BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > İnsanca muamele kaybettirmez

İnsanca muamele kaybettirmez

HADEP’li üç belediye başkanı tahliye edildi. Tahliye edilmekle kalmadılar, İçişleri Bakanı eski yerlerine de iade etti. Tutukevinden çıkan başkanlar, gövde gösterisi ile evlerine gittiler. Büyük kalabalıklar toplanmıştı. Aralarında her yaş ve cinsten insanlar vardı.



HADEP’li üç belediye başkanı tahliye edildi. Tahliye edilmekle kalmadılar, İçişleri Bakanı eski yerlerine de iade etti. Tutukevinden çıkan başkanlar, gövde gösterisi ile evlerine gittiler. Büyük kalabalıklar toplanmıştı. Aralarında her yaş ve cinsten insanlar vardı. Şimdi bu işten kim kârlı çıktı? Hiç kimse... Sadece başkanlar bir dahaki seçimlerde yerlerini garanti ettiler o kadar. Hadise sıradan değildir. Bir kere tutuklamadan sonra tahliyeye sıkça rastlanmaz. Olayın safhalarını birbirinden ayırmak lazım. Yargı tartışma dışıdır... Devlet, Diyarbakır, Siirt ve Bingöl illeri belediye başkanlarının PKK’nın politik kimlik kazanmasına dönük olarak batı başkentlerinde yaptıkları kesif temaslardan, oradaki konuşmalarından rahatsız oldu. Bunun sonucudur ki polis harekete geçti. Fakat polisin gözaltına alış şekli hiç kimse tarafından tasvip görmedi. Her ne olursa olsun onlar, bölgelerinde tanınan, bilinen ve seçmenin teveccühüne mazhar olmuş şahıslardır. Emniyet kendilerini daha nazik usullerle ifadeye çağırabilirdi. Hiçbir tebligat almamış, kaçıp-göçmemiş vatandaşları böylesine bir usulle nezarete sevk etmek hoş olmadı. Ardından nöbetçi mahkeme tevkiflerine karar verdi. Olabilir. Karar, bîtaraf ve bağımsız hakimin takdir hakkıdır. Bir tedbirdir. Mahkemenin tutuklama işlemi üzerine İçişleri Bakanı Sadettin Tantan da nezaret altındaki başkanları görevlerinden aldı. Bu hadiseler cereyan ederken yöre halkının sokak gösterileri hafızalarda bütün canlılığı ile durmaktadır. Konuya ilişkin olarak batı, rahatsızlığını dile getirdi. Batının, Hasan Celal Güzel ve benzer başka tasarruflar için görmezliği ve suskunluğu dolayısıyla çifte standardı malûm, meşhur ve şüphesiz ki belli maksatlara dönüktür. En dikkat çekici olan, AB ülkeleri misyon şeflerinin Ankara’da ivedi olarak toplanmalarıdır. Washington’a kadar uzanan başşehirler zincirinin işe soğuk bakıp tavır koyduklarını tahmin için müneccim olmaya hâcet yok. Dahası, yabancı misyonun Ankara’yı aşarak bölge ile direkt temasıdır. Belli ki baskılar sonucu vazifeye iade zorunluğu doğdu. Olmadı, bu bir prestij kaybıdır. Ve baştan aşağı hatalarla doludur. Ve tek mes’ulü de çilekeş polis değildir. Onu bilgilendirip, yönlendiren makam ve kaynaklar da sonuca ortaktır. Bölgede yumuşama yaşanırken birtakım mahallî yöneticiler suç işliyorsa; bu, daha ustaca, daha kazandırıcı, daha müşfik metodlarla önlenmeliydi. Elbette kanunlar önünde herkes eşit ve kimsenin suç işleme imtiyazı yoktur. Bir zamanlar üç-beş çapulcu diye küçümseyen mantık, bugün de mübalağalı bir telaş izlenimi veriyor... Tedavinin insandan insana, şartlarına göre şekli ayrıdır. Maalesef yangına benzin sıkılmıştır. Oysa uzun vadeli tedavi gerekiyor En önemlisi de müşterek tarafları ön plana çıkartmak. Reddi mümkün olmayan yüksek değerler iyice kaybolup gitmemeli.. İç meselemizi dış sahnelere taşımak ne kadar tehlikeli. Bu niçin yapıldı, ne umuldu ne bulundu? En azından görevden alma için muhakemenin neticesi beklenebilirdi. Bütün bunlarla kim ikna oldu? Sokaklarda anne-babasını polisin kovaladığı küçücük çocuklar, rüyalarında da o kâbusu yaşıyor, polis dahi vicdanen rahatsız oluyorsa en büyük eksiklik ikna unsurudur. Bölge insanı tabandan başlayarak ikna edilmeli. Kardeşlik eli uzatılmalı, suç işleyen bile kazanılmalı. Zor olan bu. Kalıcı olan da.. Yol da insana insanca muamele...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT