BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bin nasihat

Bin nasihat

F.Bahçe’nin bu hazin hikayesi, bugün değil, dün, evvelki gün değil; hani o şampiyon olduğu günün ertesinde başladı. Geldi... Gelişti. Gaziantep’te patladı.



F.Bahçe’nin bu hazin hikayesi, bugün değil, dün, evvelki gün değil; hani o şampiyon olduğu günün ertesinde başladı. Geldi... Gelişti. Gaziantep’te patladı. O coşkuların en görkemlisi yaşanırken, başkan Ali Şen çıktı ve “Oğuz ve Aykut’un bu kulüple ilişkisi kesilmiştir” dediği an film koptu. Gerçek şu ki: F.Bahçe’de de gelmiş, gelecek ve bugünkü yönetim ne yaparsa yapsın futbol takımı şampiyon olmadıktan sonra başarılı sayılmaz. Kesin bir lisan ile ve de bütün F.Bahçe taraftarlarının oyuyla BAŞARISIZDIR. Durum böyle olunca, yeni seçilen yönetim kurulu; her ne demekse RADİKAL tedbir almak mecburiyetindedir. Bu tedbirler bir mağlubiyetten sonra havaalanında artık zaman değerlendirmesi olarak yapılan toplantılar olamaz. Hele üç futbolcunun kadro dışı bırakılması ve iki gün sonra PAF takımı ile antrenmana çıkması, “Çıkmaz yoldur.” Sağlıklı düşünüp; sahici kararlar alma dönemi gelmiş, geçiyor. Öncelikle yönetim kurulu F.Bahçe’nin tarifini yapmalıdır. F.Bahçe tabii ki bir spor kulübüdür. Türkiye’de en çok taraftarı olan bir takımdır. Bu taraftarın yüzde sekseni futbol takımının taraftarıdır. Ötesi - berisi onları fazla ilgilendirmez. Varsa - yoksa futbol. Şimdi, belirlemeden sonra analize gelelim. 1 - F.Bahçe’nin başarısı futbol takımının başarısına endekslidir. 2 - Futbol takımının başarısı için müthiş bir mali güce ihtiyaç vardır. a) Sağlam yönetim. b) Kaliteli, adı etrafında herkesin birleşeceği bir teknik direktör. Açalım; Fatih Terim ile birlikte yönetim kurulunda beş ünlü isim masaya yatırılmış; ameliyat edilmeyi bekliyor. Daum, Parreira, Trapattoni, Ribbeck. Anlaşılan o ki; yarından sonra Fatih Terim konusu şeffaflaşıyor. Gelirdi, gelmezdi konuları sadece safsata. O bir profesyonel ve her profesyonel gibi yeni hedefleri olan, ayrıcalıklı bir teknik patron. Ekibi ve Türk futbolunu yakından tanıması, artı değeri!.. Olmazsa; dünyanın sonu değil. Çünkü F.Bahçe çok büyük ve her teknik direktör, yolunun F.Bahçe’den geçmesini ister. Takımın başına getirilecek teknik direktör ligin bitimine 12 hafta kala sadece bir izleyici ve belirleyici olacak, sezon Turan Sofuoğlu ile noktalanacaktır. c) F.Bahçeli yöneticiler ellerindeki elemanların değerini düşürme yerine artırma gayretine girmelidir. Takımdan gönderilecekler bile allanıp, pullanmalı sonra pazara sunulmalıdırlar. Hiçbir akıllı tüccar “malım kötü” diye pazarlığa oturmaz. Gerçek su yüzüne çıkmıştır. F.Bahçe futbol takımı bu sezon başı hazırlığında sınıfta kalmıştır. Futbolcularda yüzde elliye varan güç kaybı tesbit edilmiştir. Zeman’ın Türkiye’den giderken söylediği cümle çok vahimdir. “Antrenman dozunu İtalya’dakinden yüzde elliye indirdim, futbolcular sakatlandı. Normal antrenman yapsaydık, herhalde hepsi ölürdü.” Şimdi F.Bahçe sağlıklı düşünmeli. Ve kararları aceleye getirmeden objektif olarak gündeme getirmelidir. “Bir musibet, bin nasihatten iyidir.” Gaziantepspor maçı bir hezimetti ama; gerçek şu ki; toparlanmanın da ilk adımı oldu. Bir yazar diyor ki, “F.Bahçe mi Türkiye, Türkiye mi F.Bahçe?”
Kapat
KAPAT