BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kâmil imanın üç alâmeti

Kâmil imanın üç alâmeti

Muhammed Mâsum-i Fârûkî Serhendî, Resulullaha uymanın nasıl olacağını şöyle anlatır: Az konuşmalı, az uyumalı ve az gülmelidir. Kahkaha ile gülmek, kalbi karartır. Çalışmalı, fakat karşılığını Allahü teâlâdan beklemelidir. Onun emirlerini yapmaktan zevk duymalıdır. Yalnız Ona güvenince, O, her dileği ihsân eder. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: “Allahü teâlâ yalnız Ona güvenenin her dilediğini verir ve bütün insanları buna yardımcı yapar.”



Muhammed Mâsum-i Fârûkî Serhendî, Resulullaha uymanın nasıl olacağını şöyle anlatır: Az konuşmalı, az uyumalı ve az gülmelidir. Kahkaha ile gülmek, kalbi karartır. Çalışmalı, fakat karşılığını Allahü teâlâdan beklemelidir. Onun emirlerini yapmaktan zevk duymalıdır. Yalnız Ona güvenince, O, her dileği ihsân eder. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: “Allahü teâlâ yalnız Ona güvenenin her dilediğini verir ve bütün insanları buna yardımcı yapar.” Yahyâ bin Mu’âz-ı Râzî buyurdu ki: “Allahü teâlâyı sevdiğin kadar, herkes seni sever. Allahü teâlâdan korktuğun kadar herkes senden korkar. Allahü teâlâya kulluk ettiğin miktârda, herkes sana yardımcı olur”. Kendi çıkarlarının arkasında koşma! Ebû Muhammed Abdullah Râşî buyurdu ki: “Allahü teâlâ ile insan arasında olan en büyük perde, kendi nefsini düşünmesidir ve kendisi gibi âciz olan bir kula güvenmesidir. İnsanların değil, Allahü teâlânın sevgisine kavuşmayı düşünmelidir.” Âileye ve çocuklarına karşı tatlı dilli ve güler yüzlü olmalıdır. Onların haklarını yerine getirecek kadar aralarında bulunmalıdır. Onlara bağlanmak, Allahü teâlâdan yüz çevirecek kadar olmamalıdır. Kimsenin ayıbına bakmamalı, kendi ayıplarını görmelidir. Kendini hiçbir Müslümandan üstün bilmemelidir. Her Müslümanı kendinden üstün tutmalıdır. Her Müslümanı görünce, kendi saadetinin, onun duâsını almakta olabileceğine inanmalıdır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: “Üç şeyi yapan Müslümanın îmanı kâmildir: Âilesine hizmet etmek, fakirler arasında oturmak ve hizmetçisi ile birlikte yimek.” Bu üç şeyin, müminlerin alâmeti olduğu Kur’an-ı kerimde bildirilmiştir. Selef-i sâlihînin, Allah dostlarının hâllerini öğrenmeli, onlar gibi olmaya çalışmalıdır. Kimseyi gıybet etmemelidir. Gıybet yapana mani olmalıdır. İşitince incineceği şeyi, arkasından söylediği zaman, sözü doğru ise, gıybet olur. Yalan ise iftirâ olur. Her ikisi de, büyük günahtır. Emr-i mâruf ve nehy-i anil-münker yapmayı, dinimizin emir ve yasaklarını yaymayı âdet edinmelidir. Muhammed bin Alyân’a, Allahü teâlânın râzı olduğu nasıl anlaşılır dediklerinde, “Tâat etmek tatlı ve günah işlemek acı gelmesinden anlaşılır” buyurdu... > Tel: 0 212 - 454 38 21 www.mehmetoruc.com e-mail: mehmet.oruc@tg.com.tr
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT