BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Şuuraltı ekranı”

“Şuuraltı ekranı”

İzleyici kitlesinin önemli bir bölümünü etkisi altına alan film ve dizilerin gücü inkâr edilemez. Öyle diziler vardır ki, insanı motive eder, hayata bağlar, güldürür, ağlatır... İbret alır, düşünür, hattâ hayatınızın bir bölümünden kesitler bulursunuz, bazı dizilerde...



İzleyici kitlesinin önemli bir bölümünü etkisi altına alan film ve dizilerin gücü inkâr edilemez. Öyle diziler vardır ki, insanı motive eder, hayata bağlar, güldürür, ağlatır... İbret alır, düşünür, hattâ hayatınızın bir bölümünden kesitler bulursunuz, bazı dizilerde... Öyle diziler de vardır ki; motive olacağınıza pasifizmin içinde bulursunuz kendinizi... Ağlar, sızlar, geçmişinizden hesap sorar duruma gelirsiniz... Hele dizinin içinde pişmanlık, isyan, şiddet, intikam ve bunalım duyguları ağırlıktaysa ve de iyi işlenmemişse hâliniz harap demektir... Çünkü şuuraltınıza çeşitli türden olumsuz sinyaller gönderilmektedir... “Zaplama”nın ya da televizyonu kapatmanın tam zamanıdır o an!... Hele, motivasyonunu tamamen kaybetmiş, bunalımın tam eşiğine gelmiş insanların o anki hâlini bir düşünün!.. Duygu sömürüsünün en yoğun olduğu sahnelerde yaşananlar, âdetâ kendi yaşadıklarıdır. Dizideki tiplemeleri artık kendine modellemeye başlamıştır bile... Normal hayatında o karakterlerle kendini özdeşleştirmeye başlar. Bilinçaltı aynı sahneleri denemek için fırsat kollar. Ve o cinnet hâli vuku bulduğunda ya intihar eder ya da birini öldürür... Hırsızlık, silah ve her çeşit şiddeti kullanma dürtüsü, hep izlediği ve şuuraltı deposuna yolladığı modellemelerin ve mesajların birer tezâhürüdür!... İşte bu noktada bizler, izlediğimiz bütün film ve dizilerin olumlu ve olumsuz mesajlarıyla karşı karşıyayız... Televizyonun etkin gücünün olumlu ya da olumsuz yanlarını defalarca ve çeşitli boyutlarıyla ele aldık, yazdık. Bir filmin sadece birkaç karesine kasıtlı olarak sokulan bir obje dahi, reklâmın ve propagandanın ta kendisidir!... Bu durumda tertemiz dimağlara sahip olan çocuklarımızın hâlini bir düşünün! Durmadan alıyorlar, alıyorlar!... Zararlı-zararsız ne varsa?!... Neyin, nasıl kontrol edilebileceğini bizler bilemezsek onlar ne yapsın ki?!...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT