BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Resulullahın hakkı...

Resulullahın hakkı...

Allahü teâlânın zâtını, sıfatlarını, razı olduğu ve beğenmediği şeyleri, Peygamberlerin aracılığı olmadan bilmek mümkün değildir, akıl bunda yeterli değildir. Bunun için ilâhî kitâblara, Peygamberlere ve onların getirdiklerine inanmak, hakîkî îmâna dâhil olmuştur.



Allahü teâlânın zâtını, sıfatlarını, razı olduğu ve beğenmediği şeyleri, Peygamberlerin aracılığı olmadan bilmek mümkün değildir, akıl bunda yeterli değildir. Bunun için ilâhî kitâblara, Peygamberlere ve onların getirdiklerine inanmak, hakîkî îmâna dâhil olmuştur. Resûlullah “sallallahi aleyhi ve sellem” Abdül Kays kabîlesinden gelenlere, “Bir olan Allaha îmân etmek nedir, biliyormusunuz?” buyurunca, onlar, Allah ve Resûlü daha iyi bilir dediler. Bunun üzerine Resûl-i ekrem efendimiz, “Allahtan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allahın Resûlü olduğuna şehâdet etmektir” buyurdu. Bu hadîs-i şerîfi bütün hadis âlimleri ittifakla bildirilmişlerdir. Resûlullaha itâ’at, Allahü teâlâya itâ’attir. Nitekim Allahü teâl⠓Resûle itâ’at eden kimse Allaha ita’at etmiştir” (Nisâ 80) buyurmuştur. Resulullaha muhabbet, Allaha muhabbet gibidir, hatta aynısıdır. Nitekim hadis-i şerifte, “Sizden birinizin imanı; beni, babasından, oğlundan ve bütün insanlardan daha çok sevmedikçe, imanı sahih olmaz” buyurulmuştur. Buradaki muhabbet, dini muhabbettir. Yani Onun büyüklüğüne ve itaat olunacağına inanmaktır. Kul, Resulullahı, bütün mahluklardan büyük bilmedikçe ve ona itaat etmedikçe iman etmiş sayılmaz. Muhammed aleyhisselâma tâm ve kusursuz tâbi olabilmek için, Onu tam ve kusursuz sevmek lâzımdır. Bunun alâmeti de, Onun düşmanlarını düşman bilmek, Onu beğenmeyenleri sevmemektir. Muhabbete müdâhene, yâni gevşeklik sığmaz. Âşıklar, sevgililerinin dîvânesi olup, onlara aykırı bir şey yapamaz. Aykırı gidenlerle uyuşamaz. İki zıt şeyin muhabbeti bir kalbde, bir arada yerleşemez. İki zıttan birini sevmek, diğerine düşmanlığı icap eder. Bu dünya nîmetleri geçicidir ve aldatıcıdır. Bugün senin ise, yarın başkasınındır. Âhırette ele girecekler ise sonsuzdur ve dünyada iken kazanılır. Bu birkaç günlük hayat, eğer dünya ve âhiretin en kıymetli insanı olan, Muhammed aleyhisselâma tâbi olarak geçirilirse, saadet-i ebediyye, sonsuz necât, kurtuluş umulur. Yoksa Ona tâbi olmadıkça, her şey, hiçtir. Ona uymadıkça, her yapılan hayır, iyilik, burada kalır, âhirette ele bir şey geçmez. > Tel: 0 212 - 454 38 21 www.mehmetoruc.com e-mail: mehmet.oruc@tg.com.tr
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT