BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Türkiye’den WikiLeaks’e hodri meydan!

Türkiye’den WikiLeaks’e hodri meydan!

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, WikiLeaks’e meydan okudu ve “Hepsi yayınlanabilir. İlkeli dış politika izliyoruz. İlişkilerimizde ikili dil kullanmıyoruz. Tahran’da bir şey, New York’ta başka bir şey söylemedik. Arşivlerimizi açmaya hazırız“ dedi.



Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, WikiLeaks’e meydan okudu ve “Hepsi yayınlanabilir. İlkeli dış politika izliyoruz. İlişkilerimizde ikili dil kullanmıyoruz. Tahran’da bir şey, New York’ta başka bir şey söylemedik. Arşivlerimizi açmaya hazırız“ dedi. Bu sözler, Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Lideri Mesut Barzani’nin, Ekim 2009’da Erbil’de Türk heyetine söylediklerini öne çıkardı. Barzani, “Türkiye zor günlerimizde hep yanımızda oldu. Saddam Hüseyin’in devrilmesinin ardından devletin bazı gizli belgeleri elimize geçti. Belgelerde, Türk yetkilileri bize ne söyledilerse, aynı şeyleri Irak yöneticilerine de söylediğini gördük. Bizi hiç kandırmamışsınız. Ama dost görünen bazı ülkelerin gerçek yüzünü de bu belgelerde gördük“ demişti. Barzani’nin itirafı ile Türkiye’nin diplomatik ilişkilerdeki samimiyeti tescillenmişti. Acaba kaç ülke Türkiye gibi meydan okuyabilecek? Merakla bekliyoruz. İsrail, İngiltere ve ABD neden yok? WikiLeaks’in “gerçek şovu“ henüz başlamadı. Çünkü internet sitesinin patronu Julian Assange’ın, “içerik iyi anlaşılsın ve tartışılsın diye belgeleri yavaş yavaş yayınlayacağız“ vurgusu önemli. Belli ki, turpun büyüğü heybede. ABD, İngiltere ve İsrail’le ilgili stratejik belgeler de dört gözle bekleniyor. Aksi takdirde site, “psikolojik harekât” yapmakla suçlanacak. Belgelerin içeriği, eski Alman Başbakanı Otto Von Bismarck’ın, “Sosis imalatı ve siyasi pazarlıklar kamuoyu önünde yapılmaz. Çünkü ikisi de mide bulandırır“ sözlerini hatırlatıyor. Bakalım işin sonu nereye varacak? Tarihî anekdotlar Diplomatik yazışmalar gizli kaldığı sürece sorun yok. Ama sızınca bedeli ağır oluyor. Örneğin Türk siyasetinin renkli siması Kasım Gülek’in siyasi hayatını, 1958 yılında Kuzey Atlantik Asamblesi Başkanı Amerikalı Albay J.J. Fens’e yazdığı mektup bitirmişti. Dönemin CHP Genel Sekreteri Gülek, bir NATO toplantısı için partisinden Nüvit Yetkin seçilince Fens’e, onun yerine kendisinin çağrılması beklentisini iletir. Konu basına sızınca, inkâr eder. Ama mektup ortaya çıkınca, istifa etmek zorunda kalır. Bir başka örnek ise Irak, Kuveyt’i işgal ettiği zaman yaşandı. 2 Ağustos 1990 tarihinde Kuveyt’in işgaline ve binlerce insanın ölümüne yol açan süreç, Büyükelçi April Glaspie’nin Saddam Hüseyin’e “Sizin Arap dünyası ile ihtilaflarınız bizi ilgilendirmez“ teminatı ile başlamıştı. Saddam görüşme tutanaklarını açıklayınca, Glaspie’nin kariyeri sona ermişti. Başta Ankara olmak üzere dünya başkentleri, şimdi ABD’nin imajını sarsan skandalı nasıl telafi edeceğini dikkatle izliyor. Yanlışa ve eksiğe ayna tuttu WikiLeaks’in başlattığı “diplomatik fırtına”dan iki sonuç çıkarmak mümkün: 1- ABD artık diplomatlarına her yıl verdiği, “Yılın Yazarı“ ödülünden vazgeçmeli. Çünkü ödülü kapıp dikkat çekme yarışı, onlara meslek ilkelerini unutturmuş. Yazarların, “dedikodularla gerçekleri harmanlamasında“ sakınca yok. Ama diplomatlar yaparsa, kriz hatta savaş çıkabilir. 2- Olay “siber terör“e dikkat çekti. Başta Türkiye olmak üzere tüm ülkelerin, benzer olaylar yaşamamak için “Siber Savaş” hazırlıklarına hız verdi.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT