BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kişiye tapulu
cami olur mu?

Kişiye tapulu
cami olur mu?

“Tek parti”li yıllarda 3 bin cami satıldı. Bunların bir kısmı yıkılıp iş hanı yapıldı. 52 cami ve mescit hâlâ şahısların elinde.



TÜRKİYE ÖZEL HABER MEHMET KOCA MESCİT BAKIRCI OLDU Bursa’daki 600 yıllık Tavuklu Mescit, önce kalaycı sonra da bakırcı dükkanı olarak kullanılmaya başlandı. Mehmet Koca İSTANBUL Hiç aklımıza gelmezdi, meğer oluyormuş. Tek partili yılların Türkiye’sinde 3 binden fazla caminin satılmasına, çoğunun yıkılarak yerine iş hanı, mesken yapılmasına sebep olan Cami ve Mescitlerin Tasnifi Kanunu’nun üzerinden 75 yıl geçti. Cami, mescit ve medreselerin haraç mezat satıldığı Türkiye’nin o karanlık yıllarından günümüze kadar ulaşan 52 tarihî ibadethane özel mülk olarak korunuyor. İhalelere girilerek satın alınan ata yadigarı camiler, sahipleri tarafından önce onarıldı, aradan geçen süre içerisinde yeniden ibadete açıldı. EN BÜYÜK YIKIM İSTANBUL’DA İlki 1928, ikincisi 15 Kasım 1935 yılında çıkarılan 2845 sayılı Cami ve Mescitlerin Tasnifine Dair Kanun’la en büyük yıkım İstanbul’da yaşandı. İstanbul’daki yıkım dönemin gözü dönmüş bürokratları tarafından acımasızca uygulandı. Sultanahmet Camii depoya çevrilirken Eminönü ve çevresinde 211 tarihî camiden 113’ü özel kişilere satıldı. Aralarında gayri müslimlerin de bulunduğu yeni cami sahiplerinin çoğu ihaleyle aldıkları dini mekânları birer birer yıkarak iş hanı yaptı. İHALEYE GİRİP SATIN ALDILAR 1935 yılında haraç mezat satışa çıkarılan camileri alan aileler, o dönemki iktidarın hışmına uğramamak için uzun süre kapılarına kilit vurulan ibadethaneleri gözleri gibi korudu. Demokrat Parti’nin iktidara gelmesinden sonra ise bazı hayırsever vatandaşlar, tarihî camileri kötü niyetli kişilerin elinden satın alarak yeniden ibadethane haline getirip Diyanet İşleri Başkanlığı’na ya da vakıflara teslim etti. Özel mülkiyet kapsamına giren Bursa’da 6, Kastamonu’da 42, Amasya’da 6, Edirne’de 1 cami günümüze kadar bu şekilde ulaştı. CAMİLER ŞAHSİ OLUNCA! Türkiye’de kesin rakamları bilinmemekle birlikte 52 tarihî cami ve mescit hâlâ kişilerin tasarrufunda bulunuyor. Cami mülklerini elinde bulunduran şahıslar çoğunlukla buraların yeniden ibadete açılması için yoğun gayret sarf etmiş ailelerden oluşuyor. Ancak az da olsa camileri halen işgal altında bulunduran vatandaşlar, bu mülkleri vakıflara iade etmemek için direniyor. Bursa, Kayseri, Konya ve Şanlıurfa’da ihtilaflı çok sayıda tarihî ibadethane mülkü bulunuyor. Edirne ve İstanbul’da ihaleyle satılan cami ve mescitleri alanlar arasında ise gayrimüslimler de var. Bu arada, camileri elinde bulunduran hayır sahibinin borcundan dolayı icralık olan ibadethaneler de olmuyor değil. Kahramanmaraş’ta 20 yıldır vatandaşların ibadetlerini yaptığı Uncular Camii, sahibinin borcu yüzünden icra yoluyla dün satışa çıkarıldı. Ancak ihaleye katılan olmayınca Uncular Camii kurtulmuş oldu. Bursa’da durum İÇLER ACISI Bursa’daki cami kıyımı öylesine büyük boyutlara ulaştı ki, İstanbul’u aratmayan uygulamalar geliştirildi. 1970’li yıllardan sonra da apartman yapmak için mescit ve camileri ortadan kaldırdılar. KURTARILAN CAMİLER Bazı Bursalı aileler ise, satın aldığı mescitleri, ev yapmaya kıyamadıkları için ev-konut olarak aldıkları camileri onarıp yeniden ibadete açtı. Tayakadın Mahallesi Süzenler Sokak 33 numarada bulunan Kefensüzen Mescidi, Emirsultan ile Tatarlar arasında, İncirli Caddesi yakınlarında, Mücellit ile Sümbül Sokak arasında bulunan Mücellidi Mescidi, Velediveziri Mescidi, Yiğitcedid Camii, Bilecikli Mescidi de zamanla şahıslara satılmıştı. Ev olarak kullanılan mescit, Vakıflar’a bağışlandı. Sultanmurat Caddesi üzerinde, 15 numaradaki yapı Bahribaba Camii de, uzun yıllar şahıs malı olup, yakın zamanlarda onarılarak ibadete açılmıştı.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT