BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > FP ve DYP’nin önü açıldı

FP ve DYP’nin önü açıldı

Muhalefetin, Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesine ilişkin Anayasa değişikliği teklifi, TBMM Anayasa Komisyonu’nda reddedildi ve FP ile DYP’nin önü açıldı.



Muhalefetin Cumhurbaşkanı’nın halk tarafından seçilmesine ilişkin Anayasa değişikliği teklifi dün TBMM Anayasa Komisyonu’nda 9’a karşı 13 oyla reddedildi. Bu şekilde Fazilet ve Doğru Yol Partileri’nin önü açılmış oldu. Bu iki parti artık daha önceki taahhütleri gereği 5 artı 5’e destek olacaklar. Aslında hem FP, hem de DYP bu tekliflerinin komisyonda reddedileceğini biliyordu. Peki niye mi ısrar ettiler? Seçimde kullanmak için. Gerek Fazilet, gerekse de DYP; iktidar partilerini seçim sürecinde Cumhurbaşkanlığı olayında takındıkları tavır sebebiyle halka şikayet edecekler. Bu iki parti bu şekilde hem kendi içinde tutarlılığını ispatlayacak, hem de halktan ve onun tercihlerinden korkmadığını güya tescillemiş olacak. UZLAŞMA KOMİSYONU Gelelim bugün toplanacak olan Uzlaşma Komisyonu’nda yapılacak olan çalışmaya? MHP lideri Devlet Bahçeli’yle bu konuyu konuştuk. Bahçeli komisyonun her partiden eşit milletvekili alan yapısını hatırlattıktan sonra, anlaşma halinde paketin genişleyebileceğini söylüyor. Bu şekilde kamuoyunda uzun bir süredir talep edilen kimi değişiklikler de bu vesile ile değiştirilebilirmiş. MHP lideri Bahçeli’ye pakete eklenmesi muhtemel olan ya da değişikliği hedeflenen maddeleri soruyoruz. Devlet Bey bu sorumuza suskun kalıyor ve kendilerinin herhangi bir angajmana girmediklerini, dahası; özel bir ısrarlarının da sözkonusu olmadığını ifade ediyor. Bahçeli’nin söylediği Anayasa değişiklikleri için Parlamentoda iklim ve imkanın oluştuğu, dolayısı ile de partilerin bunu değerlendirebilecekleridir. Gelelim Uzlaşma komisyonunun gündeminde olan değişikliklere. Öncelikli gündem Meclis soruşturması ile ilgili olan 100. madde. Ardından Cumhurbaşkanı’nın görev ve yetkilerini düzenleyen 104. madde. Cumhurbaşkanı’nın sorumluluk ve sorumsuzluk hali ile ilgili 105. madde de yine görüşülecekler listesinde. Keza 12 Eylül yöneticilerinin dokunulmazlığını düzenleyen geçici 15. madde de masaya getirilecek. NE GETİRİR? Gelelim bu değişikliklerin ne getirip götüreceğine? 100. maddenin değişmesi yani Meclis soruşturmasına yeni bir biçim verilmesi bize göre de zaruridir. Bilindiği gibi bu müessese politize olmaya fevkalade müsaittir. Çoğunluğu sağlayan, azınlıkta olana, sayısal üstünlüğünü kullanarak soruşturma açıyor. Amaç bu şekilde muhalefeti yani siyasi rakibi zora sokmak. Bize göre pratik anlamda hukukla da bağdaşmayan bu değişiklikle politikacılar siyasi tercih kıskacından çıkacaktır. Çıkınca da kimi icraatlara daha rahat imza atılacaktır. 104 ve 105. maddelerin revizyonu ise bize göre gereksiz ve hatta olumsuz sonuçlar getirecektir. Cumhurbaşkanı’nın yetkilerinin kısıtlanması ve ona sorumluluklar getirilmesi yanlıştır. Cumhurbaşkanı’nın yetkileri zaten sınırlı ve de semboliktir. Devletin en üst makamında yetki donanımı ülkenin ikbali için aslında kaçınılmazdır. Bize göre yetkilerin azaltılması bir yana Cumhurbaşkanı’na gerektiğinde krizi önlemek için Parlamento’yu fesih yetkisi bile verilmelidir. Uzlaşma komisyonu bu maddede kaş yapayım derken göz çıkarmamalıdır. Aynı şekilde geçici 15. madde ve geçmişle uğraşmak da bugünün şartları bakımından faydadan ziyade zarar getirecektir. Eğer bu madde değişirse kamuoyu lüzumsuz tartışmalara şahit olacaktır. Kuşkusuz bütün bunlar ideal demokraside olması gerekenlerdir, ancak demokrasi iklimlere göre biçim alır ya da almalıdır. Her ülkenin kendine özgü hassasiyetleri ve şartları vardır. Bu bakımdan meseleye daha fazla demokrasi yorumunu getirmek inandırıcı olmaz. Sonuç: 100. maddeye evet, diğerlerine kesinlikle hayır...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT