BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Burma’da olanlar -2-

Burma’da olanlar -2-

Aralık 1921’de Rangoon Yüksek Okulu üniversiteye dönüştürüldü fakat bu İngiliz profesörlerine yaptırıldı. Bunun üzerine öğrenci boykotu başladı.



Aralık 1921’de Rangoon Yüksek Okulu üniversiteye dönüştürüldü fakat bu İngiliz profesörlerine yaptırıldı. Bunun üzerine öğrenci boykotu başladı. Bu, liselere de sıçradı. Halk ve rahipler öğrencileri destekledi. Birmanlar İngilizlere Birman dilinde efendi anlamına gelen (thakin) sözcüğü ile hitap etmek zorunda idiler. Öğrenciler arasında lider olan Nu ve Aungsang bundan sonraki siyasette önemli rol oynadılar. Nu başbakan oldu. Fakat başbakanlık görevini genelkurmay başkanı General Nu’ya devretti. Daha sonra seçimleri kazanan Nu, yeniden başbakan oldu. Mart 1962’de General Win liderliğinde bir darbe ile Nu, görevinden alındı ve tutuklandı. 1964’te bütün partiler kapatıldı. Birmanya Sosyalist Program Partisi ülkenin tek resmi partisi haline geldi. Aralık 1973’te referanduma katılanların yüzde 90’ının oyu ile kabul edilen yeni anayasa ile ülkenin resmi adı Birmanya Birliği Sosyalist Cumhuriyeti oldu. Mart 1974’te, Burma’nın 450.000 askeri vardı. Bütçesinin yüzde 12’sini askeri masraflara ayırmaktadır. Burma dünyanın en fakir ve en yalnız ülkelerinden biridir. Son yıllarda cunta, ülkenin tabii zenginliklerini en fazla para veren yabancılara satmıştır. Askeri öğrencilerine nükleer enerji öğretilmektedir. Şimdi Burma’nın demokrasiye kavuşmasının yegane ümidi Aung San Suu Kyi adlı bir kadındır. O bir ev hapsine çarpılmış ve yıllarca hapis kalmıştı. 13 Kasımda 20 yıldan fazla hapis tutulduğu villadan salıverilmiş. Suu Kyi bağımsızlık kahramanı general Aung San’ın kızıdır, 2 yaşında iken babası öldürülmüştür. Suu gençliğinin pek çok yılını yabancı ülkede geçirmiş fakat 1988’de hasta annesine bakmak üzere Burma’ya dönmüştür. O yılın Ağustosunda yarım milyon demokrasi için nümayiş yapan vatandaşın önünde konuştu. O da Eşmar gibi Budist felsefesinin taraftarı idi. Bir ay sonra da generaller pekçok nümayişçiyi öldürttü. Suu demokrasi için Milli lig’i yeniden kurdu. 1990’da manevi otoritesi öyle idi ki parti büyük çoğunlukla seçimi kazandı. Suu başbakan olmalıydı. Fakat geçmiş 21 yılın 15’ini ev hapsinde geçiren Suu’ya bu imkân verilmedi. 1999’da ölmekte olan İngiliz kocasını ziyarete generaller izin vermedi. Nobel Barış Ödülünü almış olan Suu, 65 yaşındadır ve “Biliyorum ki demokrasi hemen gelmeyecektir” demektedir. Demokrasi mücadelesi her yerde zordur. Burma ne kadar zamanda demokrasiye geçecektir, göreceğiz.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT