BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Arafat öncesi son
cuma coşkusu...

Arafat öncesi son
cuma coşkusu...

Arafat Vakfesi öncesi son cuma namazını kılan 1.5 milyon hacı adayı muhteşem bir görüntü sergiledi. Cemaat sokaklara taştı.



TÜRKİYE KUTSAL TOPRAKLARDA OSMAN SAĞIRLI - CÜNEYT BİTİKÇİOĞLU MEKKE’DEN BİLDİRİYOR Arafat öncesi son Cuma namazına ev sahipliği yapan Kabe-i Muazza, muhteşem görüntülere sahne oldu. Milyonlarca Müslümanın bir anda akın ettiği Harem-i şerif’in bir buçuk milyon kişilik kapasitesi dolunca, cemaat sokaklara taştı. Kabe’nin etrafında bir kilometre çapında bir saf oluştu. Tevriye günü bütün hacı adaylarının Arafat’ta olmalarını planlayan Suudi yetkililer ise Arafat ve çevresindeki hazırlıklarını tamamladı. Bu akşam itibariyle hacı adaylarının Arafat yolculuğu başlayacak. Yarın Akşam vakti de bütün hacı adayları Arafat’ta olacak. KÂBE’YE DOKUNUŞ Yaşlısı genci Kabe’nin duvarına yapışmış kimi elleriyle okşuyor kimi yüzünü sürüp gözyaşı döküyor. Peki ya Hacer-ül Esved? Oradaki ortamı anlatmaya kelimeler yetmez... Mekke’deki on dördüncü günümüz. Ortalık mahşer yeri gibi. Metaf alanına girer girmez mermerin ılıklığını önce tabanlarımda sonra da yüreğimde hissediyorum. Her nedense her seferinde yürümekle uçmak arasında bir duygu kaplıyor içimi. Kendimize göre bir tavaf düzeni alıyoruz. Hem ibadeti hakkıyla yapmak hem de kimseye eziyet etmemek adına grup halinde tavaf yapmak en iyisi. Beytullah’ı hiç bu kadar kalabalık gördüğümü hatırlamıyorum. Rahim Er abi yeni geldiğinden onu öne alıyor, şavtlara başlamak için Hacer-ül Esved’in bulunduğu köşeye doğru ilerliyoruz. 7 kere dönüp tavafı tamamlayacağız. İstilamla birlikte İsmail abi duaları okumaya başlıyor. O söylüyor biz tekrar ediyoruz. Çok geçmiyor Çaldı Mustafa Nur ve Abdulcelal’i de aramıza alıyoruz. Ardından diğerleri... SADECE BİR DOKUNUŞ Bir ara Hicr-i İsmail’e (Hatim) gözüm takılıyor. İnsanlar iki rekat namaz kılmak için buraya akın ediyor. Rükni Yemani ve tevbe kapısının olduğu alanda ise bir başka heyecan. Yaşlısı genci Kabe’nin duvarına yapışmış kimi elleriyle okşuyor kimi yüzünü sürüp gözyaşı döküyor. Peki ya Hacer-ül Esved? Oradaki ortamı anlatmaya kelimeler yetmez. Rivayete göre önceleri sütten daha beyaz olan ancak kendisine dokunanların günahlarını setrettiğinden simsiyah bir hal alan bu cennet taşının önü adeta girdap halini almış. Hoca efendiler hep bir noktaya dikkat çekerler. Elbette Kâbe-i şerife el sürmek ve Hâcer-ül Esved’i öpüp koklamak güzel şeydir. “Ancak birilerini incitmeyecekseniz!” İnsanlık hali, bazen sıcak, bazen izdiham sinirlerinizi gerer ve şeytan mızrabını telinize dokunduruverir. Hasılı “Hacı Sabır!” sözü basit bir tekerleme değil. Belki de kutlu yolun alfabesidir. Tavafın altıncı şavtında yavaş yavaş dışa doğru açılıyoruz. Hemen yanımda Hintli bir aile var. Bir çocuk annenin kucağında, bir çocuk babanın omzunda. 6-7 yaşlarındaki oğlan gelenin gidenin ilgisini çekiyor. Kimi yanağını sıkıyor, kimi saçını okşuyor. Kadın sicim sicim terlemiş, gülüyor mu, ağlıyor mu belli değil. Ama yakalandığı feyz sağanağı, gün gibi aşikar. Lebbeyk diyebilenler burada Allahü teala Nuh tufanı sonrası İbrahim aleyhisselama Kabe’yi yapmasını emretti. İsmail aleyhisselam ile birlikte yapıyı inşa ettiler. Sonrasında yüksek bir yere çıkarak insanları bu yeri ziyaret etmeleri için davet etmesini istedi. İbrahim aleyhisselam Kubeys dağına çıkarak insanları davet etti. Bu daveti yeryüzünde bulunan herkes duydu. Dünyaya gelmemiş ruhlar bile işiterek, “Lebbeyk, Allahümme lebbeyk....” diye seslendiler. Bu çağrıya kim kaç defa cevap verdiyse Kabe-i Muazzama’yı o kadar ziyaret etmeleri, kimilerinin sadece görmeyi niyet etmeleri, kimilerinin yola çıktıktan sonra ölmeleri ezelde takdir edildi. Suudiler, hacı adaylarına sofralarını açtı Suudi yetkililer tarafından 13 yıldır düzenlenen Türk hacılarına hoş geldin yemeğine bu yıl da yüksek katılım oldu. Şişe bölgesindeki Abdullah bin Hamid camisi imamı ve aynı zamanda Suudi Arabistan Kralı Abdullah’ın batı bölgesi Hukuk muşaviri olan Dr. Abdullah El Hariri’nin organize ettiği ziyafete katılan Türk hacıları Suudi vatandaşların kendileri için hazırladığı bol çeşitli kebaplar ve tatlılarla tatlı bir ortam yakaladılar. Gecede bir konuşma yapan Şeyh Dr. Abdurrahman El Hariri hacı adaylarına seslenerek, “Sizi bu bu mübarek beldede ve mahallemizde misafir etmekten dolayı çok mutluyuz. Sizlere hizmet etmek bizim için en büyük şereftir” dedi. Geceye Türkiye’yi temsilen katılan Diyanet İşleri Başkan yardımcısı Doç. Dr. Fikret Karaman ise Suudi halkına teşekkür ederek “bize kapılarınızı açmadan gönüllerinizi açtınız. Peygamber Efendimizin buyurduğu gibi buraya çok uzak ülkelerden kaynaşmaya geldik. Bu kaynaşmanın daim olmasını isterim” dedi. Geceye Mekke belediye başkanı, Şişe Emniyet Müdürü, Kâbe-i Muazzama’nın imamı, Suudi bürokratlar ve Türk yetkilileri yanı sıra çok sayıda hacı adayı katılarak duygulu anlar yaşandı. 2 hacı adayı daha vefat etti Mekke’de bulunan Türk hacı adaylarından ikisi daha hayatını kaybetti. Diyanet’in açıklamasına göre Ankara’dan Zöhre Ertaş (64) ve Bursa’dan Mehmet Abbasigil (84)vefat etti. Böylece kutsal topraklarda vefat eden hacı adayı sayısı dün itibariyle 25 oldu.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT