BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > The Globalist Seyr-i Âlem

The Globalist Seyr-i Âlem

20. yüzyıl boyunca dünya nüfusu neredeyse 4 katına çıktı. Yüzyılın başında 1.6 milyar olan nüfus, sonunda 6.1 milyardı. Dünya nüfusunun mevcut büyüme hızı ne kadar?



1. Küresel Test Artan dünya nüfusu 20. yüzyıl boyunca dünya nüfusu neredeyse 4 katına çıktı. Yüzyılın başında 1.6 milyar olan nüfus, sonunda 6.1 milyardı. Dünya nüfusunun mevcut büyüme hızı ne kadar? A. 2010-2050 arası % 32 B. Yıllık % 1.1 C. 1960’lardaki zirvenin yarısı kadar D. Hepsi A. 2010-2050 ARASI YÜZDE 32: DOĞ­RU. Birleşmiş Milletler Nüfus Birimine göre 2010 ilâ 2050 yılları arasında dünya nüfusunun 6.9 milyardan 9.1 milyara çıkması bekleniyor. Bu üçte bir artış anlamına geliyor. Dünya nüfusu hâli hazırda yılda 79 milyon artıyor. Ancak bu hızlı büyüme rakamı bile 1980’lerin sonunda yaşanan yıllık 89 milyonluk artıştan yüzde 11 düşük. B. YILLIK YÜZDE 1.1.: DOĞ­RU. Her yıl eklenen 79 milyon insanla dünya nüfusunun yıllık büyüme oranı yüzde 1.1’in biraz üzerinde. Karşılaştırırsak, Hindistan’daki büyüme oranı yüzde 1.4. Bu da Çin’in yüzde 0.6 olan rakamının iki katından fazla. Küresel olarak yıllık yüzde 1.1’lik artış az görülebilir ancak dünya nüfusunun 14 yıllık sürede toplam 1 milyar artması bekleniyor. 2011 yılında 7 milyara ulaşması ve bundan 14 yıl sonra, 2025’te 8 milyarı aşacağı tahmin ediliyor. Tarihî olarak bu oldukça hızlı bir büyüme süreci olsa da, dünya nüfusuna en kısa sürede 1 milyar insan eklenmesi 12 yıl almıştı. 1987’de 5 milyar olan nüfus, 1999’da 6 milyarı geçmişti. C. 1960’LARDAKİ ZİRVENİN YARISI KADAR: DOĞ­RU. Dünya nüfusu günümüzde 1960’larda zirve olan yüzde 2’nin yarısı kadar bir oranla büyüyor. Eğer dünya nüfusu hâlâ yüzde 2 büyümeye devam etseydi, o zaman yılda 138 milyon artardı yani Rusya nüfusunun tamamı kadar. Gelişmekte olan ülkelerde doğum oranlarının düşmeye devam etmesi bekleniyor, özellikle Afrika ve Asya’da. 2050 yılında dünya nüfus artış oranının yüzde 0.3 olacağı tahmin ediliyor. D. HEPSİ: DOĞ­RU. Yukarıdaki cevapların hepsi doğru. 20. yüzyılda dünya nüfusunda bugüne kadar olan en inanılmaz yükseliş yaşanmış olsa da, 21. yüzyıl boyunca önemli miktarda artış olmaya devam edecek fakat geçmiştekine göre oldukça düşük bir hızla. 2050 yılında dünya nüfusunun 9.2 milyara ulaşması bekleniyor. Aynı tarihte yıllık artışın ise 31 milyon olacağı tahmin ediliyor. Bazı uzun vadeli tahminlere göre dünya nüfusu 10 milyarı pek de geçmeyecek. 2. İlginç Rakamlar 1- Çin Cumhurbaşkanı Hu Jintao’su mühendisliği eğitimi almış, Başbakan Wen Jiabao ise jeoloji. (Watts: Bir milyar Çinli zıpladığında) 2- Facebook kullanıcıları Temmuz 2010’da site başında 1.18 milyar saatten fazla vakit geçirdi. (Fortune) 3- Çin’de 3.700 dolar olan kişi başı gelir hâlâ Japonya’dakinin onda birinden az. (Financial Times) 4- Japonya’da maaşlı çalışanlar bir zamanlar modern zaman samurayı olarak addeliyordu. Bugün ise soshuku-danshi olarak biliniyorlar (zayıf, isteksiz ‘ot yiyen adamlar’). (The Economist) 5- Güney Kore’nin kişi başı geliri Kuzey Kore’den 15 kat fazla. (The Economist) 6- Delhi metro sistemi 190 kilometre uzunluğunda. (International Herald Tribune) 7- Güney Afrika’daki 2010 Dünya Kupasında hiç maç kaybetmeyen tek takım Yeni Zelanda’ydı. (The Soccer Room) 8- Filipinler Asya’daki tek Hrıstiyan ülkedir. Takım adalara 1521 yılında Ferdinand Macellan tarafından tanıtılan Hrıstiyanlığa her 10 Filipinli’den dokuzu inanıyor. (New York Times) 9- ABD’de yogayı popüler yapan isim Beatles gitaristi George Harrison’du. (Washington Post) 10- ABD askeri bandosundaki personel sayısı Dışişleri Bakanlığındaki memur sayısından fazla.(Leebaert: Magic and Mayhem) © 2010 www.theglobalist.com 3. Dudak Okuma Yang Yao ile Çin ve politik özgürlük üzerine... Yaşadığı ekonomik büyümeye rağmen Batılılar’ın gözünde Çin’in hakim imajı, vatandaşlarının sivil protesto yapmasına neredeyse hiç izin vermeyen bir ülke olmasıdır. 2010 Nobel Barış Ödülünün Çin’li muhalif Liu Xiaobo’ya verilmesinin ışığında, Pekin Üniversitesi Çin Ekonomik Araştırmalar Merkezi yöneticisi Yang Yao’nun görüşlerini sunuyoruz. 1- Çin’in gelişimi hakkında kesin olan bir şey nedir? Gelirleri artan Çin halkının sadece ekonomik kazanım değil, daha başka talepleri de olacaktır. 2- Politik etkisi nasıl olur? Sosyal hoşnutsuzluğu kontrol altına almak ya da önüne geçmek için sadece ekonomik büyüme ilacı vermek, Çin Komünist Partisi için giderek daha zor olacaktır. 3- Çinli liderler geçmişte bu problemle nasıl başa çıktı? Çin hükümeti genelde bu tarz popüler sıkıntıları gidermek için çeşitli ağrı kesiciler dener. 4- Ne gibi? Toplumdaki rahatsızlık belirtilerini hızla gidermeye çalışan programları bir düşünün. Mesela işsiz kalanlar için iş edindirme merkezleri, bölgesel ayrılıkları azaltmak için uygulanan uyum programları ve en son başlayan, kırsal alandaki altyapıyı, sağlık hizmetlerini ve eğitimi iyileştirmeyi amaçlayan ‘yeni taşra hareketi’. 5- Bu girişimler başarılı olur mu? Bu tedbirler hükûmeti etkilemek isteyen güçlü çıkar grupları oluşmasını engellemek için çok zayıf kalabilir. 6- Beijing başka hangi sebeple asabi? Beijing’in GSYİH’yı sürekli artırma çabaları kaçınılmaz olarak insanların ekonomik ve politik haklarını ihlale dönüşür. 7- Buna misal nelerdir? Keyfi arazi kamulaştırmaları bazı şehirlerde hâlâ çok yaygın. Devlet interneti çok sıkı denetliyor. Sendikalar baskı altında ve işçiler emniyetsiz şartlarda uzun saatler çalışmak zorunda. 8- Peki o zaman ne olacak? Çin halkı bu ihlaller karşısında sessiz durmaya devam etmeyecektir ve rahatsızlıkları kaçınılmaz olarak periyodik direnişe yol açacaktır. Çin Komünist Partisi mutlak gücüne ve son dönemdeki ekonomik büyümeye rağmen, hâlâ toplumdan direnç görüyor. 9- Bunun misalleri nelerdir? 5 Nisan 1976’daki Tiananmen hadisesi Çin tarihindeki ilk tabii demokratik harekettir, sonra 1989’daki 4 Haziran hadisesi ve birçok müteakip protesto. Bütün bunlar Çin halkının, ihtiyaçları devlet tarafından giderilemezse, organize bir direniş sahnelemeye ne kadar istekli olduğunu gösteriyor. 10- Ve sonuç olarak beklediğiniz nedir? Çok geçmeden sıradan vatandaşların politik sürece katılmalarını sağlayacak bir tarz aşikar politik dönüşüm gerekecek.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT