BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Devlet Bey’in seyir defteri

Devlet Bey’in seyir defteri

Kişiliği ve de izlediği politikalarla merkez sağ kütleye de güven telkin eden MHP lideri Devlet Bahçeli, bugünün görüntüsü ile geleceğin en güçlü Başbakan adayı. Bahçeli, aksiyoner ve hamasete hassas MHP camiasını, akıl ve çağın realiteleriyle kaynaştırarak kitleselliğe terfi ettiriyor.



Dün Genel Yayın Müdürümüz Kenan Akın’la beraber MHP lideri Dr. Devlet Bahçeli’nin misafiriydik. Başbakanlıktaki makamında görüştüğümüz MHP lideri ile sohbet mönümüz aktüel siyasi gündemdi. Ayrıntılarını haber sayfalarımızda okuyacağınız uzun sohbetimizdeki izlenimlerimizin özeti şu: 1) MHP lideri Bahçeli istikrarı Türkiye için hayati görüyor. 2) İstikrar için de Demirel’in yeniden seçilmesinin şart olduğunu hissettiriyor. 3) İstikrarın bir başka şartı da, hükümetin devamı. Bahçeli, Ecevit gibi mevcut hükümetin her hal ve şartta dönem sonuna kadar yürümesini arzuluyor. 4) MHP lideri FP’nin kapatılması ve bunun sonucu olarak Anayasa gereği 3 ay içinde yapılması zorunlu olan ara seçimi de istikrarı sabote edecek bir olay gibi değerlendiriyor. Ayrıca parti kapatmalarına da karşı çıkıyor. 5) Bahçeli, Cumhurbaşkanı Demirel’e dış dünyada ama özellikle de Türk dünyasında büyük bir ilgi olduğunu ifade ediyor. 6) MHP lideri, Demirel’in olmaması durumunda partisinin aday çıkaracağını ama kendisinini asla adaylığı düşünmediğini açıklıyor. 7) Devlet Bey anayasa değişikliği oylamasında partisinin bir fire bile vermeyeceğini söylüyor. 8) Bahçeli, 69 ve 86. maddelerin Cumhurbaşkanlığı ile ilgili Anayasa değişikliğine dahil edilmesine itiraz etimiyor. Tersine paket formülü destekliyor. DEMİREL PATRON OLUR 9) Üçlü paketle ilgili olarak ANAP lideri Mesut Yılmaz’ın açıklamalarını tatmin edici bulduğunu söylüyor. 10) MHP lideri seçilememesi durumunda Demirel’in siyaset dışında kalmayacağını ve dahası, kalmasının da doğru olmayacağını ifade ediyor. Bahçeli’ye göre Demirel siyasete dönerse MHP bundan olumsuz etkilenmez ancak başta DYP, merkez sağ etkilenir. (Devlet Bey burada açıktan ifade etmese de Demirel’in seçilememesi durumunda merkez sağ’ın patronu olacağını hissettiriyor.) 11) Devlet Bey PKK’nın siyasallaşma hedefine şiddetli bir tepki veriyor. 12) Ve Bahçeli MHP’nin yeni siyasi kulvar adresini bir kez daha “Merkezin ta kendisi” şeklinde ifade ediyor. Değerlendirmelerin özeti yorumlanmaya ihtiyaç duyulmayacak kadar açıktır. MHP lideri tereddütlere mahal bırakmayacak şekilde düşündüklerini net olarak ortaya koyuyor. DÜNDEN BUGÜNE Sohbetimizin özeti ve de izlenimlerimizi sunduktan sonra gelelim MHP ve lideri Devlet Bahçeli’nin hükümetin kurulduğundan bugüne var olan seyirlerine? Bazı çevreler -ki bunlar daha ziyade sağ’ın marjinal kesimleridir- MHP ve liderini teslimiyetçilik ve de ilkesizlikle suçluyor. Rahşan Ecevit’in malum demecinden Öcalan olayına kadar bir dizi olayı örnek gösteriyorlar. Hatta ve hatta DYP lideri Tansu Çiller bile ürkek-erkek tartışması bağlamında MHP’yi ürkek ilan ediyor. Peki ama hakikat bu mu? MHP iddia edildiği gibi kendini inkar edecek bir çizgiye mi geldi? Hayır kesinlikle öyle değil. MHP’ye bu tür eleştiriler kitlelerden değil, cemaat hüviyetli küçük gruplardan geliyor. DYP lideri Çiller de bunlardan etkilenip taban tutma bağlamında politika yapıyor. Ama açıklıkla söylemeliyiz ki bu politika tutmaz. Tansu Hanım aynı şeyi 28 Şubat sürecinde Refah ile paralel görünerek yapmıştı. Ancak 18 Nisan seçimlerinin sonucu bunun kabul görmediğini ortaya koydu. Bize göre MHP’nin ilkesizliği ya da renksizliği bahis konusu değildir. Bu eleştiriler küçük partiler sınıfından, zirvenin başına terfi eden ve oradaki yerini her geçen gün sağlamlaştıran bir parti için normaldir. Soruyorum MHP Rahşan Hanım’ın malum demecini mesele yapıp Fazilet misali dışlansaydı daha mı iyi olurdu? Böyle bir durumda Türkiye cepheleşmez miydi? Bazılarının işine cepheleşme geliyor olablir ama MHP doğru olanı yapmıştır. Aynı şekilde Öcalan olayında da akıllı yani devlet çizgisinde davranılmıştır. O olayda verilen bir taviz de yoktur. Tersine, hadiseye MHP sayesinde titizlik gelmiştir. Ha MHP her şeye de öyle boyun eğmiyor. İşte çifte standartlı af hadisesine takındığı tavır ortadadır. Bilinmesi gereken olay MHP’nin bu hükümete girmekle devleti tanımaya ve onu yönetmeye adım atmış olmasıdır. MHP bu hükümete girmekle ve mevcut uyumlu tavrını sürdürmekle kitleselliğe de terfi etmiştir. Dün MHP’ye güvenemeyen merkezdeki kitle, işte bu uyum ve uzlaşma nedeniyle MHP’yi bağrına basar durumuna gelmiştir. Hiç abartmıyoruz MHP bugün merkez seçmenin bile en ilgi duyduğu siyasi adrestir. Eğer bugün seçim yapılırsa da; birinciliğe en yakın parti MHP, Başbakanlığa en yakın isim de Devlet Bahçeli’dir. EMANETE SADAKAT Bugünün MHP’si dünün sadece aksiyonerliği çağrıştıran hamaset titizi bir parti değil, aynı zamanda çağın realitelerini de özümseyen, vizyonu keşfeden ve Türkiye’nin tamamına hitap eden siyasal adresi çizgilerini taşıyor. Doğrusu dr. Devlet Bahçeli merhum Türkeş’in emaneti olan siyasi mirası hedef etmiyor, tersine akılla onu daha da ötelere taşıyor. Hiç abartısız Devlet Bey’in bugünkü çizgisi eleştirinin tersine övgüleri hak edecek bir çizgidir. Düşünün aylar geçmesine rağmen Devlet Bey öküzün altında buzağı aramaya yeminli şanlı medyamıza tek ama tek bir olumsuz argüman vermiyor. Sadece bu bile lider olmanın en açık vesikasıdır. Velev ki partinin camiadan kitleselliğe taşınması ve soğukkanlılıkla uygulanan rasyonel politikalar da cabasıdır. Devlet Bey hamasi şiirlerdeki soyut kahramanlığa değil, somut eylem adımlarına taliptir. Doğrusu da budur. İşte rahmetli Atsız ve Türkeş olayı. Soyut Atsız somut Türkeş’i aşamamıştır. Kuşkusuz Devlet Bey’in başka başka yerlerde bulunan ülkücülere genel af ilan etmemesi gibi bazı eksiklikleri de yok değildir. Ancak artıların yekûnu Devlet Bey’in genel başkanlıktan liderliğe terfi ettiğinin de delilidir. Sonuç: MHP Devlet Bey’in akıllı yönetimi ile fevkalade iyi bir seyirdedir..
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT