BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Suçlu kim?

Suçlu kim?

Ne fena bir psikoloji! Düşünün, bütün enerjisini “suç” ve “suçlu” arayamaya yöneltmiş bir toplum, değer olarak “güvensizlik” ve “paranoya”dan başka ne üretir, koca bir hiç? Maalesef F.Bahçe de böyle bir psikoza girdi.



Ne fena bir psikoloji! Düşünün, bütün enerjisini “suç” ve “suçlu” arayamaya yöneltmiş bir toplum, değer olarak “güvensizlik” ve “paranoya”dan başka ne üretir, koca bir hiç? Maalesef F.Bahçe de böyle bir psikoza girdi. Herkesin kafasındaki soru, “Suçlu kim?” Düşüşler olur, diyen yok. Herkes sorguluyor, “Suçlu, Başkan Aziz Yıldırım mı, Aykut Kocaman mı yoksa futbolcular mı?” Affedersiniz ama, “Suç, samur kürk olsa kim giyer üzerine?” Projeden ödün yok! “Sütten ağzı yanan, yoğurdu üfleyerek yer”miş. Aziz Başkan da, onca tecrübeden sonra anladı ki, teknik adam değişiklikleri, günü kurtarmaktan başka bir amaca yaramadığı gibi kulübün uzun vadeli planlarını da alt üst ediyor. O yüzden Başkan, Kocaman ile tepede başlatılan ve Barcelona örneğindeki gibi tabana yayılması hedeflenen, “Kendi yıldızını kendin üret” projesinden taviz verecekmiş gibi görünmüyor. Bence de doğrusu bu. Rahat bırakın Başkanı! F.Bahçelileri anlamak mümkün değil. Bir türlü omuz omuza verip de, zorlukları birlikte göğüsleyerek yol almanın keyfine varamıyorlar. Hep, çelme atma yarışındalar, yazık! Sorsanız, herkes, başkanından, futbolcusundan daha koyu F.Bahçeli. İyi de insan, sevgilisini boğazlar mı? Maalesef, bir garip sevda bunların ki, severken öldürüyorlar. A.Gücü yenilgisinden sonra konuşulanlara bakın, camianın biricik evladı Aykut Kocaman‘ı imkan olsa ipe çekecekler. Başkana ve yönetime ne baskılar, ne baskılar yapılıyor! “Değiştir!” - Neyi? “Hocayı, futbolcuyu, yöneticiyi değiştir” Yapmayın, bu ne sabırsızlık, Başkan Aziz Yıldırım‘ın bu konudaki bilançosu hiç iç açıcı değil. 13 yılda yönetimi, teknik direktör ve futbolcu olarak kaç kişiyi değiştirdi. Sayısını unuttu artık Başkan. Onca yönetici, teknik heyet, futbolcu değişti de ne kazanıldı, hiçbir şey! Sonuç, fiyasko! Bundan ders almamış olanlar hâlâ aynı teraneye devam ediyorlar, “Değiştir Başkan!” “Mustafa Denizli’yi, Zico’yu, Aragones’i, Daum’u gönderdiğin gibi Aykut Kocaman’ı da gönder” İnsaf! Tam, 13 yılda 12 teknik direktör, yap-bozla nereye kadar? Biri de çıkıp, “Bu şekilde yol almak mümkün değil, isimleri değil zihniyeti değiştirelim” demiyor. Onu demedikleri gibi “Kendi yıldızımızı kendimiz üreteceğiz. Büyük F.Bahçe’yi öyle tesis edeceğiz” diyen Aziz Başkan’ı da manipüle etmeye çalışıyorlar. Bırakın, rahat bırakın başkanı, doğru bildiği yolda yürüsün! ‘Sir’ Alex Ferguson! Londra Borsası’ndaki 1 milyar 198 milyon paundluk değeriyle Manchester United’ı dünyanın en zengin ve en popüler futbol kulüplerinden biri yapan adamların en başındaki isim Alex Ferguson‘dur. Eğer İngilizler, tam 25 yıldır takımın başında bulunan bu teknik adama sabretmemiş olsalar, ManU, bu süreçteki 26 büyük kupayı kazanabilir miydi, kesinlikle hayır! Kulüp-teknik adam birlikteliğindeki istikrar korunmamış olsa Ferguson gelmiş geçmiş en başarılı teknik direktör olarak tarihe geçer miydi, hayır! İngilizler, kendisine “şövalye” ve “Sir” gibi iki önemli unvana birden layık görüler miydi, hayır! Diyeceksiniz ki, bunların ne önemi var? Çok, öyle çok önemi var ki, anlatamam. ManU böyle bir değeri üretmenin haklı gururunu yaşamamış olsa, ManU marka değerine artı değer katmayacağı gibi dünyanın en popüler kulübü de olamazdı. Şimdi sıkı durun. Bu teknik adam, ilk lig şampiyonluğunu tam 6 yıl sonra kazandı! Bilmem anlatabiliyor muyum, “Sabırla koruk helva olur” efendim!
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT