BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İlk kurban...

İlk kurban...

İsmâil aleyhisselâm yedi yaşında iken bir gün babası İbrâhim aleyhisselâm ibâdet ettiği mihrâbda uyuyakalır. Enteresan bir rüyâ görmektedir!..



İslamiyette kurban ibadeti ne zaman nasıl başladı, bugün ve yarın, bunun üzerinde durmak istiyorum sevgili okuyucularım... İsmâil aleyhisselâm yedi yaşında iken bir gün babası İbrâhim aleyhisselâm ibâdet ettiği mihrâbda uyuyakaldı. Rüyâsında oğlu İsmâil ile otururken, bir melek gelip; “Ben, Allahü teâlânın elçisiyim. Allahü teâlâ, bu oğlunu kurban etmeni istiyor” dedi. İbrâhim aleyhisselâm korku ile uyandı. “Rüyâ Rahmânî midir, yoksa şeytânî midir?” diye tereddüt etti. O gün hep bu rüyâyı düşündü. Onun için bugüne “Terviye” denildi. İkinci gece aynı rüyâyı yine gördü. Rahmânî olduğunu anladı. Bu güne “Arefe” denildi. Üçüncü gece yine aynı rüyâyı gördü. Artık Hak teâlânın emri olduğuna şüphesi kalmadı. Hanımı Hâcer’in yanına gelerek, “Ey Hâcer, benim gözümün nûru oğlum İsmâil’i yıka, en iyi elbisesini giydir, saçını tara, onu dostuma götüreceğim” dedi. ŞEYTAN, FIRSAT KOLLUYORDU!.. Sonra; oğlu hazret-i İsmâil’i yanına alarak yola çıktı. O sırada şeytân, bir fırsatını bulup, yaşlı bir adam kıyâfetinde hazret-i İbrâhim’in hanımı Hâcer’in yanına geldi. Ona; “Babası, Allahü tealanın emri ile oğlun İsmail’i kurban etmek üzere götürdü” dedi. Hazret-i Hâcer; “Allahü teâlânın emrine uymak elbette lâzımdır. O’nun emrini, cân-ü gönülden kabûl ederiz” dedi. Şeytan ondan yüz bulamayınca, yine aynı kıyâfette hazret-i İsmâil’in yanına geldi ve ona da aynı şeyleri söyledi. İsmail aleyhisselam, “O emretti ise, cân-ü gönülden râzıyım” dedi. İsmâil aleyhisselâm, ihtiyar kılığındaki şeytandan sıkılmıştı. Bunun için babasına; “Bu ihtiyâr beni rahatsız ediyor, kalbime vesvese vermek istiyor” dedi. İbrâhim aleyhisselâm, “Taş at! Yanından uzaklaşsın!” buyurdu. İsmâil aleyhisselâm taş atarak şeytanı yanından uzaklaştırdı. Bu sırada Minâ’da olduklarından hacıların “şeytan taşlama”sı buradan kaldı. Şeytan rezîl olup geri döndü. Hazret-i İbrahim ve oğlu hazreti İsmail nihayet Buseyr Dağına vardılar. Hazret-i İbrâhim, oğluna dönüp; “Ey oğlum! Rüyâmda seni kurban etmem emredildi. Buna ne dersin?” dedi. İsmâil aleyhisselâm, “Babacığım! Hak teâlâ, beni boğazlamanı emretti mi?” diye sordu. Babasının, “Evet” demesi üzerine, Rabbinin emriyle kurban edileceğini, buna sabrederse Hak teâlânın rızâsına kavuşacağını anlayıp çok sevindi. Babası da, Onun bu sevincine sevindi: - Evlâdım! Seni boğazlayacağımı haber veriyorum, sen ise seviniyorsun! - Babacığım nasıl sevinmeyeyim. Benim tek arzum, Allahü teâlâya, O’nun rızâsı üzere kavuşmaktır. Nasıl emir almışsan onu yap... Babacığım, kesilmek acısı bir anlık olup, ona sabretmek kolaydır. Benim asıl tasam, senden dolayıdır. Çünkü kendi elinle oğlunu boğazlayacaksın. Ömrün boyunca unutamadığın gibi, evlat hasreti de ölünceye kadar senden gitmez. “SÖYLE, EY SAÂDETLİ OĞLUM!” - Babacığım, senin rızândan başka murâdım yoktur ve senin gibi babanın hakkını ödemek, saâdetimin sermâyesidir. Kaldı ki, bu işte, Allahü teâlânın rızâsı ve emri vardır. Eğer izin verirsen, size söyleyecek birkaç vasiyetim var. - Söyle, ey saâdetli oğlum. - Birincisi; bu ip ile elimi ve ayağımı kuvvetlice bağla ki, can acısı ile bir kusûr işlemeyeyim. İkincisi; mübârek eteğini topla ki, kanımdan sıçramasın. Üçüncüsü; bıçağı iyi bile ki, can vermek kolay olsun ve senin işin iyi görülsün. Dördüncüsü; bıçağı vururken yüzüme bakıp da babalık şefkatiyle emri geciktirme. Beşincisi; gömleğimi çıkarıp boğazla ki, kan bulaşmasın. Sonra o gömleği anneme götür ve benden selâm söyle. Benim kokumu bu gömlekten alsın, ağlamasın, teselli olsun. Benim için çok elem çekmesin. Ona; “Oğlun sana şefâ’atçi olarak Allahü teâlâya gitti. Kıyâmet gününde cenâb-ı Haktan senden başka bir şey istemez” de! Ümid edilir ki, Hak teâlâ benim bu isteğimi reddeylemez. Altıncı vasiyetim; her nerede benim yaşımda bir çocuk görürsen beni hatırla! (Devamı yarın) ..... Değerli okuyucularımızın bayramını tebrik eder, sağlık ve âfiyetler dilerim. Hassaten dualarınızı istirham ediyorum efendim...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT