BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Eşek şakası...

Eşek şakası...

Bugünlerde Kıbrıs’ta sıkça anlatılan bir olay... Gerçek-yalan bilmem ama şöyle anlatılır; Yaşlı adam, eşeğinin üzerinde karayolunda seyretmektedir. Bunu gören trafik polisleri adama takılmak isterler ve onu durdururlar...



Bugünlerde Kıbrıs’ta sıkça anlatılan bir olay... Gerçek-yalan bilmem ama şöyle anlatılır; Yaşlı adam, eşeğinin üzerinde karayolunda seyretmektedir. Bunu gören trafik polisleri adama takılmak isterler ve onu durdururlar; -Be amca, neçin dakman golani?... (Golan: Emniyet kemeri) “-Dakmam be işte...” -E bak gördün mü, şimdi ceza keseceyik. “-Kes bakalım ne keseceysan da gidecem; acele işim var. -Peki amca, cezayı sana yazalım yoğsam eşeğe?... “-?...” -Yani cezayı sana yazarsak 5 milyon ödeycen, eşeğe yazarsak 3 milyon ödeycen. “-Bana kes o zaman.” -Be amca, anlaman?.. Cezayı sana yazarsak 5 milyon ödeycen, eşeğe yazarsak 3 milyon... “-Ey tamam işte; kes bana...” -Be amca necin fazla para ödemek isten?... “-Be oğlum, lazım eşeğin sicili temiz olsun; polis yazdiracam gendini...” Futbolcu bedduaları... “Hastayım” diye izin aldığın gün maça gidesin, televizyon seni yakından göstere, işinden olasın... Hem de takımın o maçta 5 yiye... * Koyu Fenerli olasın, Ural gibi Amerika’da yaşayasın... Hem kahrolasın, hem de elinden bir şey gelmeye... * Tribünde Ali Şen’in yanında oturasın, puro dumanından zehirlenesin... * Ya da İlhan Cavcav’ın yanına düşesin ve maç boyunca “Cak... Cak...” diye sakız çiğneme sesine uyuz olasın... * Maç başlarken elektrikler kesile, başlama düdüğünü bile duyamayasın... Biter bitmez gele... Bitiş düdüğünü de duyamayasın... * Sana hiçbir şey demiyorum; Fener taraftarı olasın... Erkekler & Kadınlar “Sen kadınlar hakkında atıp-tutmaya devam et... Ama bizi sizden ayıran özelliklere de bir bak” diyor gelen mail; -Kişiliğimiz kullandığımız arabanın beygir gücü ile doğru orantılı olarak değişmiyor... -”Damsız girilmez” bize bir şey ifade etmiyor... -Meslek grubunda “Ev kadını” diye kebap bir seçenek var... -Birinden hoşlansak bile “İlk adımı atma kâbusu”ndan muafız... -Evet, gelinlik 200 dolar, smokin ise 100 dolar... Ve her ikisini de sevgili damat alıyor... -Kısa boy mu?... Eee topuklu ayakkabılar ne güne duruyor?... -Yaşımız ne olursa olsun uçan balon taşıyabilir, pamuk helva ve elma şekeri yiyebiliriz... -Her sabah traş olmak zorunda değiliz... -Silah... Hiç iki kızın silahla oynarken birbirini vurduğunu duydunuz mu?... -Giysilerimizden o gün öğle yemeğinde ne yediğimiz anlaşılmaz... -Saçlarımızı boyayabiliriz... 20 yaşında bile... -Kol saatimizin aynı zamanda hesap makinesi, takometre, barometre, termometre ve radyo olması gerekmiyor... -Özel günleri parmağımıza kırmızı iplik bağlamadan da hatırlayabiliyoruz... -”Kaaaaave”ye gitmiyoruz... -Futbol mu?... Bizim tuttuğumuz takım genelde kaybetmez... -Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır... -Çirkin kadın yoktur... (ahu—ozsan@yahoo.com) Fatih Ürek’in ajandası * Beni alana Aydın’ı bedava vereceklermiş F.Bahçe’ye... Yardımcı antrenör yapılacak... * Fener’de herkes “milli” olmuş, ben olmadım mahzuru var mı?... * Eski maçları seyret, hataları bul... Hangi forma ile çıkıldığında yenilgi alınmış?... * Patates reklamı ve Dinarsu Bayan Futbol Takımı’nın teklifi askıya alınacak... TEMEL’İN YERİ Temel’le Dursun zenciymiş... Bir gün kasabada dolaşırken, “Zenciler 10 milyara beyazlatılır” diye bir tabela görmüşler... Temel heyecanla; -13 milyarım var, ben hemen gidip beyazlayacağım... “-Bekle Temel, benim de 7 milyarım var, sen beyazladıktan sonra 3 milyar borç verirsen ben de beyazlarım...” Temel, “Tamam” demiş ve dükkana girmiş... 10 dakika sonra beyazlamış bir şekilde dışarı çıkmış... -Temel harika olmuşsun; hadi 3 milyar borç ver... “-Hadi ordan piz zenci...” BİZİMKİLER * Bedelli Tahir’in askerlik anıları bitmedi... 18 ay yapmadığına şükrettik... * Ulaştırmadan Osman’ın dördüncü ayakkabıları da çalındı... Osman da kapısına “Hırsız Abi üst kat daha zengin” diye not bırakmış... Hırsız cevap yazmış, “Sıra ona da gelecek”... * Engin Abi arabasını satıp borsaya girdi... Otobüsle gidip-gelmeyi, “İnsanın özüne dönmesi kadar güzel bir şey yok” diye değerlendirdi... * “Tüyo sormayın” dedik arkadaşlar, ayıp oluyor ama... Özcan Abi’ye de sormayın... Ramazan Abi sen de sorma... * Oyuncaklardan vazgeçtim, masamdaki bardağı getirin... (Hediyeydi) * Alişirin Abi’yi servisin yaptığı maçlarda oynamamaya razı ettik. Önümüzdeki hafta gelmeyecek.. İnşallah... Bugün mutlu olacağım... Bugün herşeyi olduğu gibi kabul edip, onları değiştirmek için savaşmayacağım... Bugün kendime bakacağım, canımı acıtmayacağım... Bugün beynimi çalıştıracağım... Birşeyler öğreneceğim, tembellik etmeyeceğim, beni akıllandıracak şeyler okuyacağım... Bugün vicdanım için iki şey yapacağım... Birincisi, birine farkettirmeden iyilik yapacağım... İkincisi çoktandır ertelediğim bir işi halledeceğim... Bugün olumlu olacağım... Güzel giyineceğim... Kibar olacağım... Taktir edeceğim... Kimseyi eleştirmeyeceğim ve ukalalık yapmayacağım... Bugün kendime bir plan yapacağım ve neyi ne zaman yapmak istediğimi yazacağım... Bugün kendime yarım saat ayıracağım ve rahatlayıp güzel şeyler düşüneceğim... Bugün hiç korkmayacağım... Hele mutlu olmaktan hiç korkmayacağım... İnsanların beni sevdiğinden şüphe duymayacağım... Bugün mutlu olacağım... HAFTANIN HATIRLATMASI “Düşüncelerini tam ve yerinde kelimelerle ifade edemeyen, yanlış tartılarla tam iş görmeye çalışan satıcıya benzer...” (Goethe)
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT