BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Deli gömlekleri

Deli gömlekleri

68’li yıllardan beri başlayan üniversite gençlik hareketleri arzulanan noktaya bir türlü gelmiyor... Üniversite gençliği ‘haksız’ gördükleri meselelerin çözümü uğruna yürüyor.



68’li yıllardan beri başlayan üniversite gençlik hareketleri arzulanan noktaya bir türlü gelmiyor... Üniversite gençliği ‘haksız’ gördükleri meselelerin çözümü uğruna yürüyor. Yürüyenler değişiyor başka bir şey değişmiyor... Yürüyüşler ise mezun olana dek... Neden? Çünkü; mezun olduktan sonra kendilerini bekleyen ateşten bir hayatın içerisinde adam öğüten değirmenlerin acımasız çarkı arasında herkes kayboluyor... Var olabilmenin telaşını yaşayanlar başka bir kavganın kucağında yapayalnız kalıyor.... O kavganın adı ise; ekmek kavgası... Yalnızlığın dışında bir de hayal kırıklığı var o da; üniversite yıllarındaki aşkların mezuniyetten sonra her birinin ayrı bir yere savruluşu... Hiç kimse tuttuğu elin sahibi olamıyor... Herkes çok uzağındaki biriyle evleniyor ve bir yuvaya karışıyor. Hal böyle olunca düne kadar karşı geldikleri düzenin istemeden de olsa bir parçası olunuyor... Olmak istemeyenler kendi işlerini kurup para piyasalarıyla tanışıyor. Kirli rekabetin ortasında kaldığını anladığında ise ya direnerek yıkılıyor ya da ayakta kalabilmek uğruna düzene ayak uyduruyor... Kısacası mezuniyetten sonra hayatın her alanı; yalnızlık... * 80 öncesi İzm’ler yüzünden savaşanlar daha sonra İzm‘lerin çöküşüyle uzun yıllar hangi safa geçecekleri konusunda uzun yıllar adres aradı... Uğruna yapılacak ne kavga ve ne de savaşacak İzm bulamayınca âdeta herkes ‘davasız’ ve ‘kavgasız’ kaldı... Cemil Meriç’in; “İzm’ler bizlere giydirilmek istenen deli gömlekleridir...” sözündeki gerçek ne acı ki hiç keşfedilemedi... Ömrünün değişik dönemlerinde ise hemen herkesin bir defa giydiği deli gömlekleri küresel rüzgârlara yenik düşünce ya gömlek çıkartılıp atıldı ya da gömleğin üzerine bir kazak giyildi ve saklanıldı... * Yıllar sonra aynı tablo... Deli gömlekleri yeniden ithal edilerek piyasaya sürülüyor... Cemil Meriç‘in; “Batıdan gelen hiçbir ‘İzm’ masum değildir!” sözündeki ihanetler de ortaya çıktı... Dün yürüyenler bugün ya hakim, ya savcı ya kaymakam, ya da polis... Yani, 68’lerden beri düzene karşı yürüyenler bugün bu ülkede bürokrasi ve devleti idare ediyor... Bir şeyler neden değişmiyor? Çünkü herkes düzenin bir parçası olmuş. Bu yüzden üniversiteli kardeşlerime diyorum ki; yürümeyi bırakın, yıllardan beri yürüyerek ve farklı fikirlere sahip kardeşlerinizle savaşarak bir şeyleri değiştiremediniz... Değişim; mezun olduktan sonra farklı fikirlere sahip kişilerle bir araya gelerek karşı durulan düzene başkaldırmaktan geçer... Yoksa daha çok ‘yürümekle yollar aşınmaz!’ sözü kulaklarınıza fısıldanır...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT