BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kahveniz nasıl olsun?

Kahveniz nasıl olsun?

İnternet’in ne mânâya geldiğini herkes gayet iyi bir şekilde anlamış olmalı. Gizli belgelerin ortalıkta savrulması öyle günler aylar almıyor artık. Bunun için saniyeler yeterli. Bizim köşe bu işin siyasete etkilerini ele almayacak, çünkü diğer bütün köşeler ve sayfalar ‘atmaca’ gibi saldırdılar olaya. Eh, haksız da sayılmazlar.



İnternet’in ne mânâya geldiğini herkes gayet iyi bir şekilde anlamış olmalı. Gizli belgelerin ortalıkta savrulması öyle günler aylar almıyor artık. Bunun için saniyeler yeterli. Bizim köşe bu işin siyasete etkilerini ele almayacak, çünkü diğer bütün köşeler ve sayfalar ‘atmaca’ gibi saldırdılar olaya. Eh, haksız da sayılmazlar. Oturduğun yerden bir tıkla çekiştirecek bir sürü bilgi ve belge. Daha ne olsun? Onlara kolay gelsin diyelim ve biz ‘İşimiz’e bakalım. Görülüyor ki insanoğlu gerçekten minicik bir köyde yaşadığı çağlarda olduğu kadar birbirinden haberdar ve birbirine yakın. Bu değişim bugüne kadar yaşanan değişimlerden daha şiddetli ve etkili. Eğer bir şirketi, kurumu, örgütü yönetmek durumunda iseniz bu değişimin ortaya koyduğu yeni şartlara göre yönetim tarzınızı sorgulamak, yenilemek durumundasınız. Bu değişimin şirketleri ilgilendiren en önemli yönü ‘Müşteri’ kavramında ortaya çıkmıştır. Artık dünyada herkes nerede, neyin üretildiğini takip edebilme; dolayısıyla çok geniş bir seçme imkânına sahip olmuştur. Japon Kenichi Ohmae’nin deyişiyle ‘Görünmeyen Kıta’ da iş imkânları bütün şirketleri beklemektedir. Kim olursanız olun, ne üretirseniz üretin, ne hizmet sunarsanız sunun bunu ‘@’ işaretiyle simgelenen ‘Görünmez Kıta’ya sunma imkânınız var. Bu öyle çok zor bir iş de değil, iyi hazırlanmış ve devamlı güncellenen bir ‘internet sitesi’ ile yeni ortaya çıkan ‘altıncı kıta’da özgürce at koşturabilirsiniz. Bunun için bundan önceki iş yapma ve yönetme tarzlarınızı ve iş süreçlerinizi sorgulamanız gerek. İşte burada bu yeni kıtanın gençleri ile iyi geçinmeniz gerekiyor. Onları eskiden yaptığınız gibi ‘hafife alır, onlara danışmayı gereksiz’ görmeyi sürdürürseniz bu yeni kıtada yolunuzu bulmanız zor olur. Bakınız bundan bin dört yüz yıl önce Hazret-i Ali Efendimiz ne buyuruyor: ‘Çocuklarınızla yedi yaşına kadar oyun oynayın, on beş yaşına kadar onlarla arkadaş olun, on beşinden sonra onlara danışın!..’ Değişimle baş etmekte bundan güzel bir tavsiye olabilir mi? Hadi şimdi etrafınızdaki gençlerle oturup bir ‘kahve’ için ve onlarla son günlerde olan bitenle ilgili koyu bir sohbete dalın. Afiyet olsun!
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT