BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Çankaya Yolları

Çankaya Yolları

Emekli Deniz Kuvvetleri Komutanı Fahri S. Korutürk 1971 muhtırasını, Genelkurmay Başkanı Kenan Evren ise 12 Eylül darbesini takip eden gelişmelerin peşinden cumhurbaşkanı oldu



Türkiye Cumhuriyeti’nin 6. Cumhurbaşkanı olan Fahri S. Korutürk, 1971 muhtırasını takip eden gelişmelerin ardından, bu makama asker-sivil çekişmesinin elbirliği ile getirdiği bir isimdi. Emekli Deniz Kuvvetleri Komutanı ve elçilik yapmış biri olan Fahri Korutürk; etliye-sütlüye karışmayan, siyasi bir angajmanı bulunmayan; kısacası, yaşanan tüm çekişmelerin bir anda sineye çekilmesini sağlayacak tek adaydı. Herkes de kabullendi. 9 MART’TAN 12 MART’A 1970’li yılların başında, ülkenin içinde bulunduğu şartlar, ordu içinde görülen cunta hareketlerini hızlandırmıştı. Bu gelişmeler, bir sol darbeyi son aşamaya getirmişti. Ancak bir anda dengeler değişmiş ve içinde darbeci komutanların da yer aldığı yüksek komuta konseyi 9 Mart’ta duruma hakim olmuş, 12 Mart 1971’de meşhur muhtırayı vermişlerdi. 16 Mart’ta gerçekleştirilen bir operasyonla da; 2 tümgeneral, 2 tuğgeneral, 1 tuğamiral ve 8 albay ordudan çıkarılmıştı. Artık asayiş berkemaldir! Cumhurbaşkanlığı seçiminin yapılacağı 1973 Mart’ı yaklaşırken ortada tek bir aday bile yoktu. Siyasi partiler sivil aday istiyor, fakat “adayımız filancadır” diye bir isim zikredemiyordu. Bu arada aday adayı olarak pek çok isim dolaşıyordu ortalıkta. Bunların önde gelenleri; İsmet İnönü, Tekin Arıburun, Fahri Özdilek, Nihat Erim, Sabit Osman Avcı, İrfan Tansel ve Faruk Gürler’di. Bazı listelerde ismi geçen Fahri Korutürk üzerinde ise kimse durmuyordu önceleri. FARUK GÜRLER OLAYI 12 Mart’çı komutanlardan Genelkurmay Başkanı Faruk Gürler’in adı cumhurbaşkanlığı için yoğun biçimde telaffuz edilmeye başlanmıştı. Turgut Sunalp ve Eşref Akıncı gibi komutanların yanısıra, Kara Kuvvetleri Komutanı Semih Sancar da Gürler’in adaylığı ve seçilmesi için çalışmalarda bulunuyordu. Ancak, siyasi dengeler değişmiş, TBMM içinde yer alan partilerin görüş ve davranışları ile beklentileri farklılaşmıştı. Buna rağmen, CHP’den istifa ederek bağımsız kalan Sivas Milletvekili Mustafa Kemal Palaoğlu ve Kontenjan Senatörü Milli Eğitim Bakanı Sabahattin Özbek, Orgeneral Gürler’i cumhurbaşkanlığına aday gösterdi. Bunun öncesinde ise, Gürler, Genelkurmay Başkanlığından istifa etmiş ve 7 Mart 1973’te yemin ederek Kontenjan Senatörü olmuştu. TRT ve bazı gazetelerin Gürler’ci yayınları seçilmek için yetmiyordu. Orgeneralin, ilk iki oylamada 423, sonrakilerde ise 318 olması gerekiyordu. Meclis’in içi ve dışı askeri birlikler tarafından abluka altındaydı. Ancak buna rağmen olmadı, Tekin Arıburun ve Ferruh Bozbeyli ile giriştiği yarışta en fazla 200 oy alabilen Gürler, 4. tur sonunda adaylıktan çekildi. YENİDEN SUNAY MI? Bu durum AP lideri Süleyman Demirel’in 12 Martçılarla hesaplaşması olarak değerlendirilirken; 1973’ün Ocak ve Mart ayında Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay’ın görev süresinin uzatılması gündeme geldi, iki defa. “Evet” demeyeceği bir adayın seçilmesi neredeyse imkansız olan Demirel, anayasa değişikliği gerektiren bu formüle de karşı çıkınca konu kapandı. Çözüm için ortaya atılan; Naim Talu, Sabahattin Özbek ve Muhittin Taylan gibi isimler de sonuç vermeyince; işin başında, dönemin etkili yayın organlarından Günaydın Gazetesi ve Yankı Dergisi’nde yayınlanan listelerde adı geçen emekli oramiral Fahri Korutürk’ün adaylığı geldi gündeme. AP’liler tarafından Ankara’ya davet edilen ve aday gösterilen Fahri S. Korutürk, önceleri karşı çıkan CHP’den de destek görünce; pek çok entrikanın döndüğü bir yarışın daha sonuna gelindi. 557 milletvekilinin katıldığı seçimde, 15. tur sonunda 365 oy alan Korutürk, 6 Nisan 1973’te Türkiye’nin 6. Cumhurbaşkanı oldu. 12 EYLÜL VE KENAN EVREN Türkiye’nin 7. Cumhurbaşkanı olan Kenan Evren, bu makama en “rahat” gelen ve bu makamda en “rahat” oturan isimdi. Ancak, Evren’i cumhurbaşkanlığına taşıyan süreçte, Türkiye Cumhuriyeti en sıkıntılı ve bunalımlı yıllarını yaşıyordu. Ülke kan gölüne dönmüş, fiilen bir iç savaş başlamış, bazı şehirlerde toplu katliamlar yapılıyordu. Büyük şehirler sokak sokak parsellenmiş, güvenlik güçlerinin bile giremediği “kurtarılmış bölgeler” ilan edilmişti. Daha da kötüsü, böylesine bir felaket yaşayan Türkiye, cumhurbaşkanını seçemiyordu. Siyasi partiler kendi hesapları peşinde koşuyor, birbirlerini altetmek için ülkenin kaderi ile oynuyorlardı. Seçimin yapılacağı 22 Mart yaklaşırken; aday adayları arasında Genelkurmay Başkanı Kenan Evren’in de adı geçiyordu. Listelerde yer alan; İhsan Sabri Çağlayangil, Cahit Karakaş, Sadi Irmak, Hilmi Fırat, Faik Türün, Zeyyat Baykara, Muhittin Taylan, Muhsin Batur, Metin Toker gibi isimlerin hiç biri partilerden yeterli desteği alamıyordu. Nafile turlar uzadıkça uzuyordu. Bu arada, CHP adayı 12 Mart’çı Muhsin Batur Cumhurbaşkanlığı için gerekli olan 318 oya MSP’nin de desteği ile çok yaklaştı. Ancak, AP lideri Süleyman Demirel, MSP’nin oylarını böleceğini adı gibi bildiği Faik Türün’ü aday gösterince, Batur da yarışta safdışı kaldı. Bu arada, fabrikalar işgal edilip yakılıyor, okullarda eğitim yapılamıyor, Çorum ve Kahramanmaraş gibi illerde vatandaşlar arasında toplu katliamlara varan çatışmalar yaşanıyordu. Ne gam! TBMM’deki siyasiler; komutanların 27 Aralık 1979’da Milli Güvenlik Kurulu Başkanı sıfatıyla Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk’e verdiği “uyarı mektubu” ve Genelkurmay Başkanı Kenan Evren’in 1980 yılbaşı konuşmasında dile getirdiği müdahale imalarına rağmen, gerekeni yapmıyordu. 6 ay geçmesine rağmen cumhurbaşkanı seçilememişti. Ve beklenen oldu; 12 Eylül 1980 sabahı saat 04.00’te harekete geçen Silahlı Kuvvetler, yönetime el koydu. Artık güç Genelkurmay Başkanı Kenan Evren ve kuvvet komutanlarının elindeydi. Hazırlanan yeni anayasa halkoyuna sunulurken, bu oylama aynı zamanda Kenan Evren’i de cumhurbaşkanlığına taşıyordu. Siyasilerin 6 ayda yapamadığını ordu bir günde yapmıştı. DEVAM EDECEK
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT