BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hira Mağarası’ndan
Mekke’yi seyrettik

Hira Mağarası’ndan
Mekke’yi seyrettik

Hacı adayları, Peygamber efendimize ilk vahyin geldiği Mekke’ye 15 km mesafedeki Hira Mağarasına akın ediyor. Nur Dağı’ndan Mekke çok güzel görünüyor.



TÜRKİYE KUTSAL TOPRAKLARDA OSMAN SAĞIRLI MEKKE’DEN BİLDİRİYOR İLK VAHYİN GELDİĞİ YER Nur dağındaki Hira mağarası, milyonlarca hacı adayının en önemli ziyaretgahları arasında yer alıyor.İslamiyetin doğduğu, ilk vahyin geldiği Hira mağarasını ziyaret için yaşlısı, genci, engellisi ve bebeği bir yol bulup sarp kayaları aşıp oraya tırmanmayı başarıyor. Bugün bizim için bir hayli zor geçecek. Zira bizim takvimlerimize göre ertesi gün Zilhicce’nin biri olması gerekiyor. 10’u da bayram. Ama Suudiler bayram gününü henüz açıklamadı. Buraya gelen her hacı adayı gibi bizim de en büyük derdimiz. Acaba bayram aynı güne denk gelecek mi yoksa Arafat’a tekrar çıkmak gerekecek mi? İkindiye doğru şehir merkezine 15 kilometre uzaklıktaki Nur dağına doğru yola çıkıyoruz. Cebrail Aleyhisselam’ın şereflendirdiği ve ilk vahyin geldiği kısacası İslamiyetin doğduğu efendimize kucak açmış bu mübarek dağda bulunan Hira mağarasını ziyaret edeceğiz hem de hilali gözetleyeceğiz. Cebel-i Nur’un eteğindeki mescidde ikindi namazını eda edip tırmanışa geçiyoruz. Efendimizin gittiği yolları Salat-u selamlarla adımlıyoruz. Yol dikmiş, diller damağa yapışmış kimin umurunda! İLK EMİR “OKU!” Yorgunluktan gözleri kararan bebeler babalarının omzuna, yaşlılar ise gençlerin koluna giriyor, zirveye ulaşıyoruz. Efendimizin risalet öncesi Ramazan-ı Şerif olduğu zannedilen aylarda gidip inzivaya çekildiği, tefekküre daldığı ve ilk defa, ‘İkra’ emri ilahisine muhatap olduğu mekan işte karşımızda duruyor. Efendimiz’in şereflendirdiği mağara, Kabe-i şerife bakan sarp yüzde bulunuyor. Burası zannettiğiniz gibi dağın derinliklerine girmiyor. İri yassı taşların altında kalan bir boşluktan ibaret. Peygamber aşıkları bu mağaraya bir kaç dakikalığına da olsa girmek, iki rekat namaz kılıp o havayı solumak istiyorlar. Efendimiz’e yıllarca kucak açmış, O’nun tefekkürle dolu anlarını yıllarca kem gözlerden saklamış, ‘İkra’, emriyle başlayan vahye beşiklik yapmış bu mukaddes mekanı heyecanla seyrediyor ve görüntülüyoruz. Büyük çoğunluğu Türk, Endonezyalı, Yemenli ve İranlı olan hacı adayları mağaraya girmek için büyük uğraş veriyorlar. YA HATİCE ÜZERİMİ ÖRT Cebel-i Nur’un zirvesinden Mekke çok hoş görünüyor. Şehir ak yapılarıyla tepeler arasına sokuluyor, Kâbe nur gibi parlıyor. Akşama doğru ufuklar kızıllaşıyor, üfül üfül esen zirvede ayrı bir manevi hava oluşuyor. Bundan tam bin dört yüz küsür yıl önce Cebrail Aleyhisselam’ın vahiy getirişini, Peygamber Efendimiz’in vahyin ağırlığı karşısında ürperişini ve dağdan inip Hazreti Hatice’ validemize ‘Ya Hatice üzerimi ört’, deyişini hatırlıyoruz. Çanta gitti feryatları ortamın sessizliğini bozuyor. Nur Dağı’nı mekan tutmuş üç beş maymun, Türk hacı adayının çantasını kapmış. Amcam peşinden koşturup çantayı kurtarmak istiyor ama nerdeee. Her taraf sarp kaya üç beş metre ya gidiyor ya gidemiyor. İki elini beline koyup, ‘Pasaport da paralar da gitti. Ben şimdi ne yapacağım’ diye iç geçiriyor. Bir iki yardımsever kayaların arasına iniyor, ama nafile. ŞUF HACI ŞUF Akşama doğru güneş iyice kızıllaşıyor, Kabe-i Muazzama’nın sağ tarafından aşağıya doğru iniyor. Bulutların arasından artık yarım yamalak görünmeye başlıyor. Derken yavaş yavaş kayboluyor. Artık hilalin görünmesi gerekiyor. Ruyet-i Hilal (Hilal gözetleme) görevi için bizim gibi bir çok ülkeden gelen hacı adayı ile birlikte gözlerimizi ufuk çizgisine kilitliyoruz. Yanımdaki Yemenli Yunus iki elini gözlerine siper etmiş başını sağa sola çeviriyor. Bir noktaya takılıyor, ‘Hacı şuf, şuf (bak bak)’diyor. Toz bulutundan başka bir şey görünmüyor. Epey bir süre daha öylece kalıyor. Vakit giriyor, Tunuslu bir hacı adayı sivri kayalardan birinin üzerine çıkıyor, yanık sesiyle akşam ezanını okuyor. Cemaat olmak ne mümkün herkes bir taş üzerinde akşam namazına duruyor. Önüne geleni zirveden boşluğa uçuran rüzgar bir anda kesiliyor. SECDEDEN KALKMADAN Namaz sonrasında bir süre daha gözlerimiz hilali arıyor, ne yazık ki göremiyoruz. Yatsıya doğru zirve boşalıyor. Mübarek mekan bize kalıyor. İçeri giriyoruz, mağaranın secde istikametinden görülen Beytullah’a yönelip doyasıya namaz kılıyoruz. Nurlu mağara sanki ışık saçıyor, Efendimizin buram buram kokusu ortalığa yayılıyor. O manevi havayı doyasıya soluyor, yatsıya doğru kan ter içinde çıktığımız yolları adeta kuş gibi iniyoruz. Gece yerel telefonlarımıza mesaj geliyor. ‘Bayram 16 Kasım Salı günü’ Allaha şükür Suudilerle bayramı aynı günde yapacağız. İsmail abi, gençler Hatim’de ettiğiniz dualar kabul oldu. Hadis-i şerif var. ‘Her kim ki Hatim’de namaz kılıp secdeye kapansa, dua etse henüz secdeden başı kalkmadan duaları kabul olur’ Gördünüz mü Allahü teala dualarınızı kabul etti. Haydi mübarek olsun’ diyor. TURSAB’dan 24 saat hizmet MEKKE - Cüneyt BİTİKÇİOĞLU Türkiye Turizm Acenteleri Birliği Türkiye’den gelen hacı adaylarının Cidde Havalimanı’nda saatlerce pasaport kuyruğunda beklemelerine son vermek için çalışma başlattı. TÜRSAB Suudi Arabistan protokol sorumlusu Dr. Ahmet Fedaioğlu, hac vazifesi için Mekke-i Mükerremeye gelmek isteyen hacı adaylarının saatlerce Cidde Havalimanı’nda beklediklerine şahit olduğunu dile getirerek “Ben de hacı adaylarımızla beraber tam 7 saat pasaport kuyruğunda bekledim. Hemen Cidde Havalimanı Müdürü ile bir araya gelerek polis memurlarının daha profosyonel kişilerden seçilmesini istedik. Onlar da sağolsun olumlu karşılık verdiler. Polis memurlarının yeni olması ve hacı adaylarımızın artış göstermesinden dolayı büyük sıkıntı çektik. Ayrıca her pasaport kontrolünü ettikleri kişinin fotoğrafını çekip bilgisayara atmaları çok zaman alıyor. Bu sıkıntıları aktarınca olumlu karşıladılar. Yoğun günümüzü onlara önceden bildirip takviye ekip isteyeceğiz. İnşallah bundan sonra hacı adaylarımızı saatlerce bekletip ızdırap çektirmeyeceğiz’ dedi. TÜRSAB’ın Suudi Arabistan’da hacı adaylarının yoğun olduğu Mekke, Medine ve Cidde Havalimanı’nda Arapça bilen ve çoğunlukla gençlerden oluşan personeli var. Bunlar Havalimanından itibaren Suudi Arabistan’a adım atan bütün Türk hacı adaylarına 24 saat hizmet vermek için yarışıyor. Bütün hastanelerde gece gündüz vardiye sistemiyle görev yapan ve genelde Hatay, Mardin gibi Arapça lisan bilen illerden seçilen görevliler, hastanelere gelen hacı adaylarımızın Suudi doktorları ile tercümanlık yaparak tedavinin muntazam bir sekilde gerçekleşmesini sağlıyor.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT