BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir türlü aklım ermedi!..

Bir türlü aklım ermedi!..

Son senelerde Türkiye’de yaşananlara bir türlü aklım ermiyor, eremiyor. Mutlaka siz kıymetli okuyucularımın aklı eriyordur diye konuyu sizinle paylaşmak istedim...



Son senelerde Türkiye’de yaşananlara bir türlü aklım ermiyor, eremiyor. Mutlaka siz kıymetli okuyucularımın aklı eriyordur diye konuyu sizinle paylaşmak istedim... Çok uzak tarihlerden bahsetmeyeceğim. Yokluk ve kıtlıktan kefen bezi bulunamayan, rahmetli babamın 4 kişilik ailemizi açlıktan kurtarmak için, köye göçtüğümüz günler çok uzaklarda kaldı. 1977’lerde kahvaltılık margarin ve çiçek yağı, tüp gaz karaborsa ve kuyruklarında geçen günlerim, Margarin fb. Müdürlüğüne, bir müessese amiri olarak yazdığım “personel ihtiyacı olarak 24’lü iki kutu margarini bedeli mukabili tahsis etmenizi arz ederim” altında kırmızı T.C. mühürlü yazımı hiç unutamadım... Kok kömürü karneleri geride kaldı. 1979’da zamanın başbakanının “70 sente muhtacız” veya “Mazot vardı da ben mi içtim” yakınma beyanatları da unutulmadı. O dönemler Türkiye’nin ihracatı 6 milyar dolar. Yine Türkiye’nin akaryakıt ithalatı da 6 milyar dolar. 12 ay Türkiye’nin emeğini akaryakıt alıp götürüyor. IMF ise hayatta kalmak için tek güvencemiz. Şimdi Türkiye’nin muhtelif devlet insanlarına yardımını boynu bükük bekleyenlere göre, biz IMF kapısında daha ümitsiz ve teslimiyet içindeydik. Sahi bu yokluklardan sonra ülkemize ne oldu da, birdenbire yıllık ihracat 130 milyar dolara yükseldi. Doğalgaz gideri de büyük bir masraf kalemi olarak eklendi. Türkiye altın veya Bizans gömüleri mi buldu. Yook. Türkiye’deki yardım deneklerinin son kurban bayramı ayni ve nakdi DIŞ yardımları milyarlarca doları buluyor. Dinine-diline bakılmadan yapılan felaket yardımları da bir o kadar. Ayrıca ihtiyacı olan devletlere, devletimizin hibe ve borç yardımları da cabası. Sahi ne oldu Türkiye’de? Günlerdir düşünüyorum. Dostlarımla paylaşıyorum. Ekonomi ve işletme kurallarının terazisine vuruyorum. Yok yok. Bir şey var ama ne? Laiklik prensiplerine zarar vermeden: Son senelerde devletimiz,ve insanımızın, sömürgeci-liğin prensiplerini parçalayıp, kim olursa olsun yaratılanlara, dünyalık ivaz ve karşılık belemeksizin yaptığı yardımları, dolayısıyla edilen dualarla Türkiye’de yokluklar yaşamıyoruz desem isabetli olur mu!.. Bu konuda okurlarımın acil yardımını bekliyorum. Bari sizler de bana böylece yardım edin...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT