BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yokluk ve felaket yurdu: Dünya!..

Yokluk ve felaket yurdu: Dünya!..

insanoğlu, dünyada fakir ve rezil olmaktan korkuyor da âhirette fakir, rezil ve rüsvay olmaktan korkmuyor. Halbuki kulun o gün, âhiretlik iyi amellerden fakir düşmesi, daha fazla utanç verici bir şeydir. O halde tutumumuzun çirkinliği meydandadır. Bu durumu İslam büyükleri çok güzel sözlerle ifade etmişlerdir:



insanoğlu, dünyada fakir ve rezil olmaktan korkuyor da âhirette fakir, rezil ve rüsvay olmaktan korkmuyor. Halbuki kulun o gün, âhiretlik iyi amellerden fakir düşmesi, daha fazla utanç verici bir şeydir. O halde tutumumuzun çirkinliği meydandadır. Bu durumu İslam büyükleri çok güzel sözlerle ifade etmişlerdir: Dünya geçimini, yeme ve içmeyi gaye edinmek, nice gafillerin kalbini her çeşit hayırdan alıkoymuştur. Yahya bin Muaz buyurdu ki: “Kulun, sağlığında kendi eliyle bir lira sadaka vermesi, öldükten sonra kendisi namına başkaları tarafından bin lira sadaka verilmesinden daha hayırlıdır.” Vehb bin Münebbih buyurdu ki: “Biz âdemoğulları aslında Cennetten gelme bir nesiliz. Şeytan bizi aldattı da Cennetten şu yokluk ve felâket yurdu olan dünyaya çıkardı. Akıllı olan, ayrıldığı vatanına dönmedikçe sevinip kanmaz... Kim dünyaya malik olursa yorgun düşer, kim dünyayı severse ona kul olur, dünyanın azı yeter, çoğu da zengin yapmaz.” Hasan-ı Basrî buyurdu ki: “Kim dünya hakkında sana karşı övünmek isterse, hemen dünyayı onun boynuna vur gitsin.” Allahü teala Davut aleyhisselama buyurdu ki: “Yâ Dâvûd, İsrâiloğullarına de ki: Bu, nasıl iş? Hem dünyanın fâni olduğunu bilirsiniz, hem de âzâlarınızı dünyalık toplamak için seferber edersiniz?” Hazreti İsa buyurdu ki: “Dünyayı kendinize efendi edinmeyin ki, o da sizi kendisine köle etmesin. Servetinizi kaybolmayacak yerde toplayın. Zîra dünya hazinelerine sahip olanların muhtelif âfet ve felâketlerle karşılaşmalarından korkulur. Ama Allah’ın hazinelerine sahip olanlar için böyle bir korku bahis mevzuu değildir.” Peygamber efendimiz, “Önünüzde çok zor ve güç bir yokuş var. Ancak yükü hafif olanlar onu aşabilecektir” buyurunca, bu sırada adamın biri; “Yâ Resûlâllah, ben, yükü hafif olanlardan mı, yoksa ağır olanlardan mıyım?” diye sordu. Peygamberimiz, “Yanında günlük yiyeceğin var mı?” dedi. Adam: “Evet yâ Resûlâllah, yarınki yiyeceğim de var” cevabını verince, Peygamber efendimiz; “Eğer, yarından sonrasının azığını da yanında saklamış olsaydın, yükü ağır olanlardan sayılırdın” buyurdu. > Tel: 0 212 - 454 38 21 www.mehmetoruc.com e-mail: mehmet.oruc@tg.com.tr
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT