BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Konyaspor mahalle takımı mı?..

Konyaspor mahalle takımı mı?..

Cumartesi gecesi Beşiktaş-Konyaspor maçını izledim.. Müsabaka bildiğiniz gibi 2-2 berabere bitti.. Gerçekten heyecan doluydu.. Beşiktaş topa daha fazla sahip olan takımdı.. Quaresma’nın erken sakatlanıp çıkması Beşiktaş’ın şanssızlığıydı.. Belki Portekizli sahada doksan dakika kalsaydı, Beşiktaş maçı kopartabilirdi..



Cumartesi gecesi Beşiktaş-Konyaspor maçını izledim.. Müsabaka bildiğiniz gibi 2-2 berabere bitti.. Gerçekten heyecan doluydu.. Beşiktaş topa daha fazla sahip olan takımdı.. Quaresma’nın erken sakatlanıp çıkması Beşiktaş’ın şanssızlığıydı.. Belki Portekizli sahada doksan dakika kalsaydı, Beşiktaş maçı kopartabilirdi.. Ancak başında çıktığı takımlarla son dört maçında İnönü’de Beşiktaş’a galibiyet tattırmayan Ziya Doğan faktörünü ve Konyaspor’lu futbolcuların direncini unutmamak gerekir.. Doksan dakika dalga dalga gelen Beşiktaş akınlarını savuşturmak ve gerek hazırlanış gerekse de yapılış bakımından 2 şık golü Beşiktaş ağlarına göndermek ve de bu işi İnönü stadyumu gibi atmosferi yüksek bir mekânda yapmak kolay değil.. Ki, Konyaspor maçı alabilirdi de.. Net pozisyonlardan yararlanamadılar.. Maç sonrasında birazcık Maraton programına takıldım.. Mustafa Denizli’nin söylediklerini duyunca zamanı israf etmemek için televizyonu kapattım. Denizli anlatıyor.. İyi de sanki biz başka bir maçı seyrettik.. Konyaspor’un emeğini bu kadar ıskalamak, koskoca bir şehrin takımını; “puan aldılar ama öylesine, bakmayın maçın skoruna, maçı kazanabilecek akıldan yoksundular” deyip hafife almak Denizli’nin haddi mi?.. Peter Grajciar isimli Slovak futbolcu, otobanda giden Ferrari araba misali 70 metre koşuyor.. Bu deparın 55 metresini topla yapıyor.. Kimse yakalayamıyor.. 4 Beşiktaşlının arasından sanki Scud füzesi gönderiyor Beşiktaş ağlarına.. Peki Beşiktaş’da rakiplerini hallaç pamuğu gibi atan Grajciar ayarı bir topçu gördünüz mü?.. Yine maç boyu sahada basmadık yer bırakmayan Hakan Aslantaş gibi körük ciğerli bir futbolcuya sahip miydi Beşiktaş?.. Kendi kalesine attığı gol sonrasında bile moralini bozmayan ve müsabaka boyu kademeyi gayet güzel uygulayan Burkina Faso’lu Muhammed Kere gibi ve Nobre’ye maç müddetince bir tek hava topu vermeyen Erdinç gibi defans elemanı var mıydı Beşiktaş’ta?.. Ya Kolombiyalı Montano?.. İkinci devre oyuna giren Tazemeta’yla birlikte Erdal Kılıçarslan’ı da aralarına alarak nasıl da aktılar Beşiktaş gerilerine.. Konyaspor, Denizli’nin söylediği kadar kötü oynamadı değerli okuyucularım!.. Eğer biraz becerikli olabilselerdi üç puanı kapıp giderlerdi.. Maroken koltuklara gömülüp televizyonlarda ahkâm kesmek iyi de, yıllarını futbol arenasında harcamış kişilerin sözlerine dikkat etmeleri gerekmez mi?.. Yılmaz Vural bir radyo pragramımda; “Sami Bey, futbol meçhul bir şey değil, hele deveye hendek atlatmak hiç değil” demişti.. Herkesin aklı var, gözü de var.. Ve pek çok kişi de futbolu duayen diye şişirilen balonlardan daha iyi biliyor.. O yüzden, peşin hükümlü olmadan adil yorumlarda bulunmak ve “Sezar’ın hakkını Sezar’a vermek” en olumlu tarzdır, diye düşünüyorum.. *** NOT: Lâlegül FM’de hazırlayıp sunduğumuz “Hayatın İçinden” programının bugünkü stüdyo misafiri, MÜSİAD 3. Dönem Genel Başkanı Dr. Ömer Bolat.. Saat:19.00.. www.lalegulfm.com
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT