BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Eker’den Mersinliye müjde

Eker’den Mersinliye müjde

Mersin geçen hafta “Narenciye Festivali” ile coştu. Nasıl coşmasın ki, bölgenin en önemli geçim kaynaklarından biri olan “narenciye” masaya yatırıldı ve ekimden - verimliliğe, ilaçlamadan - pazarlamaya, ambalajlamadan - ihracata ne varsa hepsi konuşulup bir karara bağlandı.



Mersin geçen hafta “Narenciye Festivali” ile coştu. Nasıl coşmasın ki, bölgenin en önemli geçim kaynaklarından biri olan “narenciye” masaya yatırıldı ve ekimden - verimliliğe, ilaçlamadan - pazarlamaya, ambalajlamadan - ihracata ne varsa hepsi konuşulup bir karara bağlandı. Festival demek; şenlik demektir bir yerde. Hele de Mersin’deyse ve üstüne üstlük tarımla ilgiliyse, şölene dönüşür o festival. Nitekim öyle de oldu. 10 ülkeden gelen 50 gösteri grubu Mersin sokaklarını karnavala çevirdi. Aynı zamanda bir ilk de gerçekleştirildi Narenciye Festivali’nde. 70 ton narenciye kullanılarak; çeşitli objelerin dev maketleri yapıldı ve korteje katıldı traktörlerin çektiği bu maketler. Zürafadan kaplumbağaya, yel değirmeninden mantara kadar her bir obje vardı. Bir tarafta caddeleri dolduran Mersinli festivalin sıcak atmosferinde coşup eğleniyordu. Bir tarafta da başta Mersin Valisi Hasan Basri Güzeloğlu olmak üzere tüm oda ve birlik başkanları ile STK yetkilileri Tarım Bakanı Mehdi Eker’i bekliyorlardı, heyecanla. Daha doğrusu onun vereceği önemli bir haberi bekliyorlardı. Eker de fazla gecikmeden verdi bu müjdeyi. “Tarım Teknoparkı ile ilgili tahsis tamam.” Esas şenlik işte bu müjdeden sonra başladı. Mersin Valisi Güzeloğlu ve sivil toplum örgütleri Mersin Tarım Teknoparkı’nın faaliyete geçmesi hususunda çok gayret göstermişlerdi. Kapı kapı dolaşıp bu teknoparkın Mersin, hatta Türkiye için ne kadar önemli olduğunu anlatmışlardı. O emeğin semeresiydi Eker’in verdiği müjde. Türkiye’deki narenciye üretiminin yüzde 30’u Mersin’e aittir. Ürün bazında bakıldığında ise limon başköşede yer alır; yüzde 70. Portakal üretiminde ise yüzde 20 paya sahip Mersin. Mersin’de sadece narenciye yetişmiyor tabii. Domates, yer fıstığı, muz, susam, çilek de var. Hem de her birisi iddialı ürün bunların. Hâl böyle iken, tarım sektörü ciddi handikaplar yaşıyor bölgede. Kimi ürün, tohum nedeniyle dışa bağımlı, kimi fidan yönünden. Teknopark sayesinde tohum ve fidan problem olmaktan çıkıyor her şeyden önce. Erdemli ilçesindeki ALATA - Bahçe Kültürü ve Araştırma Enstitüsü bazı bitkilerin tohum ve fide ıslahını yaptı ve bölge şartlarına uygun üretim gerçekleştirdi. Şimdi daha da aktif hale geliyor bu enstitü. Ayrıca, Tarsus’ta da açılıyor bir yenisi. Dolayısıyla, Mersin ili bundan sonra yaptığı tarımı daha verimli yapma ve dolayısıyla, verdiği emeğin karşılığı alma sürecine giriyor. Mersin’de sürdürülebilir tarım dönemi başlıyor yani. De... benim esas dikkat çekmek istediğim husus daha başka. Bir şehrin her şeyi olabilir ama bunlar o şehri marka yapmaya yetmez. Bir şehrin marka olabilmesi ancak ve ancak o şehrin ortak akla sahip olmasıyla mümkündür. Mersin, işte o ortak akla sahip. Vali Hasan Basri Güzeloğlu, Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir, Belediye Başkanı Macit Özcan, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Şerafettin Aşut... üniversite, milletvekilleri ve ilçe belediye başkanları... hepsi ama hepsi Mersin için çalışıyor. El ele, gönül gönüle.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT