BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Çeçenya’da kaç bin şehit, kaç bin yetim?

Çeçenya’da kaç bin şehit, kaç bin yetim?

İnternet’ten Çeçenistan’a girdim. İrkildim. Tüylerim diken diken oldu vahşet karşısında. Türkçe, İngilizce ve Arapça olarak hazırlanan web sitelerinde hem fotoğraf, hem taze haber bulmak mümkün.



İnternet’ten Çeçenistan’a girdim. İrkildim. Tüylerim diken diken oldu vahşet karşısında. Türkçe, İngilizce ve Arapça olarak hazırlanan web sitelerinde hem fotoğraf, hem taze haber bulmak mümkün. Sitelere www.qoqoz.net (İngilizce), www.qoqaz.com (Arapça), www.kavkaz.org (Rusça), www.tevhid.de (Türkçe) ve http://archiveonline.tripod.com adresinden girilebiliyor. Neler var sitelerde diyeceksiniz? Çeçen şehitlerin ve esirlerin fotoğrafları, duyurular, haberler, şehitlerin biyografileri, cepheden resimler, haritalar, sizlerin duygu ve düşüncelerini içeren linkler yeralıyor. Fotoğraflara bakamıyorsunuz doğru dürüst. Kulağı, burnu kesilmiş, gözü çıkarılmış, kolu veya ayağı parçalanmış, işkenceden vücudlarında derin izler kalan mosmor vücudların fotoğrafları. Irzına geçilerek öldürülen kadınların, genç kızların; bebek demeden şehit edilen çocukların da resimlerini görmeniz mümkün internette. Moskova yönetimi bu insanlık ihlâli suçun altından (nasıl kalkacak) doğrusu merak etmeye değer. Çünkü savaş, doğrusu yeni başladı dense yeri. Çeçenya’nın son kalesi Şatoy’un da düşmesi öyle. Rus bayrağı dikilmesi insanlık tarihi itibariyle bir şey ifade etmez. Bu vahşetin fotoğrafları henüz zihinlere nakşedildi. Dramaları yapılmadı, romanları, destanları yazılmadı. ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Çeçen mültecilere Kızılhaç aracılığıyla yardımı sırasında yaptığı “Çeçenistan’daki askeri operasyonlar, insanî sonuçları bakımından bir şiddet çemberine yol açmıştır. Kuzey Kafkasya’da yaşanan sıkıntıların temelinde yatan uzun vadeli sosyal ve ekonomik nedenlerin de üzerinde durulması gerektir” biçimindeki açıklama Moskova yönetiminin işlediği insanlık suçunun bir boyutunu uluslararası lisanla anlatması bakımından önemli. Rus Gazeteci Andrei Babitski’nin açıklamaları da önemli. “Rus güvenlik güçlerinin Çeçenistan’daki Çernokosova kampı’nda Çeçenler’e karşı sadistçe uygulamalarını gördüm. Stalin döneminde Gulag Adaları ve Nazi Rejimi dönemindeki kamplara benziyordu” diyor aylardır tutuklu kalan Babitski. Mohaçkale’den Moskova’ya döner dönmez anlattı bunları. Korkmadı, mesleğinin ve insanlığının gereğini aktardı. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği de sivil halkın toplu bir şekilde Çeçenistan’dan çıkarılmasından endişe ediyor. Şu an sadece İnguş Cumhuriyeti’nde 800 bin Çeçen mülteci bulunuyor. Argun Dağ Geçidi’nde ise binlerce sivil Çeçen soğuk ve açlıkla mücadele ediyor. Argun Bölgesi’nde 15 yaşından büyük erkekler Rus yetkililerce gözaltında bulunuyor. Başkent Grozni’de ise 20 bin sivil aç, biilaç titreyerek bekliyor harabeler arasında. Yarın Moskova’da üç gün sürecek önemli bir etkinlik var. 12 Müslüman milletvekilinin oluşturduğu, Duma’daki Refah Hareketi, İslamiyetin Rusya’ya girişinin 1400. Yıldönümü’nü kutlayacak. Bunun için bütün ülkelerden ve özellikle de İslam ülkelerinden parlamenterler davet etti. Ancak bazı ülkelerdeki Rusya Sefareti toplantının Dışişleri Bakanlığı’na bildirilmediğini mazeret göstererek vize vermiyor. Bilse ki vize vermeleri lehinde, onca ülkeyi neden karşısına alacak, bundan ne istifadesi olacak batıyla iyi ilişkiler kurmak isterken. Bu da şunu gösteriyor Çeçenistan Sorunu Moskova Yönetimi’nin sırtında bir kambur gibi ömür boyu kalacak. Yaptığını, katliamlarını anlatamayacağı gibi, savunabileceği bir tezi de olamayacak olsa dahi ikna edemeyecek uluslararası arenayı. Dünya Kamuoyu ise Çeçenistan’daki mağdur ve mazlum insanlarla, komşu ülkelere sığınan mültecilere bir an evvel gıda, sağlık ve barınma yardımı ulaştırmalıdır. Yoksa bir o kadar insan da açlıktan, hastalıktan, gıdasızlıktan ve soğuktan hayatını kaybedecek. Enflasyonu azdırmayın Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu’na tebrikler. Neden diyeceksiniz, hemen anlatayım. TKİ personel sayısında bir indirime gidince hem üretimini artırdı, hem kâra geçti. 1988 yılında 30.516 kişi olan TKİ, ayrılanların ve emekli olanların yerine siyasilerin baskısına rağmen kimseyi almadı. Ocak 2000 itibariyle personel sayısı 11.366’ya düştü 12 yılda. Akıllı tüccar zihniyetiyle yönetildi kurum. Üretim % 55 arttı, 42.7 milyon tona yükseldi. Daha önce 63 trilyon zarar eden TKİ yeni yapılanmasıyla 76 trilyon kazanç ve kömür fiyatlarında % 28 oranında düşme sağladı. 368 trilyon da tasarruf etti. Ancak, öteki kamu kuruluşları TKİ gibi değil. Her gün adam alınıyor. Eğer böyle olmazsa, yani bütün kamu kuruluşları TKİ gibi küçülmezse değil ikramiyeleri, maaşları bile almakta sorun yaşanmakla kalınmaz, enflâsyonla mücadele yerine, bu canavar azdırılır.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 103235
    % 2.07
  • 4.7171
    % 0.01
  • 5.5018
    % -0.57
  • 6.2889
    % -0.17
  • 197.827
    % 0.14
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT