BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Torba Kanunu ile yeni mağduriyetler oluşturulmamalı!

Torba Kanunu ile yeni mağduriyetler oluşturulmamalı!

Bilindiği üzere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda değişiklik öngören yasa tasarısı ile ilgili bilgilerden anlaşıldığı kadarıyla, bahsi geçen kanun tasarısındaki uzmanlarla ilgili bölümün bir torba kanun içerisinde yer alacağı ve bu şekilde yeniden meclise gönderileceği anlaşılıyor.



Bilindiği üzere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda değişiklik öngören yasa tasarısı ile ilgili bilgilerden anlaşıldığı kadarıyla, bahsi geçen kanun tasarısındaki uzmanlarla ilgili bölümün bir torba kanun içerisinde yer alacağı ve bu şekilde yeniden meclise gönderileceği anlaşılıyor. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda değişiklik öngören yasa tasarısında, kamuda görev yapan tüm uzmanların almış oldukları ücretlerin eşitlenmesinden hareket edilmiş, ancak bu şekilde çıkılan yolda, “kamuda görev yapan” tanımının, sadece merkez kadrolarda yer alanlar olarak belirlendiği ve taşrada görev yapan uzmanların burada kapsam dışı bırakıldığı görülmüştür. Taşrada görev yapan uzmanlar bire bir vatandaşa hizmet etmekte ve uygulamada bizzat yer almakta olup, bunların “kamuda görev yapan tüm uzmanlar” tanımının dışında bırakılması, yok sayılması, ne hukuka ne de anayasanın eşitlik ilkesine uymaktadır. Bir meslek unvanı olarak “Muhasebe Uzmanı”, “Milli Emlak Uzmanı” isimlerinin, “Defterdarlık Uzmanı” olarak değiştirilmesinin de uygun olmadığı, kavram karmaşasına sebep olacağı, mesleğe bu isimle başlayan biz uzmanların sonradan isim değişikliği ile ileride mağduriyetlere maruz kalacağı açıktır. Yapılacak olan düzenlemelerde, taşra uzmanlarının vebalinin de düşünülmesi ve görevin nerede yapıldığına değil, yapılan görevin ne olduğunun iyi irdelenmesi gerekmektedir. Kamuda görev yapan uzmanlar arasında, “merkez uzmanı” diye bir zümre oluşturulmasının önüne geçilmesi, taşrada görev yapan, vatandaşa en yakın olarak çalışanların mağdur edilmemesi sağlanmalıdır. T.C. Maliye Bakanlığı Muhasebe Uzmanları 4 aydır bir yanlışlık düzeltilemedi, sağlık hizmetini alamıyorum Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na; Son sekiz yıl içerisinde, memleketimizde her alanda faydalı işlerin yapıldığını görüyor, yaşıyor ve artarak devam etmesini temenni ediyoruz. Bu güzel ülkemizde biz de hayat mücadelemizde muvaffak olmak için kendi adımıza olan küçük bir işletme çalıştırıyoruz. Bağ-Kur primi yatırıyorum, fakat geçmiş dönemde çalıştığım şirket tarafından SSK primleri yatırıldığı halde, aynı aylarda Bağ-Kur’da prim borçlanması yapmış, bu yanlışlığın düzeltilmesi için bağlı bulunduğum Küçükçekmece SGK Bölge Müdürlüğü’ne dilekçe verdim. Aradan dört ay geçmesine rağmen bu yanlışlık düzeltilemedi, sağlık imkânlarından yararlanamıyorum. Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, halkımızın hastanelerde hiçbir şekilde mağdur edilmemesi konusundaki hassasiyetlerini hepimiz bilmekteyiz. 1992 yılında itibaren prim ödemeleri yaptığım halde, sağlık hizmetlerinden yararlanamıyorum. Bu mağduriyetimin en kısa zaman içinde giderilmesini istiyor ve bekliyorum. Abdullah Vatansever Lösemi hastaları için destek verelim Ben lösemi tedavisi görmüş ve lösemiyi atlatmış gençlerden biriyim. Bu tür hastalıklara kimin ne zaman yakalanacağını bilemeyiz. Başa gelince anlaşılır, ateş düştüğü yeri yakar... Lösemi tedavi olunabilir bir hastalık olup, tedavi masrafları çok yüksektir. Ekonomik durumu iyi olmayan kardeşlerimiz ne yazık ki tedavi olamayıp, hayatını kaybediyor. Lösemiye yakalanan çocuklara yardım eden tek kuruluş LÖSEV, o da halkımızın bağışlarıyla, hastalara tedavi, eğitim ve yardım imkânı sağlıyor. Lösemi hastalığına yakalanmış kardeşlerimizin hayatını kurtarmak için herkes bir şeyler yapmalı. Bütün duyarlı vatandaşlarımız bu hususta ellerinden geleni yapmalı, bu tür kuruluşlara destek vermeli. Osman Gürbüz Mağduriyetimizi lütfen giderin Sayın Başbakan’ın ve Milli Eğitim Bakanı’nın dikkatine; 3 yıl önce yapılan Öğretmenlik Kariyer Basamaklarında Yükselme Sınavı’nın uygulama sonucuna göre, 60 ve üzeri puan almamıza rağmen, branşımıza verilen kontenjandan dolayı faydalanamadık. “Sınavı kazananların puanı, sınavdan sonra 2 yıl geçerlidir” diye yönetmelikte belirtilmiş ama o 2 yılda ilave bir kontenjan verilmemiştir. Anayasa Mahkemesi bu kontenjanları hukuksuz bulup iptal etmiştir. Verilen statü ve dolayısıyla maaşlara yapılan artırımdan faydalanamadık. Bu Kurban Bayramında TGRT HABER TV de, “15.400 öğretmene müjde” diye haber yapmıştır. Haberde, “değişik illerden öğretmenler bu haksızlık için İdare Mahkemelerine dava açmış ve dava Milli Eğitim Bakanlığımızın aleyhine, öğretmenlerin lehine sonuçlanmıştır” denilmiştir. Bu konuda bütün eğitim sendikaları ve birçok öğretmen dava açmış ve kazanmıştır. Bizlerin bu mağduriyeti giderildiğinde, bir nebze de olsa aile bütçemize katkı sağlayacaktır. Sayın Başbakanımız ve Sayın Bakanımız; sizlerden ricamız, bu sınavı kazanmış olan bütün öğretmenlere bu hakkın verilmesi, bizim gibi mağdur edilen yaklaşık 15.400 civarındaki öğretmenin mağduriyetinin giderilmesi, bu konuda dava açan öğretmenlerin lehine sonuçlanan mahkeme kararlarının uygulanması için gerekenin yapılmasını istiyoruz. Bir Öğretmen
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 105964
    % 0.66
  • 3.9325
    % -0.7
  • 4.6364
    % -0.29
  • 5.2231
    % -0.26
  • 162.849
    % 0.02
 
 
 
 
 
KAPAT