BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Alex olsaydı...

Alex olsaydı...

F.Bahçe, hani şu son 3 maçın spor medyasına göre müthiş takımı, 7 aydır para alamayan oyuncularının Federasyon’a başvurduğu, zaman zaman 5 yemeye alışan A.Gücü karşısında ne yapardı? Eee bu da soru mu?



F.Bahçe, hani şu son 3 maçın spor medyasına göre müthiş takımı, 7 aydır para alamayan oyuncularının Federasyon’a başvurduğu, zaman zaman 5 yemeye alışan A.Gücü karşısında ne yapardı? Eee bu da soru mu? Tabii ki, Brezilyalıların tanımadığı ama Türk spor medyasının gelmiş geçmiş en büyük oyuncu olarak gösterdiği Alex‘li bir takım kolayca kazanacaktı. Haa, kar yağmış, zemin bozulmuş, nasıl engel teşkil edebilirdi ki?. Niang gibi bir müthiş santfor yok muydu ki? İşte bu havalarla geldik maça. A.Gücü’nün kısıtlı oyuncu havuzundan çıkardığı takımı, F.Bahçe’ye kalesinden çok uzaklarda topla dolaşma, oynama şansı verirken, kısa mesafelere hamle yaparak hem diri kalıyor, hem de kalabalıklaşarak pas aralarına rahatlıkla girebiliyordu. Emre, henüz hazır değildi ve Alex de kar yağdığı için “keyifsizdi”. O zaman “koş bakalım Dia” formülü kalmıştı geriye. Mehmet Topuz‘un da kalabalığı açmak adına ortaya yardım ağırlığı, kenarlara kayarak oynama ile değişince, A.Gücü’nün çok koşabilen orta alanı yavaş yavaş F.Bahçe’nin nefesini de tüketiyordu. 0-0’la gidilen ilk yarıdan sonra dönüşte F.Bahçe’de değişiklik beklemek boşunaydı. Sanki aksayan hiçbir şey yoktu. Ancak ne var ki, özellikle o şişirilen son maçların, hele hele Alex‘le tamamlananları içinde ikinci yarılardaki teslimiyet, tükeniş anlaşılan o ki, Aykut Hoca‘nın akıl defterine girememişti. Ümit Özat, yani daha dünkü hoca Gabric‘i alıp Weeks‘i oyuna sokarken, direnci ikiye katlıyordu ve artık zor yürüyen F.Bahçe’ye darbenin zamanı gelmişti. O darbe de haftada bir idmanla maça çıkmayı adet edinen Gökhan Gönül‘ün tarafından kalkan orta ve Sestak‘ın dokunuşuyla geldi. Golden sonra Ümit Özat genç Turgut‘u da alıp deneyimli Mehmet Çakır‘ı oyuna sürerken, yerlerde dolaşan F.Bahçe’de, Aykut Hoca hâlâ seyirci rolündeydi. 72’de son darbe vurulduktan 2 dakika sonra artık Türk spor basınının da, yönetimin de sesini çıkartamayacağı Alex ve Cristian değişiklikleri yapılacaktı. Ama tren çoktan gitmişti. A.Gücü’nü her türlü saha içi ve saha dışı olumsuzluklara rağmen oynadığı futbol ve aldığı sonuçtan dolayı kutlamak lazım. F.Bahçe’ye ne mi kalıyor? Onu, Alex‘çi anlı şanlı spor medyasına sorunuz en iyisi...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT