BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Esas amaç ve görevleri nedir?

Esas amaç ve görevleri nedir?

Üniversitelerin daha yeterli bir eğitim ve öğretimi sağlayabileceği spor alanları ve spor salonları olmadığı halde, ön kayıt için yüksek meblağlar alınarak yapılan yetenek giriş sınavlarını ticari bir amaç olarak görüp de, yeni Beden Eğitimi, Spor Yüksek Okulları açılmasına izin vererek, bizzat açılışında bulunmak, fazlasıyla mevcut olan mezunlara mezunlar katarak açıkta kalmalarına izin vermek esas amaç olmamalı.



Üniversitelerin daha yeterli bir eğitim ve öğretimi sağlayabileceği spor alanları ve spor salonları olmadığı halde, ön kayıt için yüksek meblağlar alınarak yapılan yetenek giriş sınavlarını ticari bir amaç olarak görüp de, yeni Beden Eğitimi, Spor Yüksek Okulları açılmasına izin vererek, bizzat açılışında bulunmak, fazlasıyla mevcut olan mezunlara mezunlar katarak açıkta kalmalarına izin vermek esas amaç olmamalı. Toplumumuzda ve özellikle okullarımızda ruhen ve bedenen sağlıklı gençlerin yetiştirilmesini istiyorsak, anasınıfı ve ilkokul birinci sınıftan itibaren tüm sınıfların Beden Eğitimi derslerini sınıf öğretmenlerinin değil, Beden Eğitimi Öğretmenlerinin vermesini sağlamak esas amaç olmalıdır. Gençlerin yeteneklerini keşfettiği, kendilerini en kolay şekilde ifade edebildiği ve rahatlayabildiği branş derslerinin (Müzik. Resim, Beden Eğitimi vb.) saatlerini haftada 1’e indirmek yerine yeterli seviyeye çıkarmak gerekmektedir. Tüm mezun olmuş öğretmen adaylarının, 4 yıllık eğitim süreçlerini yeterli görmeyip, Devlet Memurları Sınavı gibi öğretmen adaylarının branşlarına ve eğitimlerine uygun olmayan bir sınav uygulayarak, öğretmen adaylarını elemek yerine, branşlarına uygun yeterlilik sınavı yapmak esas amaç olmalıdır. Yanlış olan bakış açılarınızı lütfen düzelterek esas amaç ve görevlerinizi yerine getirmeye çalışınız!.. Görev bekleyen Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulu 1999 mezunları-İZMİR Bize yapılmış bu haksızlığı düzeltin Gazi Üniversitesi 4 yıllık Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulu mezunuyuz. Atamalarımızın yapılması için Milli Eğitim Bakanlığı’na başvurumuzu yaptık. Tayinimiz çıkmadı. Milli Eğitim Bakanlığı bizim branşta ve diğer branşlarda bizimle birlikte mezun olan birçok arkadaşımızı atadı. Bizim başvurularımızın iptal edildiğini bildiren birer yazı gönderildi. Atamalarımızın bundan sonra D.M.S. ile olacağını bildirdiler. Bizimle mezun olan arkadaşlarımızın atamaları yapıldığı için, bizim de atamalarımızın DMS olmadan yapılması gerekmez mi? Bu bizim kazanılmış hakkımız olmuyor mu? Fırsat eşitliğine ters bir durum ortaya çıkmıyor mu? Milli Eğitim Bakanlığı’nın yaptığı açıklamalarda alacağı öğretmenlerin listesinde Beden Eğitimi branşı yok. Bize yapılmış bu haksızlığın düzeltilmesini istiyoruz. Bir Grup Beden Eğitimi Öğretmen adayı-MANİSA Önlisans eğitimi istiyoruz Bizler Türkiye’nin hemen her yerinde mevcut olan Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi ile Çıraklık Eğitim Merkezlerinde teknisyen olarak görev yapmaktayız. Yıllardan beri bilgi, beceri ve tecrübelerimizle mesleki ve teknik öğretime katkıda bulunmaktayız. Görev itibarıyla teknik öğretmenden bir farkımız yok. Ama maddi imkanlar açısından (diğer Bakanlıklara göre) oldukça geri seviyelere düştük. Ek ders ücretiyle birlikte bir teknik öğretmenin maaşı bizi ikiye katlar hale geldi. Ek ders ve fiili hizmetimizin kaldırılması, yan ödeme ve tazminatlarımızın da oldukça düşük kalması nedeniyle neredeyse ünvansız normal bir memur seviyesine düştük. Teknik eleman olmamıza rağmen çok büyük bir maddi sıkıntı çekmekte, bu da ister istemez iş hayatımızı etkilemektedir. Bir ülkenin geleceği öncelikle teknik öğretime verdiği öneme bağlıdır. Bizler yılların verdiği tecrübeyle güzel vatanımıza daha faydalı, daha aktif hizmet etmek istiyoruz. Bunun için Bakanlığımızdan (Sağlık ve Tarım Bakanlığı’nda olduğu gibi) Açıköğretimle Önlisans Eğitimi, yan ödeme ve tazminatlarımızın artırılmasını istiyoruz. Eğitim öğretim içerisinde pişmiş, hazır kalifiye teknik elemanlar olarak Bakanlığımızın bizleri hatırlaması umut ve temennisiyle saygılar sunarız. Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi Çıraklık Eğitim Merkezlerinde görev yapan bir grup teknisyen İki bayramı birleştirin! Resmi Gazete’de yayınlandı. Bayram tatili 9 gün olacakmış. Ülkemizin ekonomik durumu ortada. Bununla beraber ikibin yılı 366 gün ve cumartesi, pazar, bayramlar dahil toplam tatil günü 116. Yani hemen hemen senenin üçte birine tekabül ediyor. Ben de diyorum ki; oldu olacak, Ramazan Bayramı ile Kurban Bayramını birleştirin! Bülent Ağırgün-İSTANBUL
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT