BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Afganistan

Afganistan

Afganistan, NATO’nun Lizbon zirvesinde ele alındı. Zira NATO, çoğu Amerikalı, Afganistan’da 140.000 asker bulunduruyor. Bizim asker sayımız 1790. Fakat Tâlibân ile savaşa katılmıyoruz. Osmanlı ve Atatürk devirlerindeki gibi Afganistan’ın çağdaşlaşmasına, dünyaya uyum sağlamasına, ayağa kalkmasına yardım ediyoruz. Tâlibân da, birkaç olay dışında, bize sataşmıyor.



Afganistan, NATO’nun Lizbon zirvesinde ele alındı. Zira NATO, çoğu Amerikalı, Afganistan’da 140.000 asker bulunduruyor. Bizim asker sayımız 1790. Fakat Tâlibân ile savaşa katılmıyoruz. Osmanlı ve Atatürk devirlerindeki gibi Afganistan’ın çağdaşlaşmasına, dünyaya uyum sağlamasına, ayağa kalkmasına yardım ediyoruz. Tâlibân da, birkaç olay dışında, bize sataşmıyor. Başkan Obama, 2014 sonunda Afganistan’ı boşaltıp demokratik (?!) Afgan hükûmetine devredeceğini açıkladı. 2014 sonuna tam 4 yıl var. Bu müddet içinde çok şey yapılabilir. Buna rağmen, terör ve anarşiden arınmış normal bir hükûmete geçilebileceği şüphelidir. Ama NATO genel sekreteri Rasmussen (Afganistan’daki düşmanlarımız biz gidinceye kadar dayanacaklarını sanıyorlarsa yanılırlar) dedi. Tarihimizi öğrenmediğimiz için “Afganistan’dan bize ne?” diyenlerimiz var. Afganistan’ı asırlarca yönettiğimizi unuttuk. Hindistan’ı fethederek bu muazzam ülkeye İslâm dinini getiren Gazneli Sultan Mahmud, tıpkı Osman Gazi gibi Oğuzlar’ın Kayı boyu beylerindendi. Taht şehri Gazne, Afganistan’dadır. Timurlu Rönesansı denen muhteşem kültür dönemini yaşadığımız Herat da Afganistan’dadır. Câmî’ler, Nevâyî’ler, Merâğî’ler, Bihzâd’lar, Baysungur’lar, Baykara’lar Herât’ı ki, Fâtih-2. Bâyezid dönemlerimizi de etkilemiştir. Gene Timuroğulları’ndan Bâbür Şâh, Semerkand’dan sonraki başkentini Kâbil’de kurdu. Buradan hareketle Hindistan’ı fethetti, 1856’da İngilizler’in yıktığı tarihin en parlak imparatorluklarından birini kurdu. Bâbür, Türkçe edebiyatın nesir türünde en büyük şâheseri olan Bâbür-nâme‘yi Kâbil’de yazdı. Hindistan’da öldü ama vasiyetine uyularak Kâbil’e getirildi, bugünkü türbesine gömüldü. Afganistan’ın nasıl olup da dünyadan koptuğuna, Tâlibân gibi en ilkel bir yönetimin eline düştüğüne hayret edilir. Tâlibân, Farsça “İslâmî ilimlere tâlib medrese öğrencileri” anlamındadır. Bunları Amerika, Pakistan’da medreseler kurup çok para harcayarak yetiştirdi. Ruslar’ı Afganistan’dan kovacak mücâhidler sıfatıyla Afganistan’a saldı. Ne akıl değil mi? Bugün Afganistan, ekonomisi uyuşturucuya ham madde yetiştirmeye dayanan, Tâlibân ile iç savaş yapılan bir devlet. Milyonlarca Afgan, mülteci, İran ve Pakistan’da yaşıyor. Afgan, Fars, Türk (Özbek ve Türkmen) 3 kavimden oluştuğu için, millî bir hanedandan inen kral, birliği sağlayabiliyordu. Amerika, kralı Roma’dan getirdi ama tahtına oturtmayı akıl edemedi. Amerika, arkasında nasıl bir Irak bıraktı ise, Afganistan’da da aynı şey olacak gibi. Ama Türkiye, Afganistan’ı bırakmamalı...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT