BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Milleti anlamak -1-

Milleti anlamak -1-

Demokratik idarenin vazgeçilmezleri siyasi partilerdir. Siyasi partiler güçlerini milletten alırlar. Varlık sebepleri millete hizmettir. Millet, kendisine yapılan hizmetlerden memnun ise, siyasi partinin devamına karar verir; aksi halde onu sandığa gömer. Altmış seneyi aşkın demokratik hayatımızda, bu durumun çeşitli örneklerine şahit olduk.



Demokratik idarenin vazgeçilmezleri siyasi partilerdir. Siyasi partiler güçlerini milletten alırlar. Varlık sebepleri millete hizmettir. Millet, kendisine yapılan hizmetlerden memnun ise, siyasi partinin devamına karar verir; aksi halde onu sandığa gömer. Altmış seneyi aşkın demokratik hayatımızda, bu durumun çeşitli örneklerine şahit olduk. Bizde asıl sıkıntı CHP’nin varlığı ve onun demokratik sisteme olan yaklaşımıdır. Tek parti ve değişmez genel başkan geleneğinden gelmesi ve en radikal uygulamalarını bile millete danışmadan, milletin olurunu almadan millete dayatması; kısaca, ‘millete rağmen’ bir idare tarzını benimsemesi onu demokrasinin çok uzağında bir yerlerde tutmuştur. Aradan bir asra yakın zaman geçmesine rağmen; ne kendi içinde ve ne de idare tarzında, demokrasiyi bir türlü içlerine sindirememektedir. Halbuki, milletin onu iktidardan uzaklaştırmasının ve bir daha iktidar yüzünün gösterilmemesinin yegane sebebi budur. Yani milleti anlamamak, millete tepeden bakmak, millete dayatmak; kısaca millete rağmen iş görmeye yeltenmektir. CHP kendi içinde de bu halin kavgasını veriyor. Statükonun temsilcileri ile değişimciler arasındaki bu kıyasıya kavganın temelleri 1930’lara, ‘Serbest Fırka’lara kadar gider. O günlerdeki iki deneme de; görülen tehlike (!) yüzünden akamete uğratılmıştı. Zira, o gün fırsat verilse, CHP sandığa gömülecekti. Nitekim, bu durum; verilen ilk fırsatta (1946 ve 1950) gerçekleşti. CHP’nin tarihî yanılgısı, kendisini iktidardan uzaklaştıran milletin bu halini iyi okuyamamasından kaynaklanıyor. Millet, partisini ve onun her kademedeki temsilcilerini kendi yanında istiyor; tepesinde değil! CHP, milletin değerlerinden kopuk bir yaşantının temsilcisi olduğundan, hiçbir yerde milletle yan yana gelemedi ve gelemiyor. Bu hal, evvelemirde ilmi (sosyolojiyi) inkârdır. CHP bununla yetinmeyip; milletle alay edercesine bir de sosyal demokrasiyi benimsediğini ileri sürdü. Halbuki gerçekte ne demokraside ve ne de milletin sosyal yapısında CHP yoktu. Nasıl olsun ki; milletin kadınlarının yüzde 70’inde baş örtüsü varken, CHP, üniversitede bile buna karşı tavır almayı siyaset bellemişti. (Bu konuya yarınki makalemizle devam edeceğiz. F.B.)
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT