BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bu dünyada Kristina analar da var

Bu dünyada Kristina analar da var

Galiba Kristina’ydı adı... Onu Reha Muhtar’ın haber programında tanıdık.



Galiba Kristina’ydı adı... Onu Reha Muhtar’ın haber programında tanıdık. Polonyalı bir hayvansever. Sevgisi hayvanlara, özellikle köpeklere karşı analık derecesinde güçlü. Bir değil, iki değil yüzlerce başıboş köpeğin bakımını üstlenmiş, çoğu getirilip Kemerburgaz çöplüklerine bırakılmış köpekleri hayata döndürme savaşı veriyor. Geri planda kendini göstermeyen ve her ay köpekler için azımsanmayacak bir para ayıran İngiliz iş adamı var... Bu zat, köpeklerin barındırılması ve bakımı için bir yer tahsis etmiş. İşte insana yaraşan ancak insandan beklenen bir hayırseverlik örneği... İnsanın nankörü olur ama köpeğin nankörü, kadir bilmezi olmaz. Ben bunu tecrübelerimle biliyorum... Köpeğe bir defa yiyecek verip sırtını okşadınız mı, bir daha sizi unutmuyor. Yolda görse yanınıza gelip, önce sokulup kokluyor, sonra sevilmek için sürtünüp duruyor ya da sizi kucaklamak için üzerinize zıplıyor. Bu kadar güçlü bir sevgiyi hayvanlarda görmek beni düşündürüyor. Geçen gün bizim çocuk parkında çocuklarla birlikte top oynayan bir köpek gördüm. Topun peşisıra koşuyor, yakalayıp ağzıyla tutmaya çalışıyor, bir kaleci sıçrayışıyla havalanan topu tutuyordu. Çocuklara gelince onu ekiplerinin bir diğer ferdi olarak benimsemiş görünüyorlardı. En çok da çocukları seviyor köpekler... Okula giden öğrencilere eşlik etmeleri, oyun oynarlarken onların ayakları dibine kıvrılarak oyunu seyretmeleri şaşılası şey... Köpeklerin kaç yaşına gelirlerse gelsinler çocuksu bir dünya taşıdıklarını düşünüyorum. Bir ülkenin uygar bir ülke olup olmadığı şehirlerin görüntüsünden ve düzeninden belli olur, bir de insanlarının çevrelerindeki canlılara sevgi taşıyıp taşımamalarından... Semtinize ilçenize bir göz atın, hayvanları sahiplenmiş bir kurum, dernek var mı? Ya da insanlar onları korumak adına ne yapıyorlar? Şu bir gerçek ki, teknikte, ilimde Batıdan öğrendiklerimizin yanına bir zamanlar ceddimizde var olan ve sonradan kaybettiğimiz hayvan sevgisini de eklemek zorundayız. Bakın yine Show TV’nin verdiği bir habere göre, Karabük’teki hayvan bakım yerinde masrafları fazla diye köpekler üçer beşer öldürülüyormuş. İddia eden de belediyeden bir işçi... Toprağın neresini kazsanız bir köpek cesedi çıkıyor. Yetkililere gelince onlar kabullenmiyorlar bu olayı... Adı hayvan barınağı ama, eğer haber doğruysa hayvanları ortadan kaldırmaya yarıyor. Peki Kristina ne yapıyordu? Kemerburgaz’daki çöp yiyen, vücutları şerha şerha yaralı, kadidi çıkmış köpeklerin bir bölüğünün bakımını yaparken geri kalanları düşünüyordu. “Eğer imkanımız olsa bunlara ormanlık bir ortam verilse, geri kalanları da bu barınağa alır, tedavi eder, gerekenleri kısırlaştırır, böylece koruma altına alırdık” diyordu. Bir süre sonra ekranda yine Kristina’yı gördük. Barınaktaki köpeklere ormanlık alan bulunmuş. Çöplüğün öteki köpekleri de barınağa alınacaklarmış... Kristina ağlıyor. Sevincinden tabii... Ana yüreğine sığmamış sevinci. Biliyorum Kristina’nın gecesi gündüzü onlarla dolu. Düşlerinde de o zavallı köpekler geziniyor... Bazı insanların yaşama sebebi, başkalarını kurtarmak içindir. Kristina Nobeli hak ediyor.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT