BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Doğru ile yanlışın ortası olur mu?

Doğru ile yanlışın ortası olur mu?

SİZ hiç, “Migros’da büyük yolsuzluk” diye bir haber duydunuz mu? Veya: “Akbank’ta inanılmaz vurgun” “Özel Halk otobüslerinde kaynak israfı”



SİZ hiç, “Migros’da büyük yolsuzluk” diye bir haber duydunuz mu? Veya: “Akbank’ta inanılmaz vurgun” “Özel Halk otobüslerinde kaynak israfı” “İhlâs Holding’de yanlış tayinler” “Paşabahçe Cam’da haksız kazançlar” Böylesi haberlere bundan sonra da hasret kalacaksınız. Çünki; vurgun, rüşvet, israf, kayırma gibi çirkin ve bıktırıcı gelişmeler özel sektörde yaşanmaz. Bu sektör kendi içinde devamlı oto-kontrol halindedir. Başarılı olan yükselir, beceriksiz ve zayıf karakterler ayıklanır. * * * Dahası; özel sektörde yavaşlama, durma, günü kurtarma alışkanlığından söz edilemez. Her firma bir önceki yıldan daha kazançlı, daha verimli ve daha büyüyerek çıkmak zorundadır. Gazetelerin, radyo ve televizyonların diline sık sık düşen, milleti bezdiren kuruluşların tamamı sadece devlet güdümünde keyif çatanlar. Gün geçmez ki bir devlet bankasından, Ankara’ya bağlı turizm işletmelerinden, Sosyal Sigortalardan, Bağ-Kur’dan kötü kokular gelmesin. Peki, neden? Sebepler ortadadır. Devlete bağımlı kurumlarda hep onun bunun adamları ön saftadır. Ehliyet, beceri, çalışma ve başarı azmi yerine; Osman Bey’in hatırı var diye iş başına parti seyirticileri, dostlar, dâmâtlar, yeğenler, bal tutup parmak yalayanlar, kaytarıcılar getirilmiştir. * * * Hür teşebbüs ne kadar başarılı ise, Ankara gölgesindeki her işletme de o kadar yamuktur, tatsızdır, geleceksizdir. Ne diyor Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Yaşar Okuyan? “Dokuz aydır Türkiye’deki Sosyal Sigorta Hastanesi sayısını tespit ettiremiyorum. Miktarını Genel Müdürlük bile bilmiyor.” Acınası, fazla ayıplı, inadına komik bir durum. Sosyalizm heveslilerinin, karma ekonomicilerin kulakları çınlasın. * * * Ünlü fikir adamı Hayek’e sormuşlar: “Serbest piyasa düzenini de, sosyalizmi de sevmeyenler için bir orta yol bulunamaz mı?” Yani, karma ekonomiyi kastetmişler. Cevap çok enteresan: “Kuzum, hiç doğru ile yanlışın ortası olur mu?” Bizler seneler senesi işte bu “orta yol” peşlerinde koşuştuk. Piyasanın şu kadarı vatandaşa, kalanı da devlete kalsın. E, tabii kaybettik. Hâlâ kaybedip durmaktayız. * * * Peki, çâre?.. Çâre, yeryüzünün kabullendiği, kârlı çıktığı, serbest piyasa düzenine tam geçmektir. Para böyle kazanılır... Bir. İşsizliğe çâre budur... İki. Kaabileyetlere yol böyle açılır... Üç. Ülke böyle nefes alır... Dört. Her cins ayıp böyle önlenir... Beş. Dünya ile böyle yarışılır... Altı. Feraha böyle erişilir... Yedi. * * * Söyleyeceklerim bu kadar hâkim bey!
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT