BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Schuster komedisi!

Schuster komedisi!

Schuster‘in ne yapmak istediğini, nasıl oyun planı tasarladığını, kurduğu kadrodan ne beklediğini birilerinin bize izah etmesi gerekir...



Schuster‘in ne yapmak istediğini, nasıl oyun planı tasarladığını, kurduğu kadrodan ne beklediğini birilerinin bize izah etmesi gerekir... Bakınız, haddim olmayarak söylüyorum... 18 kişilik kadroda tam 13 tane savunma adamı olur mu? Sahaya çıkan 11 futbolcunun 7 tanesi savunmacı olur mu? Yedek kadro da bir tane olsun forvet bulunmaz mı? Nitekim Quaresma ilk yarının sonlarında sakatlanıp çıktıktan sonra yerine giren oyuncu sağ bek Erhan Güven... *** Kimse şu saatten sonra bize Schuster‘in kariyerini, geçmişini cilalayıp cilalayıp önümüze getirmesin... İddia ediyorum Alman hoca, son yıllarda Türkiye’ye gelmiş en kötü isimlerden birisi... Futbolu sadece hücum yönüyle görüp, sahadakilere onu uygulatmaya çalışan Schuster, bunun Beşiktaş’ta tutmayacağını dün gece bir kere daha gördü... Siyah-beyazlı takımın 16. dakikada yediği gole bakıp anlarsınız bunu... Beşiktaş Konya kalesine korner atıyor... Peter Grajciar abartısız 70 metre top sürüyor ve Cenk‘i avlıyor... Bir Allah’ın kulu o 70 metrede Konyasporlu futbolcuya dur diyemiyor... Bu nasıl hücum anlayışı? Bu nasıl gol düşüncesi? *** Konyaspor, Beşiktaş’ı yenmeye değil, sadece frenlemeye gelmişti İstanbul’a... 4 futbolcusunu, Nobre, Tabata, Ernst ve Aurelio‘nun önüne takoz olarak koyup, orta sahanın hakimiyetini ele geçirmeyi planlamıştı Ziya Doğan... Ve o plan tıkır tıkır işlerken, Kere‘nin kendi kalesine attığı gol Beşiktaş’ı birden havaya soktu... İlk yarı biterken Holosko‘nun golü ile de yelkenleri suya indirdi misafir ekip... Savunmacı bolluğunda yenilgiden beraberliğe giden yolun mimarı (!) olarak sakın ola ki Schuster‘i görmeyelim... Onun teknik direktörlüğü şu saatten sonra tartışmaya açılmıştır... Olan Beşiktaş’a oluyor ama adı yetiyor siyah-beyazlı takımın, o kadar... *** Fatih Tekke meselesinin, başlı başına bir fiyasko olduğu gerçeğini dün gece iyice anladık... Forvet yokluğunda Holosko‘dan, Tabata‘dan gol bekledi siyah-beyazlı takım... Boş kaleye topu nişanlayamayan kör atıcılar gibiydi bu ikisi... Tribünleri kahrettiler, güldürdüler kendilerine... Beşiktaş’ta oynamanın bu kadar kolay olduğunu biz de bilmiyorduk doğrusu... Bir takımda kenarlardan bir kere olsun tek orta gelmez mi? Koca Beşiktaş, sadece duran topların kısmetine mi sığınmalıydı? Bir defans bloğu, arkasına bu kadar rakip kaçırır mı? Bunları hep gördük dün gece... Neticeye bakarsak, Beşiktaş yine de bir puan aldı... Ama sakın ola ki, Schuster bu bir puanda bile, kendisine zerre kadar pay çıkarmasın... Ayıp olur sonra...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT