BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Talebe odur ki!..”

“Talebe odur ki!..”

Adiyy bin Müsâfir şöyle buyurdu: “Talebe; Allahü teâlânın sevdikleri ile berâber olduğu zaman edebi gözetip, onları can kulağı ile dinleyen kimsedir...”



Adiyy bin Müsâfir hazretleri, evliyânın büyüklerindendir. Soyu hazret-i Osman bin Affân’a ulaşır. Lübnan’da Ba’lebek civarında Beyt-ü Kâr denilen yerde 1074 (H. 467) senesinde doğdu. 1162 (H 557) senesinde Hakkâri Dağındaki dergâhında vefât etti... “ÂLİM ŞU KİMSEDİR Kİ!..” Adiyy bin Müsâfir hazretleri, zamânın bereketi, hâller ve kerâmetler sâhibi bir zât idi. Buyurdu ki: “İnsanlara doğru yolu gösteren âlim şu kimsedir ki; kendi huzûrunda iken senin kalbini derleyip toparlayan, yokluğunda seni her türlü kötülüklerden haram, günah ve çirkin şeylerden koruyan, sâhib olduğu en güzel ahlâk ile seni terbiye eden ve o ahlâkla ahlâklanmanı sağlayan, kendine mahsus terbiye usûlleriyle terbiye eden, kendi îmân nûrunun parlaklığıyla talebesinin kalbini parlatan ve kalbini kötülüklerden temizleyendir. Talebe ise; Allahü teâlânın sevdikleri ile berâber olduğu zaman edebi gözetip, güzel ahlâk sâhibi ve her işte tevâzu üzere olan, âlimlerin huzûrunda onları can kulağı ile dinleyen kimsedir.” Adiyy bin Müsâfir hazretleri vefat etmeden kısa bir zaman önce talebelerine buyurdu ki: “Ölüm haktır, öldükten sonra dirilmek haktır. Münker ve Nekir’in suâl sormaları haktır. Allahü teâlâ Kur’ân-ı kerîmde meâlen; (Allah, îmân edenleri hem dünyâda, hem âhirette [kabirde] sâbit söz olan şehâdet kelimesi ile tesbit eder. Tevhîde bağlı kılar. Allah zâlimleri [kâfirleri] şaşırtır ve Allah dilediğini yapar) buyruluyor. [İbrâhim sûresi: 27] Kabir sıkması, kabir azâbı ve nîmetinin hesapla mîzânın hak olduğuna inanmalıdır. Mîzânın iki kefesi vardır. Burada kulların iyilikleri ve kötülükleri tartılır. İyilikleri hafif gelen Cehennem’e gider. Muhammed aleyhisselâmın ümmetinden mümin olanlarına şefâatı haktır. KILDAN İNCE, KILIÇTAN KESKİN!.. Sırat haktır. Buna inanmalıdır. Kıldan ince, ateşten daha sıcak, kılıçtan keskindir. Üzerinden salih müminler şimşek gibi geçecek, fâcirler (günâhkârlar) altındaki Cehennem’e düşeceklerdir... Peygamber efendimize ikrâm olunan havz haktır. Cennet, iyilere ve Allahü teâlânın dostlarınadır ve ebedîdir. Cehennem ise, fâcir ve günâhkârlaradır ve ebedîdir. Cennet’le Cehennem arasında, Allah tarafından bir münâdî (nidâ eden) şöyle seslenir: ‘Ey Cennet ehli, Cennet’te; ey Cehennem ehli, Cehennem‘de ölümsüz (sonsuz) olarak kalınız.’ Kâfir olan Cehennem ehli, Cehennem’de ebedî olarak kalıcıdır. Allahü teâlâ hepimizi bundan muhâfaza buyursun. Âmin.”
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT