kenarında olta at... FİKRET ENGİN: Niye atmasın abi?... MURAT ÖZARI: Ne yaptın sen yav?... Bir milyarı olanı dövüyorlar bu memlekette... *** MURAT ÖZARI: Bak ben sana şunu söyleyeyim; Tarçın-bal ikilisi Xavi ve İniesta’dan iyi... FİKRET ENGİN: Abi onu boş ver de belediye başkanı bize üzüm yollamış haberin var mı?... MURAT ÖZARI: Yok abi... FİKRET ENGİN: Sen görmedin tabii, hepsini yedim, sana söylemedim... temel’in yeri... Temel hayvanat bahçesinde işe başlamış... Müdürü hemen ilk işini vermiş; “-Hemen pelikanların kafesine git ve onları iyice temizle”... İki saat sonra Temel dönmüş ve “Tamam efendim temizledim” diyerek bilgi vermiş... Sonra eklemiş: “-Yanına da pilav yapayım mı?...” bir film diyaloğu - (...Rocky Balboa filminden) “-Dünya, aydınlıktan ve gökkuşağından mükellef bir yer değil, çok acımasız ve pis bir yer. Ne kadar güçlü olursan ol, seni dizlerinin üzerine çöktürür ve izin verirsen öylece tutar...” söz der ki “-Borç, ağaç gövdesine açılmış yarık gibidir, gün geçtikçe büyür...” (...Hesap ekstrelerine bakarken uyarladığı müthiş S.Ö.Z.leri)
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT