BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bu MHK’ya, bu senaryo!

Bu MHK’ya, bu senaryo!

Pek tarzım ya da alışkanlığım değildir, ama sanki birileri, ya da bir şeyler, ya da bunca yılın deneyimi dürttü diyeyim, bu haftaki maçların hakemlerine meraklandım birden...



Pek tarzım ya da alışkanlığım değildir, ama sanki birileri, ya da bir şeyler, ya da bunca yılın deneyimi dürttü diyeyim, bu haftaki maçların hakemlerine meraklandım birden... Sağlam iş prensibi ile de Türkiye Futbol Federasyonu’nun resmi sitesine daldım. Hay dalmaz olaydım, hay meraklanmamış olaydım. Sadede mi geleyim? Geleyim. Haftanın ilk maçı olan Eskişehirspor-Beşiktaş maçına Bünyamin Gezer düdük çalmaya görevlendirilmiş. Ne mi olmuş? Yahu daha dün Karakbüksporlu Emenike‘nin ceza alanı yayı üzerinde, hem de burnunun dibinde önce Lugano ve hemen sonra da Yobo tarafından sarı kartlık katliamlara uğrayışını seyreden ve düdük bile çalmayan bu hakem değil miydi? Düdük çalsa kartlarını fora etmek zorundaydı. Acaba diyorum, “Neme lazım. Daha maçın başındayız. Bunlar bu Emenike’yi zor durdururlar. İlerideki dakikalarda kırmızıyla giderler” korkusuna mı kapıldı? Hani mesela deduk! Daha neler neler vardı da, en çarpıcı olanlarıydı bunlar... Hani Beşiktaş gaza basıp yaklaştı ya... Sonra Bursaspor-Kasımpaşa maçının hakemine takıldı kafam... Daha dünden hemen biraz önce Büyükşehir Belediyespor maçında Alex‘in İbrahim Akın‘ın diz altına inen kasti tekmesine düdük çalıp sadece sarı çeken Halis Özkahya değil mi bu maçın hakemi? Vay be! Öyle ya Alex‘i atabilseydi on kişilik Fenerbahçe bu maçtan acaba kaç puanla çıkardı? Eeee Bursaspor Şampiyonlar Ligi’nden elenip bizim lige tıpkı geçen sezon olduğu biçimde ciddi asılır mı, asılır? Kapasitesi var mı, var. Geçen sezonki son maçta finiş düdüğünü çalıp Fenerbahçe seyircisinin sahaya doluşunu tam seyrederken, Bursa’dan gelen haberle şaşkına döndüğü gözlenen Yunus Yıldırım da, yine bir neme lazım kabilinden Galatasaray-Gençlerbirliği maçına atanmış olabilir mi? Haydaaa! Galatasaray Galatasaray’dır ya... Üstelik devre bitene kadar da iki uygun maçı var kağıt üzerinde... Maksat da Galatasaray’la Beşiktaş’ı geçmek değil midir zaten birileri için? Kayserispor, rötar yaptı, ama yarın eksiklerini giderdiğinde yine soluk verir mi, verir... Gaziantep’teki bu takımın maçına da, Emre‘nin koşarak gelip Bursasporlu rakibine salladığı kasti tekmeyi burnunun dibinde görüp de çalmayan, atmayan hakem Hüseyin Göçek verilmemiş mi? Lincoln‘e çift vuruşta arkasını dönüp atış yaptırtan da bu hakem değil miydi? Kala kala geriye Bülent Yıldırım Hocam kalıyor. Eeee Trabzonspor’la, hele hele bu gidişatta bulaşık yaşamak öyle pek her kişinin harcı değildir. Yarın bakarız denmiş olamaz mı? Tabii bir de İBB’nin ne kadar ters bir takım olduğu gerçeği de, “Bir ihtimal daha var”la karışık algılanmış olamaz mı? Ben bu senaryoyu maçlar oynanmadan yazdım. Hayal bu ya... Yılların dürtüsü bu ya... Maçlardan sonra başta Erman Toroğlu ve Ahmet Çakar başta olmak üzere birçok hakem eskisi kim bilir neler yazacaklardır? Eh, biz 42 yıllık gazeteci, 18 yıllık TV yorumcusuyuz ya, önceliğimiz olacak tabii ki... Umarım bu rüyadan çabucak uyandırır beni bu hakem dostlar! Ya da bir bakarsınız başka yerlerden malzeme çıkıverir. Olur mu, olur... Burası Türkiye! Gösterdiği kartları not kartına yazarken üzerine yağmur düşürenler de oldu, şampiyonlukları belirleyen... Ne yani yalan mı?
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT