BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bayramları fırsat bilmelidir

Bayramları fırsat bilmelidir

Bayramlar, tövbe ederek günâhlardan, hak sahipleri ile helâlleşerek kul haklarından kurtulmak ve büyüklerin, ana-babanın, mü’minlerin duâlarını almak için birer vesiledir, fırsattır...



Allahü teâlâ, Muhammed aleyhisselâmın ümmetine, nice mübârek günler, geceler ihsân etmiştir. Ramazan ve Kurban Bayramları da bu ihsânın içindedir. Bunları fırsat, ganimet bilerek, Rabbimizin rızasına kavuşmayı talep etmeliyiz. ANA-BABA DUASI... Ana-baba hayatta ise, rızâsını almak için uğraşmalıdır. Zira ana-babasını râzı eden kimse için, Cennette iki kapı açılır. Bir kimsenin ana-babası zâlim olsalar dahi onlara karşı gelmek, onlarla sert konuşmak câiz değildir. Çeşitli vesilelerle, onların elleri öpülüp, duâları alınmalı, haklarını helâl ettirmelidir. Ana-babanın duâlarını almak için vesilelerden biri de bayramlardır. Bayramlarda, ana-babaya çeşitli hediyeler alıp, bayramları tebrik edilerek, hakları helâl ettirilmeli ve duâlarını almalıdır! Arada kırgınlıklar varsa bu vesile ile giderilmelidir. Allahü teâlâ Mûsâ aleyhisselama buyurdu ki: (Yâ Mûsâ, günahlar içinde bir günah vardır ki benim indimde çok ağır ve büyüktür. O da, ana-baba evlâdını çağırdığı zaman emrini dinlememesidir.) Eşrefoğlu Rûmî hazretleri buyuruyor ki: “Akıllılar bu dünyâda şu üç şey ile meşgûl olurlar. Böylece onlar, herkesin üzüldüğü gün, bayram ederler: 1-Dünyâ seni terk etmeden sen dünyâyı terk edesin. 2-Her şeyden kurtulasın. 3-Rabbinle buluşmadan, Rabbin senden râzı olsun.” Bayram, affa uğramaktır. Bayram, günahlardan kurtulma günüdür. Mü’minin bayramı, günahlarının affedildiği, îmânla öldüğü gündür. Cennette Allahü teâlânın rûyetine kavuştuğu ve Peygamber efendimizi gördüğü gün, mü’minin bayramıdır. Hakiki bayram, Rabbimizin huzûruna, yüz akıyla çıkabilmektir. Hazret-i Ali; “Günah işlemediğimiz gün de, bizim bayramımızdır” buyurmuşlardır. Dâvûd-i Tâî hazretleri, nasihat isteyen kimseye; “Dünyâ hayâtında oruçlu gibi ol. Ölüm geldiğinde bayram sevinci içinde ol. Halktan yırtıcı hayvandan kaçar gibi kaç ve dilini koru. Lüzumsuz şeylerden kaçın. Dünyâ ile, âhirete götüreceğin şeyler nisbetinde ilgilen” buyurmuştur. Sırrî-yi Sekâtî hazretleri anlatır: “Bir bayram günü hazreti Ma’rûf’u hurma toplarken gördüm ve; -Bunları ne yapacaksın? diye sordum. -Şu çocuğu ağlarken gördüm ve niçin ağladığını sordum. Bana yetim olup anne ve babasının olmadığını, arkadaşlarının yeni elbiseleri ve oyuncakları olup kendisinin olmadığını söyledi. Şimdi bunları toplayıp satacağım, ağlamayıp oynaması için ona oyuncak satın alacağım dedi. Bunun üzerine; -Bu işi bana bırak deyip çocuğu alıp götürdüm. Yeni güzel elbiseler ve oynaması için bir oyuncak aldım. Çocuk o zaman memnun oldu. Bundan sonra kalbime bir nur geldi, kalbim parladı ve hâlim bambaşka oldu.” BİR KESE ALTIN... İmâm-ı Şâfiî hazretlerinin talebelerinden biri anlatır: “Bir bayram günü İmâm-ı Şâfiî hazretleri ile berâber mescidden çıktık. Bir mesele hakkında sohbet ediyorlardı. Evlerinin kapısına gelince, bir hizmetçi kendisine bir kese altın getirip, efendisinin selâmı olduğunu ve bunu kabûl buyurmasını ricâ etti. İmâm-ı Şâfiî hazretleri keseyi kabûl etti. Biraz sonra biri gelip; -Efendim, bir çocuğum oldu fakat yanımda hiç param yok. Sizden Allah rızâsı için biraz para istiyorum dedi. İmâm-ı Şafiî hazretleri keseyi hiç açmadan, olduğu gibi o şahsa verdi. Halbuki biliyordum ki, kendisinin de hiç parası yoktu.” Şumeyt bin Aclân hazretleri bir bayram günü eğlenen kalabalığa bakarak; “Eskimeye mahkûm bir elbise ve bir müddet sonra böceklerin yiyeceği et olan şu insanları görüyor musun?” buyurarak kabre girecek bir insanın gaflet içinde eğlenip oynamasına olan hayretini bildirmiştir. Behlül-i Dânâ hazretleri şu beyitleri sık sık okurlarmış: “Bayram, yeni elbiseler giyenler için değil, ilâhî azâptan emin olanlar içindir. Bayram, bineklere binenler için de değil, hatâ ve isyânı bırakanlar içindir...” Netice olarak bayramlar, tövbe ederek günâhlardan, hak sahipleri ile helâlleşerek kul haklarından kurtulmak ve büyüklerin, ana-babanın, mü’minlerin duâlarını almak için birer vesiledir, fırsattır.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT