BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Herkes ileri biz geri!

Herkes ileri biz geri!

Dünya üzerindeki demokrasilerle bizi bir kıyaslayın bakalım; göreceğiniz şey onların her daim ileri gidip demokrasilerini daha da geliştirdiklerini, bizim ise, yerinde saymak şöyle dursun daha da geri gittiğimizden başka bir şey değildir.



Dünya üzerindeki demokrasilerle bizi bir kıyaslayın bakalım; göreceğiniz şey onların her daim ileri gidip demokrasilerini daha da geliştirdiklerini, bizim ise, yerinde saymak şöyle dursun daha da geri gittiğimizden başka bir şey değildir. Şu hale bakın; 1960 anayasası 1924 anayasasından daha geri; 82 anayasası ise hepsinden geridir. Dünya nereye gidiyor; biz nereye? Kim demiş, bu toplum bunları hak ediyor diye? Böyle söyleyen yok mu; elbette var ama, inanın bunlar toplumun fersah fersah gerisinde. Milli Eğitim eski bakanlarımızdan Kahramanmaraş milletvekili Mehmet Sağlam, Meclis’in gündeminden bir maddeyi işaretleyerek bana gösterdi. Bu maddede; Irak Savunma Bakanlığı ile Türkiye Genelkurmay Başkanlığı arasında bir mutabakattan söz edilmekte idi. Irak’ın demokrasisi daha dün teşekkül ettirildi; henüz emekleme devresinde bile değil. ABD, oraya böyle bir demokrasiyi ön görürken biz, kendimize bundan daha geri bir demokrasiyi reva görüyoruz. Bizim Milli Savunma Bakanlığımızın esamisi bile okunmuyor. Bizde Cumhuriyet altı temel (CHP’nin 6 oku) üzerine bina edildi; bu altı umdenin içerisinde demokrasi yoktur. Düşünebiliyor musunuz; 1924 anayasasında demokrasi yok; böyle olduğu halde, içinde demokrasi olduğunu iddia eden 1960 ve 82 anayasalarından daha ileride! Ne bakımdan? 1924 anayasasını yapanlar, hiç değilse demokrat olduklarını söyleyerek bir açmazın içine düşmediler. 60 ve 82 anayasaları ise, milletin gözünün içine baka baka yalan söylüyor; demokratik olduklarını ileri sürüyor ancak, vesayetin adını demokrasi koyduklarını bir türlü itiraf etmediler ve el an da etmiyorlar. Etmedikleri gibi, o vesayetin üzerine titriyorlar. Görünen o ki; askeri ve sivil hiçbir vasi konumunu kaptırmak istemiyor ve direniyor. Bu denli bir ucube demokrasi anlayışı ve tatbikatı ile nereye gidebiliriz? Dünyaya bu halimizi nasıl anlatabiliriz? AB, bize fasıl açmıyor diye ‘çifte standart’ arıyoruz! Onların arayışlarıyla, bizim anlayış ve tatbikatlarımız örtüşüyorsa; yalnızca onlar mı haksız olur?! Bu garip halimizle; sütten çıkmış ak kaşık olduğumuzu söyleyemeyiz herhalde!
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT