BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > NATO, AB ve Rusya

NATO, AB ve Rusya

Lizbon Zirvesi’nin 2. günü Obama-Medvedev görüşmesi, vaktiyle Reagan-Gorbaçov mülâkatı derecesinde tarihin seyrini etkileyen sonuçlar verebilir. Tahminimiz budur. Fos çıkmak ihtimali zayıftır. Zira böyle bir ihtimal eşyanın tabiatına aykırıdır.



Lizbon Zirvesi’nin 2. günü Obama-Medvedev görüşmesi, vaktiyle Reagan-Gorbaçov mülâkatı derecesinde tarihin seyrini etkileyen sonuçlar verebilir. Tahminimiz budur. Fos çıkmak ihtimali zayıftır. Zira böyle bir ihtimal eşyanın tabiatına aykırıdır. Şundan dolayı aykırıdır: Ruslar, Batı veya Avrupa medeniyet, kültür ve sisteminin vazgeçilmez ve büyük parçalarından biridir. Komünizm illeti, bu medeniyet, kültür, sistemi 75 yıl kadar bölmüştür, o kadar. Ruslar, Batı medeniyetinde edebiyatın roman türünde dünya 1.’si, akademik dans (bale)de kezâ dünya 1.’si, musikide Avrupa 4.’südür. Bu örnekler bile yeterli ölçülerdir. Ancak Sovyetler, komünist yaftası altında en insanlık dışı metotlarla Rusların evrensel egemenliğini tecrübe etti. Bu tecrübe, insanlığa en büyük zararları verdi ve başarısızlıkla sonuçlandı. Lizbon zirvesinde, Sovyet uydusu Doğu Almanya’da fizik profesörlüğünden gelen Almanya şansölyesi Angela Merkel’in, Medvedev’e NATO’da iş birliği teklifi samimi idi, realist politika idi. Zira İkinci Cihan Harbi sonunda Almanya, dehşetli toprak kaybına uğradı. 500 ve 1000 yıllık ana vatan parçalarını yitirdi. Aynı büyüklükteki toprak kaybına yarım asır sonra (1945-1990) Rusya da uğradı. Rusya’nın 20 yıl önceki toprak kayıplarını telâfi etmek isteyebileceği çekincesi, bugün de var. Nitekim Sovyet tahakkümünden kurtulan Letonya ve Slovakya başkanları Lizbon zirvesinde Obama-Medvedev görüşmesinde Rus samimiyetinden şüphelerini açıkladılar. Aynı şüphe dolayısıyla AB ve NATO (ABD), üyelik kriterlerinin yanından bile geçmeyen bir sürü komünist devleti, üyeliğe alelacele kabûl etmişti. Rusya dış politikasında Medvedev’le Putin arasında fark bulunduğunu biliyoruz. Gerçek gücün Putin’de olduğu ve yeniden cumhurbaşkanı seçileceği de ortadadır. Acaba Putin, Rusya için, kayıpları telâfi konusunda bazı şeyler ister mi? Yoksa AB ve NATO üyesi olarak, en gelişmiş ülkeler arasında, çok cefa çeken milletini refaha kavuşturmayı mı yeğler? Rusya’nın (gelişmiş) değil, Türkiye gibi (gelişmekte) denen devletlerden sayıldığı malûmdur. Hâsılı coğrafya pozisyonu, hâlâ milletler federasyonu durumu, enerjideki ağırlığı, Çin’le toprak anlaşmazlığı, bilhassa 2. evrensel askerî güç olması bakımlarından Rusya’nın tutumu, dünya politikasını belirleyen faktörlerden biridir.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT