BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Siz hâlâ sigarayı bırakmadınız mı?

Siz hâlâ sigarayı bırakmadınız mı?

Memnuniyetle belirteyim ki, kansere karşı hemen her gün yeni bir ilaç bulunuyor; ya da ışık tedavisinde farklı yöntemler geliştiriliyor. Misal, akciğer kanseri. Şayet, kanser başka organlara henüz yayılmamış ve göğüs içinde sınırlı kalmışsa, ne kadar büyük olursa olsun kemoterapi ve radyoterapi desteğiyle cerrahi tedavi mümkün oluyor ve tabii hastaların büyük bir çoğunluğu kurtarılıyor.



Memnuniyetle belirteyim ki, kansere karşı hemen her gün yeni bir ilaç bulunuyor; ya da ışık tedavisinde farklı yöntemler geliştiriliyor. Misal, akciğer kanseri. Şayet, kanser başka organlara henüz yayılmamış ve göğüs içinde sınırlı kalmışsa, ne kadar büyük olursa olsun kemoterapi ve radyoterapi desteğiyle cerrahi tedavi mümkün oluyor ve tabii hastaların büyük bir çoğunluğu kurtarılıyor. Yeni teknoloji sayesinde, akciğer tümörünün yeri çok daha iyi belirlenebiliyor artık. Bu da o bölgeye lokal tedavi uygulanması demek anlamına geliyor ki; böylelikle, hem hasta korunuyor hem organ. Hakeza ilaç. Gün geçmiyor ki, yeni bir ilaç bulunmasın veya geliştirilmesin. Ancak, her ilaç her hastaya iyi gelmiyor! Antalya’da gerçekleştirilen “Ulusal Akciğer Kongresi”nde bütün bu değişiklikler gözden geçirildi. Ortaya çıkan sonucu kısaca şöyle özetleyebiliriz: Cerrahi ilaç tedavisi ve ışık tedavisi uygulamalarında önemli gelişmelerin olduğu kesin. De... kesin olmayan bir şey daha var: Bunların hiçbirisi tek başına yeterli değil! Kanser kolay fark edilmiyor bir kere. Kişi, diğer hastalıklarda olduğu gibi “Benim şöyle bir şikâyetim var” diye gelmiyor doktora. Kanser tespit edildiğinde ise genellikle iş işten geçmiş oluyor. Erken teşhis oldukça zor. Hastalığın üçte ikisi maalesef ileri evrede tespit ediliyor. Düşük doz akciğer tomografisi ile erken teşhis mümkün mesela. ABD’de kanserden ölüm sayısında çok önemli düşüşler de yaşandı ama burası Türkiye. Yok öyle! Evet, tomografik tarama ile erken teşhis konulabiliyor ama şöyle de bir riski var bu işin: Tomografi, minik nodülleri de gösteriyor ve bu nodüller iyi huylu da olabiliyor, çocukluk çağında geçirilen enfeksiyon nedeniyle de oluşmuş olabiliyor. Kanserden şüphelenen tabip ister istemez “biyopsi” diyor. Bazen ameliyata kadar gidiyor bu tavsiye. Gereksiz operasyon! Gereksiz masraf! Hasılı kelam, Türkiye’de pek işe yaramıyor bu yöntem. Çünkü, çocukluğunda zatürre ve tüberküloz enfeksiyonu geçirmeyen kişi neredeyse yok gibi bu ülkede! Dolayısıyla, geriye bir tek yol kalıyor; korunmak. Kansere bağlı ölümlerin ana nedeni tütün mamulleri. Yani sigara! Sigaradan uzak durmadan korunma mümkün olmuyor! Türk Akciğer Kanseri Derneği Başkanı Prof. Dr. Nezih Özdemir, Hükümet’in yürürlüğe soktuğu “Dumansız Hava Sahası” projesini bütünüyle desteklediklerini söyledi. Özdemir’e hak vermemek mümkün mü? 2005 yılında dünyada tütünden hayatını kaybeden insan sayısı 5 milyon 400 bin. Bunun 1 milyon 500 bini kanser ölümü! Ülkemizde de 100 bin kişi sigaraya bağlı kanserden öldü. Önümüzdeki 25 yıl içinde 5 milyon Türk vatandaşının bu yüzden öleceği ve sigara ile ilgili hastalıkların tedavisi maksadıyla 1 trilyon 500 milyar TL harcanacağı tahmin ediliyor. Sigara illetinden uzak durmaktan başka çare yok. İstatistikler, uygulanan yasakların sigara tüketimini önemli oranda azalttığını gösteriyor. Ancak, bu mesele sadece yasakla çözülecek bir mesele değil. Vatandaşın spora ve tabiatla iç içe yaşamaya da özendirilmesi lazım. Temiz çevre şart yani.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT