BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Gizli” damgasını da iğfal ettiler!

“Gizli” damgasını da iğfal ettiler!

Jandarmanın bir subay eşi hakkında bilgi toplayanların, “eteği dizinin 10 cm altında, gömleği uzun kollu” notunu görünce hatırladım.. Notun üzerinde de “gizli” ibaresi var.



Jandarmanın bir subay eşi hakkında bilgi toplayanların, “eteği dizinin 10 cm altında, gömleği uzun kollu” notunu görünce hatırladım.. Notun üzerinde de “gizli” ibaresi var. Bizim sırların yarısı fişleme, kallem, kullem, sahtekârlık olduğu için millet sır deyince muhbirlik sahtekârlık zannediyor.. Şöyle içimizi ferahlatacak aklı başında bir iki örnek not yayınlayın da, hafife aldığımız, dedikodu dediğimiz WikiLeaks belgeleri ile karşılaştıralım.. Onlar başkalarını fişlemiş, biz kendi vatandaşlarımızı.. ... Kitâbî tarifler bir yana.. Devlet sırrı denilince ne anlamamız lazım. Ne anlamamız lazımla ne anlıyoruz aynı şey değil. Anlaşılması gereken belli: Devletimizin âli menfaatleri için kamuoyuna açıklanmaması gereken bilgi. Peki bizde sır denilince ne akla geliyor? Çoğunuz itiraz etse de, uygunsuz kanunsuz, kamuyla paylaşılması halinde çoğu kimsenin şaşıracağı, açıklanması bugünün şartlarında zor olacağı için üstü örtülüp bir kenarda tutulan bilgi akla geliyor. Ve çok kimse zannediyor ki, her bilginin orada saklı aslı var.. Bir de değiştirilerek, çarpıtılarak bize anlatılan masalı var. Böyle olmasa da böyle bir zan var. Kamuoyunu bu zandan kurtarmanın yolu belli. Bu işin kurallarını koyacaksınız. Devletin âli menfaatinin ne olduğuna kim karar verir. Bu işin prosedürü nedir? Devletin çıkarları için o bilginin saklanmasına, sır ilan edilmesine kim karar verecek? Öyle her önüne gelen eline mührü alıp “çok gizlidir” damgasını basabilir mi? .... Devlet sırrı kavramı çok uzun yıllar bu ülkede bir sığınak olmuş. Denkleştirilemeyen hesapların pratik bir ibra usulü. Topladık, çıkardık, denk gelmedi.. Gelmeyen kısmı devlet sırrıdır. Esnafın bir resmî bir de fiili muhasebe tutması gibi. Yarısı kayıt dışı. Tamam, biz vatandaş olarak haberdar olmayalım. Ama bilelim ki, sırlarımızı varsa, bizim adımıza bilmesi gerekenler biliyordur. Biz bilmesi gerekenleri bilelim. Bu başbakandır, onun vazifelendirdiği insanlardır. Devlet sırrının tarifi belli olacak. Karar verenler belli olacak. Ve zaman zaman bu bilgiler gözden geçirilecek. Artık vakti saati gelmiş, denilenler kamuoyu ile paylaşılacak. Çürümeye terk edilmeyecek. Mesela Kıbrıs çıkarması ile ilgili bilgiler paylaşılsa ne olur. Kamuoyu muhasebesini yapar. İlk yıllardaki isyanlarla ilgili bilgiler. Tertipler. 60 ihtilalindeki belgeler. 12 Mart’taki, 12 Eylül’deki belgeler. 6-7 Eylül olayları ile ilgili belgeler. Bunları ucundan kıyısından kamuoyu ile paylaşın, hem yükünüz hafifler.. Devlet olarak hafifler.. hem de vatandaşla daha kolay kaynaşırsınız. Bazı sırlarımızın ortalığa saçılması halinde uluslararası ilişkilerimiz sıkıntıya girer, deniliyor. Sıkıntıya sokacak bilgi var, sokmayacak bilgi var. En zararsızlarını tıraşlamadan paylaşın kamuoyu ile.. O dönemdeki beceriksizlikleriniz azametinizi azaltmaz, sizi sempatik hale getirir.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT